CTP'de Doç.Dr.Tufan Erhürman dönemi..

Doç.Dr.Tufan Erhürman titizlikle hazırlandığı belli olan manifestosunu büyük bir dikkatle ve 2 kez okuyarak anlamaya çalıştım.

Derviş DOĞAN

Toplumsal sıkıntıların çok iyi tespit edildiği manifestoda bu sıkıntıların nasıl aşılabileceğine dair planlar ve programlar da var.
Son derece iyi hazırlanmış ve kapsamlı bir manifesto ortaya çıkartmış Tufan Hocam.
CTP yeni dönemin ipuçlarına dair önemli satırlar içeriyor bu manifesto.
Tabi ki uygulanabilirliği de aynı hassasiyette önemli.
Tufan Erhürman'ı Doğu Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakultesinde Öğretim Üyesi olduğu yıllarda toplumsal nitelik taşıyan hukuk alanında ki çalışmaları ile tanımıştım.
CTP'de siyaset yapmaya karar verdiği gün de, ki yakın dostlarım çok iyi biliecekler, bunu CTP için bir şans olarak addetmiştim.
Nitekim de öyleydi ve öyle oldu.
Başta Mehmet Ali Talat olmak üzere bazı CTP'li elitler de bunun farkına olacaklar ki, Tufan Erhurman'ın CTP içerisinde farklı değerlendirerek ayrı bir yere koydular ve o günün gelmesini bekledir.
Peki o gün ne idi?
Tabi ki değişen koşullar.
CTP öngörüler üzerine rota belirleyebilen ender siyasi yapılardan bir tanesidir.
Yani kendini çağa uyarlayabilen bir özelliği var.
Zira tabanından tavanına kadar ilmi önüne koyabilen bir siyasi partidir.
Bütün bunlar iyice değerlendirildi.
Kudret Özersay'ın aktif siyasete girmesi ile birlikte yeni bir zemin kazanan Kıbrıs Türk Siyaseti içerisindeki rekabete uyum sağlayabilecek kadrolara sahip CTP'de bunu Erhürman seçeneği ile en iyi şekilde kullandı.
Ve o gün geldiğinde de Tufan Erhürman'ın önünü açarak CTP'nin en tepesine onu çıkarttılar.
Bana göre doğru olan da buydu ve CTP kurmayları bu doğru üzerinden hareket ettiler.
Şimdi Tufan Erhürman ile CTP yeni bir döneme başlıyor.
Bu dönem öyle anlaşılıyor ki her bir CTP'linin kendini sınama ve öze dönüş süreci olacak.
Tufan Hoca parti içerisinde ki bireysel çekişmelere fırsat vermeyeceğini çok açık bir dille ifade ediyor.
Ve gerekirse son çare olarak tasviye yolunu da gösteriyor.
Ki işlerin bu noktaya varacağını ben düşünmüyorum.
Malumunuz olduğu üzere CTP bu iç çekişmelerle ve bu çekişmelere taraf olan CTP'liler ile hem toplumun beklentilerini sekteye uğrattı, hem de anlamsız zıtlaşmalarla boş yere zaman tüketerek partinin kurumsal yapısının hiç olmadığı kadar yıpratılmasına vesile oldu.
Oysa CTP gibi Kıbrıs Türk Siyasi Tarihinde önemli misyon üstlenen bir siyasi yapının öncelikleri arasında en önemli yeri tutması gereken toplumsal kaygılarımızdı.
Ama bu ısrarla görmezden gelindi.
Neyse ki bir dönem artık geride kaldı.
Ve öyle anlaşılıyor ki CTP Tufan Erhürman tercihi ile bir mutabakatı öne çıkardı.
Bu mutabakatın gereği de aslında CTP'nin gereksiz ve kişiselleştirilen iç çekişmelerinden arınması olarak ortaya çıkabilir.
Ki gidişat onu gösteriyor.
Zira parti meclisinin seçilmişleri ve seçilememişleri de bunun teyitini yapar nitelikte.
CTP'lileri birleştiren isim olarak Tufan Erhürman ismi üzerinde sağlanan uzlaşı buna işaret ediyor.
Elbette Tufan Erhürman'ın işi kolay değil.
Kendisinden beklenenler olduğu da açık.
Ekibi ile birlikte İzleyeceği siyasetin niteliği bakımından geniş bir tabana hitap etmesi de bu noktada büyük öneme haiz.
Malum ki Tufan Hocanın nitelikleri de ortada.
Şimdi iş ona gerçekten destek olabilecek yoldaşlarına kalıyor.
Zira Tufan Hoca toplumsal desteği siyasete girmeye karar verdiği gün almıştı.




Bu haber 179 defa okunmuştur

:

:

:

: