İkinci Kurtuluş Savaşı

Anavatan Türkiye, cumartesi gecesi Beşiktaş Bursa maçının hemen ardından yine hainlerin saldırısına uğradı.
Haberi duyduğum ilk anda yüreğime ateş düştü. İlk dakikalarda yapılan açıklamaların aksine kayıp sayısının çok daha fazla olmasından korktum. Türkiye’de meslektaşlarımla yaptığım konuşmalar yüreğimdeki yangını daha da artırdı. Adım adım bildiğim Beşiktaş kana bulanmıştı. Korktuğum oldu. Acı bilanço sabaha karşı ortaya çıktı. 38 eve ateş düştü. 155 yaralı vardı. Allah şehitlerimize rahmet, yaralılarımıza acil şifa eylesin.
Hem ekonomik hem de siyasi olarak büyük bir mücadele içinde olan anavatan, yine karanlık güçlerin saldırısına uğradı. Zamanlama yine özel olarak seçilmiş gibiydi. Anavatan o gün Ankara’da Meclis’e sunulan yeni anayasayla birlikte ayağındaki prangalardan kurtulmaya hazırlanırken, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni bir dönemin başladığını müjdeliyordu. Ama karanlık güçler yine harekete geçti. Maşa hep farkıydı. Kimi zaman PKK, kimi zaman DEAŞ, kimi zaman da FETÖ… Ama amaç hep aynıydı.
Anavatanımız ne zaman bir atak yapsa, ne zaman birlik olsa hep birlikte el ele saldırıya geçiyorlar. Ne yazık ki uygar dünya, “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diyerek anavatanı, terörle mücadelesinde yalnız bırakıyor. Nitekim olayın hemen ardından batıdan gelen açıklamalara baktığımda yine teröre “terör”, katile “katil” denmediğine, kahrolarak şahit olduk.
Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, olayın hemen ardından yaptığı açıklamada batının bu ikiyüzlü tavrına isyan etti. “Biz yasımızı hakiki dostlarımızla tutacağız” dedi.
Meslektaşlarını şehit veren İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan dünkü cenaze törenlerinde katillere “Siz kimin köpeğisiniz” diye feryat ediyordu. Aslında bu sorun cevabı da belliydi. Bu hainlerin arkasında, anavatanın hem ekonomik, hem de siyasi olarak bölgede etkin bir güç olmasını istemeyenlerin olduğu aşikardı.
Türkiye şu anda Güneydoğusunda PKK, Suriye ve Irak sınırında DEAŞ, tüm dünyada da FETÖ ile amansız bir mücadeleye girdi. Sadece Türkiye’nin değil tüm Müslüman dünyanın umudu olan Erdoğan, dünkü saldırının ardında da anavatanda çöken moralleri düzeltmek için halka çağrı yaptı. Evet şehitler, yaralılar vardı. Yüreğimiz yandı. Ama Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki Kurtuluş Savaşı’nda da şehitlerimiz, gazilerimiz olmuştu. “Meydanı kahpelere bırakacak kadar alçalmadık” diyen Erdoğan, 1919’dan 97 yıl sonra yapılan ikinci Kurtuluş Savaşı’nda halkının önünde mücadele edeceğini dosta düşmana ilan etti.
Bizler de bu kutlu mücadelede elbette anavatanın yanında yer almaktan onur duyacağız…
.
Bu haber 303 defa okunmuştur

:

:

:

: