“Kriz” sahipsiz kaldı

Ortaokula giden bir oğlum var. Dün okul çıkışı almaya gittim, malum ortada tam bir belirsizlik var.
Ortaokula giden bir oğlum var.

Dün okul çıkışı almaya gittim, malum ortada tam bir belirsizlik var.
Okulun kapısında bir kalabalık, öğrenciler, öğretmenler okul kapısının iç tarafında.
Öğrenci velileri, anne, babalar okul kapısının dış tarafında, görüş günü gibi, herkes birbirine el sallıyor.

Bazı öğrenciler, öğretmenler saat 8’de geliyor, bazıları saat 8.30’da.
Sendikalı öğretmenler görev başı yapıyor, sendikalı olmayan öğretmenler daha sonra derse giriyor, ders saatleri çakışıyor.

Kimi normal saatte dersleri bitiriyor, kimi 13.40’a kadar ders yapıyor.
Taşımacı şirketleri, Bakanlıkla imzaladıkları sözleşmeye göre hareket etmek zorunda.
Kimi eski saat düzenlemesine göre çocukları alıyor, kimi öğrenci sayısına göre her gün ayrı bir tarife uyguluyor.
Hepsi toplanınca elbette tam bir kaos yaşanıyor.
Sadece bunları düşününce bile bu ülkede karmaşa ve kriz olduğunu görüyoruz.
Öğrencilerin, öğretmenlerin, ailelerin, diğer tarafların suçu ne?
Aklıselimlik gerek bu ülkeye, önyargısız uzlaşı, diyalog ve huzur.
Kimse bunların kişisel çıkar, günlük kurtuluş ve nemelazımcılıkla çözüleceğini beklemesin.

Sendikal platform, hükümete bugün mesai bitimine kadar süre verdi.
Ne için, ulaştırma, Çalışma ve Eğitim Bakanlarının görevden alınması ve kış saati uygulamasına geçilmesi için.

Ulaştırma Bakanının, ulaştırma adına yollar ve seyrüsefer güvenliğini sağlamadığı, Eğitim Bakanını çocukları taşıyan şirketleri denetlemediği, Çalışma Bakanını işyeri ve çalışanlarını denetlemediği için görevden alınmasını istiyor.

Bunların hepsi doğru, peki, görevden alma veya istifa olur mu?

Tabi ki olmaz, olmayacak, zaten Başbakan Özgürgün açıkladı.

Kış mesaisine geçiş de söz konusu değil.

Son birkaç gündür, yetkililer tarafından bunlarla ilgili açıklamalar yapılıyor.

Sonuç krize devam.

Esas meselemiz, artık içinden çıkılmaz noktaya gelen trafik çıkmazı, bunun için ne yapıldı ve bundan sonra ne yapılacak?

Bunu konuşan yok, üzgünüm daha öncekiler gibi ve yenisi yaşanana kadar bu konu ertelendi.

Şuan önümüzde çok taraflı bir kriz var.

En başta trafik olmak üzere büyüyen durdurulamayan bir sorun, denetlenmeyen, yollar, yolları kullananlar, iş araçları, düzensiz, kuralsız sürücüler.

İşi basitleştiren, bölücülük yapan, sorumluluk almayan, her şey yolundaymış gibi gündemi değiştiren bir siyasi erk.

Özellikle okullarda saat düzeninin olmamasıyla yaşanan kaosta taraf olan sendikalar.
Evet, çok taraflı bir kriz yaşıyoruz, en kötüsü bu krizi yönetme, çözme yetki ve kabiliyeti ya da niyeti olmayan taraflarla karşı karşıyayız.
Hükümet sadece bir kesimin hükümeti değil, tek görevi maaş ödemek de değil.
Daha sorumlu ve kucaklayıcı bir şekilde davranmalı, sorun sadece saat konusu değil.
Başbakan Özgürgün;

“Türkiye ile neden saat farklılaşmasına gidelim ki? Niye Avrupa Birliği ya da Başpapaz’ın saatine uyalım? Böyle bir şey olamaz.”

Saat konusu siyasi bir konu değil ki?

Bunu sadece AB veya güney mi kullanıyor, neden Başpapaz vurgulaması var?
Saat konusunu eleştirenler Rumcu ve Türkiye karşıtı mı, anlatılmak istenen bu mu?
Bu nasıl devlet yönetmek, ne talihsiz bir açıklama?

Saat uygulaması Türkiye’de de tartışılıyor;

“Saatler yeniden geri alınsın” başlıklı imza kampanyasına destek verenlerin sayısı da 40 bin kişiye ulaştı.

Sabahları gözümüz görerek emniyet içinde işimize okulumuza gidelim, enerji tasarrufu sağlansın, elektronik eşyalar şaşmasın, ithalat ihracat zaman farkından düşmesin diye Bakanlar Kurulu kararıyla saatler yeniden geri alınsın.
CHP yaz saati uygulamasının devam etmesiyle ilgili Başbakan Binali Yıldırım’ın cevaplaması istemiyle soru önergesi verdi.”

Bu insanlar da mı papazcı?

Yapmayın Allah aşkına!

Sayın Başbakan, tüm kesimlerin birleştiği tek nokta kış saati uygulamasına
geçilmesi.

Bunun teknik engelleri uzmanlarca anlatılır konu kapanır, bununla siyaset yapmanın, eylemlerle siyaset yapanlardan farkı olmaz.

Kriz yönetme bir teknik, ayrı bir uzmanlıktır, duygusallıkla, siyasetle, ideolojik
görüşlerle bir yere varılmaz.
Maalesef krizler yönetilemediği için bu durumlardayız.

İşte bu davranış ve politika anlayışınadır isyan.

Bu haber 232 defa okunmuştur

:

:

:

: