Dünyayı yönetenler, yıllarca ıstırap çekenlerdir

Kaçmanın en kolay yolu, sorumluluk almamaktır.

Kaçmanın en kolay yolu, sorumluluk almamaktır.
Hep bir suçlu aramak, kendinden başka herkesi suçlu görmek, eleştirmek, sorumluluğu başkalarına yüklemek.
Bu düşüncelerim sırf siyasiler için değil.
Bu kadar başıboşluk, otoritesizlik varken, etrafa bakmak yeterli.
Kimler, hangileri, bizler faydalanmıyor muyuz bundan?
Ben değilse, sen, sen değilsen, bir diğeri bundan nemalanıyor.
Torpil, adam kayırmacılık, başkasından önce kendi menfaatimiz.
Var mı, benim bunlarla işim olmadı, olmaz diyen.
Sokağa, devlet olanaklarına bir bak, kimler, sen, ben değilse, bir başkaları bunları kullanıyor.
Yalaka de, yağcı de, sen, ben belki üzerimize almayız, fakat üzerine almaya bile yüzü olmayanlar var etrafında, yanı başımızda, bununla övünenleri mutlaka görürsün.
Vatan haini, Rumcu, Türkiye karşıtı, devleti istemeyen, bunlar sana, bana söylenmez belki, ama bir söyleyenlerin yaptıklarına bak.
Devletten vatandaşı, vatandaştan devleti nasıl soğutmuşlar, nasıl inanç bırakmamışlar ve bunları yıllarca nasıl da baş tacı yapmışsın.
Suçlu arama, suçlu sen, ben, biz, onlar, sokağa çık, şehirlere gir, mahalle aralarında dolaş suçluyu mutlaka bulursun.
Hak ediyor muyuz bunları diye düşün, utanma, çekinme, bu kadar utanmaz varken sıra, sana, bana, bize gelmez.
Hep bunlar, her şeyi yapanlar onlar, deme, diyemezsin, vicdanı, aklı, fikri, düşüncesi, iradesi olan sensin, benim, biziz.
Onlar nedir ki, onların gücü sensin, benim, bizleriz.
Ne istiyorsun artık karar ver ve bak;
“Bugün dünyanın süper güçlerini, bu demektir ki bütün dünyayı, 20 küsur milyonluk bir Yahudi kitlesi yönetmektedir. Neden ve nasıl?
Cevap açıktır;
Yahudi kavmi, yaklaşık dört bin yıldır ıstırap çekiyor. Geldiği yere işte bu ıstırapla geldi, ayaklarını uzatıp yatarak değil.”
Ne kadar gerçek değil mi ve tabi ki tesadüf değil.
Yani, acının, sıkıntının, mücadelenin bitmek bilmeyen belirsizliğin de yarattığı bir güç var.
Bu gücü, başkalarının rahat yaşaması için, alın terinin çalınması, adaletsizliğin düzen olması, sorumsuzluğun, iş bilmezliğin sıradanlaşması için kullanmaya devam mı edeceksin?
Nasıl da söylemişti şair;
“Bunlar,
Engerekler ve çıyanlardır,
Bunlar,
Aşımıza, ekmeğimize
Göz koyanlardır,
Tanı bunları,
Tanı da büyü…”
Satmaya devam mı edeceksin acını, acınla kaybettiklerini, acıyı bal eğleyenleri, senin, benim, bizim için yarınlarını toprağa gömenleri.
Yazık değil mi, sana, bana, bize, çocuklarımıza.
Arama, kesinlikle, suçlu, sorumlu, saygısız, habersiz, bulamazsın, kimseyi arama, bak, sana, bana, bize, başlasak mı bir yerden?
Önce, senden, benden, bizden, hepimizden.
Bu haber 279 defa okunmuştur

:

:

:

: