Dışarıda şer güçler içeride yerli işbirlikçiler

Geçen gün bu yazıyı yazarken, İstanbul’daki şehit sayısı 38 ‘ e yükselmişti.

YALÇIN CEMAL
yalcincemal@hotmail.com


İstanbul’da meydana gelen saldırı karşısında, çoğu çevreler bu olayı, bir terör olayı gibi algılayıp değerlendiriyorlar.
Halbuki bu yanlış bir algı.
Bu ve benzeri olaylar, TC ‘ Devletine ve bu devleti kuran yüce Türk Halkına karşı yapılmakta olan alenen bir saldırı, bir savaştır.
Türk Halkı, İkinci var oluş savaşını vermekte.
Artık savaşlar, ille de ikinci Dünya Savaşındaki gibi topla tüfekle olmuyor.
Top tüfek ve asker, yine kullanılıyor.
Bunların yanına, teknoloji de eklendi.
Emperyal güçler, hiç bir zaman Lozan’ı içlerine sindiremediler.
Hele hele, TC ‘ ni hiç içlerine sindiremediler.
Sindirir gibi, göründüler.
Politikaları ise, hep TC ‘nin coğrafyasını parçalamak oldu.
Politikaları, hep bu merkezdedir.
Bunun için Türkiye, müttefik yapıldı.
NATO’ya, alındı, alınmadan Kore’de, bedel ödedi.
İttifak kuralları tüm müttefiklere uygulanırken. Türkiye, bundan 1964 ‘ te imtina edildi.
Ekonomisi, dar boğaza sokuldu.
Savunma sanayii, tamamen dumura uğratıldı.
Savunması ile birlikte, sanayisi dışa bağımlı hale getirildi.
Çeşitli vaatlerle, Türkiye’den toprak koparılarak, bir kürdistan masalı ile PKK denilen saldırgan örgüt. Suni bir şekilde oluşturularak, Türk Devletine saldırıldı.
Her yönü ile donanımı, Emperyal güçler tarafından temin edilen bu saldırgan örgütün. Türk Ulusunun, ülkesi ve devletine sahip çıkması ile umutları kesilince. Başka emperyal oyun sahnelendi ve asker kıyafeti giydirilen yerli işbirlikçiler, kaleyi içeriden fethetmeye çalıştılar.
Bu hareket de, Türk Ulusunun çelik sinesine çarptı ve etkisizleşti.
Emperyal güçler, yeni oyunlar sahnelemek için uzmanlaşmışlardır.
Kırda her alanda tüketilme ile karşı karşıya kalan işbirlikçi PKK’yı. Bu sefer de “şehirlerde gerilla savaşına “soktular.
Geçen gün İstanbul’da verilen şehitler, Emperyalistlerin oyununun şehitleridir.
İstanbul’un göbeğine kadar gelen bu patlayıcılarla donanımlı, bu satılmışlara. Bu donanım, nereden gelmektedir?
Kullanılan malzemenin, menşei belli.
Suriye’de Türk Ordusu ile savaşan PYD ‘nin, kullandığı silahların menşei ABD.
ABD ‘ zaten bunu, saklamıyor.
Açıkça da, ilan ediyor.
PYD, bizim Suriye’deki silahlı gücümüzdür diyen, ABD Dışişleri Bakanı Kery ‘ dir. Bir başkası değildir.
ABD ‘ de senatodan geçen PYD ‘ ye, yeni askeri donanım ve asker gönderilmesi için alınan karar. Beyaz Saraya gönderildi.
PYD ‘ ye yalnız ABD değil, başka batılı ülkeler de silah ve mühimmat veriyor.
PYD’ bilindiği gibi, PKK’yı destekleyen bir örgüt. Onun kopmaz bir parçası.
PYD ‘ ye giden bu mühimmatların PKK’nin eline ulaştırılması, hiç de zor olmasa gerek.
Türkiye yetkililerinin bu savaşımda eğilmeleri gereken şey. İstihbaratı temin edecek, sağlayacak, teknolojinin de katkıları ile elde edilecek bilgilerin olmasıdır.
Her türlü savaşı, zafere götürecek olan istihbarat bilgileridir.
Devleti yönetenler, buna eğilmelidir.
Emperyal güçler ve yerli işbirlikçilerinin faaliyetleri artık kırda olmayacak.
Kırdaki savaşımlarından umut kesmişlerdir.
Hedef, şehirlerdeki masum insanlardır.
Bakmayın siz, kınama sözlerine.
Onlar, perdenin önünde söylenenlerdir.
Perdenin gerisinde, 180 derecelik açı yaparlar.
Bu savaşımlarının yanında, şimdi de, eski bir yöntemi denemeye başladılar.
Yapamadıklarını, dövizle, Dolarla yapmaya çalışıyorlar.
Şimdiden, bu senaryoları da, sahnelenemeyeceğe benziyor.
Şer güçler, bununla da yetinmiyor.
Akdeniz’in doğusunda, yeni tuzaklar kurmaya çalışıyorlar.
Güney, Yunanistan ve İsrail üçlüsü, denizlerdeki hidrokarbon ve petrolün Avrupa’ya taşınmasını. Cenevre’de yapılacak 5 ‘li konferansta garantilere karşı, bir koz olarak kullanmaya çalışacaklarının sinyalleri gelmeye başladı.
Türkiye, dört bir yandan sarılmaya çalışılmakta.
Ulusal çıkarlara, sahip çıkılmaması için engellenme baskıları yapılmakta.
15 Temmuz 2016 akşamı Türk halkı, kimin dost kimin düşman olduğunu anlamış, rotasını ona göre çizmiştir.
Türk halkının Emperyallerle savaşımı, saldırılar devam ettiği müddetçe süreceğe benziyor.
1919 ‘ da bitmiş bir Türk Ulusu, O savaşı kazandıysa, bunu da hayda hayda kazanır.
Buna, hiç kimsenin kuşkusu olmasın.
Yeter ki.
Milli Birlik etrafında çöreklensin.
Şehitlere, Tanrıdan rahmet. Ailelerine ve Yüce Türk Ulusuna, baş sağlığı diliyorum.
Bu haber 288 defa okunmuştur

:

:

:

: