Görkemli bir anma töreni

Biz, Kıbrıs Türklerini, yıllarca gettolarda yaşamaya mahkum edenlerin, ellerinden kurtararak, özgürlüğe, bağımsızlığa kavuşmasına, ardından da, egemen bir Devlet kurarak, Devlet statüsüne gelmesini sağlayan, Kıbrıs Türklerinin, yaşamı boyunca hamiliğini üstlenmiş, Rahmetli Bülent Ecevit’in, aramızdan ayrılışının onuncu yıl dönümü.


Yalçın CEMAL
yalcincemal@hotmail.com



Hatırlanacağı üzere, rahmetli Ecevit’i 5 Kasım 2006‘da kaybetmiştik.
Her yıl, heykelinin önünde yapılmakta olan törenin, bu yıl daha da görkemlisinin yapılması, müzakerelerin yapıldığı bu aşamada, müzakerelere, bambaşka bir anlam verecektir.
Ecevit’in, heykelinin önünde yapılan törene ek olarak, kapalı mekanlarda, yapılacak olan tören ve bu törende verilecek mesajlar, Kıbrıs Türklerini, cendereye sokmaya çalışan, beş aktöre de, bir
tokat niteliğinde olacağından, görüşme heyetindeki arkadaşlara da, bir destek niteliğine, dönüşecektir.
Bu günden itibaren, zaten iki gün kaldı.
Hazırlıklar, jet hızı ile yapılmalı, tören hazırlıklarına başlanmalı.
Bu tören, beş aktöre karşı , bir nevi diş gösterme eylemine
de, dönüştürülebilir.
Her yıl yapılmakta olan, gerek 5 Kasım gerekse de, 20 Temmuz törenleri için, daimi olarak, bu işleri yapabilecek, sürekli bir komitenin olması da, gerekmektedir.
Bu, bir veya birden çok sivil toplum örgütlerinin katılımı ile, oluşturulabilir.
Ecevit’e, ne yapılsa az bile.
Rahmetli Ecevit’le, 34 yıllık, hem güzel, hem de, acılı günlerimiz oldu.
Acılı günler, 12 Eylül 1980 darbesi ile başlar.
Yasaklı ve hapislik dönemleri.
Güzel günler, Başbakanlık ve Hükümeti kurduğu günler.
Bir de, yasaklı olduğu yıllarda, kişisel olarak ayarladığım Gazeteciler Cemiyeti’nin daveti ile, KKTC‘ne yapmış olduğu ziyaretti.
Kıbrıs Türk halkı ile, iç içe yapmış olduğu temaslar, halk ile yaptığı
sohbetler.
Ecevit’in, KKTC’ne ve Kıbrıs Türklerine, bakış açısı bambaşka idi.
Bilindiği gibi, Ecevitlerin, evlatları yoktu.
Fakat O, Kıbrıs ve Kıbrıs Türkleri söz konusu olunca ” benim, ikiz evlatlarım var. Biri Türkiye halkı, diğeri de Kıbrıs Türk Halkı “ derdi.
Başbakan iken, Ankara’ya yaptığım bir ziyaretimde, Başbakanlığa uğramıştım.
Genelde, sürpriz ziyaretler yapardım.
Yani, önceden haber vermezdim.
Yoğun olmasına rağmen, beni hemen makam odasına aldı.
Bu, her gidişimde yaptığı bir muamele idi.
Her gidişimde, ada ile ilgili sorular sorar, bilgi edinmeye çalışırdı.
Türkiye’de, yeni bir yıla girilmek üzere idi.
Yeni Bütçe Yasa Tasarısı, hazırlanmaktaydı.
Koskoca, Bütçe Yasa Tasarısı çalışması, masasının üzerinde duruyordu.
Yoğun bir zamanında, geldiğimi ima ettim.
“ Hayır “ dedi.
“ Gelişiniz iyi oldu. Yeni bütçeyi yapıyoruz, tasarıyı inceliyorum. KKTC‘ne yapılacak olan yardımları, bütçeden, ne kadar KKTC‘nin yararlanabileceğini, inceliyorum.”
Benden, Kooperatiflerle ilgili bilgi aldı.
Kıbrıs’a gelince de, bir adet Kooperatifler Yasa’sını temin ederek, bilahare gittiğimde, kendisine vermiştim.
Ecevit’in, Kıbrıs Türk Halkı açısından, değeri ölçülemeyecek kadar
büyüktür.
Bu büyüklüğe yaraşır törenleri, Ecevit hak etmiyor mu ?

Bu haber 187 defa okunmuştur

:

:

:

: