Post Mont Pelerin sendromu


Mustafa Ertanın

Zaman KIBRIS zamanı,
Kim hangi saati isterse kullansın!
Politika Kıbrıs Politikası!
İsteyen istediği siyasete inanırken,
Radikal, ılımlı, toplumcu, çıkarcı, hesap sorucu, geleceği inşa edici, dostluk, intikam,
Eski Çağ, YeniÇağ, Uzay çağı siyasetleri!
Hepsi için Kıbrıs Politikası!
Kimi geçmişi deşiyor, oluk oluk kan akıtıcı!
Kimi geleceği, güller, yaseminler ile çiziyor!
İki Mont Pelerin zirvesinden sonra Kıbrısta her iki taraf daPOST MONT PELERİN SENDROMU ile kıvrılıyor!
Güney; toprak, mülk ve garantiler konusunda bugüne kadar hiç konuşmadıkları kadar biribirleri ile fikir düellolarında!
1963-74 ü ilk defa dile getirip oldukça derinliğine sorguluyorlar!
Kıbrıs Türklerinin niye Garanti ve Güvenlikte, Türkiye’yi olmazsa olmaz gördüklerini anlamaya çalışıyorlar!
Hoş, Garanti ve Güvenlik ne kadar Kıbrıslıların, ne kadar 3 Garantör’ün hizmetinde olduğu da başka bir ciddi tartışma konusu olarak yüzeye çıkıyor!
Kuzey, tam anlamı ile bir ön arenaya dönmüş!
EVET Mİ, HAYIR MI?
Papatya falı gibi genel yaklaşım,
Falcılık gibi, müneccimlik gibi!
Takım tutar gibi, zar atar gibi!
50 yılı aşan siyasi ve seçim nutuklarında motif olarak kullanılan söylemler hala ön planda!
Mont Pelerin’den, Türk ve Rum tarafı biribirlerine daha az güvenle döndüler,
Karşı tarafdan ümitsizleşerek döndüler,
Suçlamasalar da karşı tarafa sitem ederek döndüler!
TAM BİR POST MONT PELERİN SENDROMU!
Halbu ki Mont Pelerin de su yüzüne çıkan ikilem onyıllardır tarafların dile getirmekten bile sakındıkları, ve bu kadar zamandır Kıbrıs sorununu kısır döngüye mahkum eden sorunlardır.
Bu yaklaşım göz ardı edilemez, bundan dolayı Mont Pelerin mahkum edilemez!
Ocak ayında olacak olanlar ve Kıbrıs’ın geleceği Mont Pelerin’de masaya iyice açılan kartlardan dolayı şekillenecek!
Siyasi nezaket, görgü, diplomasi, niyet, temenni, kahve, çay , rakı, uzo ve görüşmecilerin aşamadığı; yüzde 29 artı/eksi, 70 bin 90 bin, dönüşümlü başkanlık, adadaki Türk askeri Yunan askeri, 60 Garanti anlaşması, Avrupa Birliği ve Hukuğu!
Mont Pelerin bunların öyle veya böyle mutlaka biran once şekillenmesi ve tarafların eğer uzlaşacaklarsa bu konuları hasır altından çıkarıp, yüzleşmeleri ve lafı gevelemeden, başkalarına iğneyi batırmadan, çözmeleri gerektiğini dağ gibi gözler önüne serdi
Hiçbir zirvenin, hiçbir konferansın bu güne kadar bunları başaramamasına karşın , Mont Pelerin’in başarısı buna ulaşmasıdır.
Sendrom bu gerçekler ile yüzleşip bunu taşıyama madan mı bu kadar ağır!
Yoksa, Sendrom; tespit edilen, tanımlanan sorunların artık Kıbrıs Sorununu sonuca getireceği ve doğacak yeni ortamdaki doğal bilinmezliklere olan kişisel ve zümresel tepkilerden dolayı mı ağır?
BU BİLİNMEZLER, YA OCAK TA CENEVRE DE AŞILACAK, YA DA TARAFLARIN VE GARANTÖRLERİN TUTUMLARI YENİ BİLİNMEZLER OLARAK KIBRIS’I ÇALKANTILARA VE RİSKLERE TERK EDECEK!
Bu haber 266 defa okunmuştur

:

:

:

: