iki odaklı politikalar

Bu köşeden, hem yazdım, hem de televizyon ekranlarından dile getirdim. Güney, zamana oynuyor diye.
Yalçın CEMAL
yalcincemal@hotmail.com


İnananlar, oldu.
İnanmayanlar, oldu.
Laf söyleyenler, oldu.
Toprağı, görüşmeye gidiliyor.
Son başlık ve Garantiler kaldı, diye.
Diğer başlıklarda, bazı ihtilaflar olsa bile” giderilir “ gözü ile bakılmakta.
Nasıl, bakılırsa bakılsın.
Zamana oynamaya, devam.
Birleşmiş Milletler teşkilatının, iyi niyet misyonu çerçevesinde görüşülen, Kıbrıs müzakerelerinde, iyi niyeti, ara ki bulasın.
Bulamazsınız.
Çünkü, müzakerecilerin, bir tarafında, iyi niyet yok.
Adamların, üs vermedikleri, sadece uçan kuşlar.
Aklıma 1960‘lar geldi.
1960‘lara gelince, tabii Makarios’un hakkını da, vermek gerek.
Kıbrıs Müzakerelerini, yapar görünür , Bağlantısızlara açılır.
SSCB‘ne açılır.
Orta Doğu’da, SSCB‘ne sığınacak liman, verme tehditleri.
Batılılara karşı, şantajlar.
Bu politikalarla, 1973‘e kadar, kendini getirebildi.
Sonrası, malum.
İçinde bulunduğumuz ortama, baktığımızda. Güney, aynen, 1960‘larda Makarios’un uyguladığı, politikaların aynisini, uyguluyor.
Daha doğrusu, o politikaları devam ettiriyor.
Güney’in Dışişleri Bakanı Kasulides, kendisini, Rusya Dışişleri Bakanının, yerine koyarak, konuşuyor.
Lovrof’a, demeçler verdirerek.
“Kıbrıs’ta, her hangi bir tarafın, kabul edemeyeceği, yapay takvimlerin, konulmasına, son vermek için, ısrar ediyoruz” açıklamasında bulunuyor.
Tabii, dikkat edilirse “taraflar “ denilmekte.
Aslında, bu da bir politik sözcük.
Takvimlere karşı olan, Rum tarafı.
Rusya Federasyonu da, buna bir nevi alet olmuyor mu ?
Lavrov’a, bu açıklamayı yaptıran Rum tarafının, esas niyetinin, ortaya, sarih bir şekilde çıkması bakımından da, tüm dünyaya güzel bir mesaj vermesi bakımından da, önemli olsa gerek.
Batının ve Türkiye’nin, 2016 yılının, sonuna kadar biçtikleri, Kıbrıs Müzakere sürecinin tarihine. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi‘nin daimi üyesi Rusya’dan , takoz geliyor.
2016 ‘nın görüşme süreci açısından, Rusya’nın bu açıklaması ile, son bulmayacağı konusunda, akıllarda, soru işaretlerinin doğmasına neden olmuştur.
Türkiye’nin, BM Daimi Temsilciliğine atanan, Sn. Sinirlioğlu’nun
ABD‘ye giderken, verdiği demeçte.
Kıbrıs Müzakerelerinin, 2016 sonu, sona ereceğine dair yaptığı açıklama, daha hafızalarda durmaktadır.
Güney’in, hamiliğine soyunan Rusya’nın, bu açıklaması . Müzakerelerin, Güney tarafından, ileriki yıllara taşınacağının, habercisi durumundadır.
2018‘de, Güney’de, Başkanlık seçimleri var.
Anastasiadis, yeniden aday.
Kıbrıs sorunu, kendi iç tribünlerinde, ağırlıklı bir sermaye ve malzeme.
Siz olsanız, bundan, yararlanmaz mıydınız ?
Zaten, Güney’de, ekonomi eskisi gibi değil.
Odak noktası olmaktan, çıkmış.
Eski cazibesi, kalmamış.
Malzeme, sadece, Anastasiadis’e değil.
Tüm, Rum siyasi partilerine de, uygun.
Türk düşmanlığı yaparak, oy almaya çalışacaklar.
Batı’nın, Güney’in Rusya yakınlaşması ve batı politikalarına karşı
çıkması durumunda, Güney’in, bakış açısı ne olacaktır ?

Bu haber 151 defa okunmuştur

:

:

:

: