TC yetkilileri aynayı yüzümüze tuttu

Son 10 yılda yol güvenliğine ayrılan toplam kaynak 718,865,900TL, son 10 yılda hükümetler tarafından yapılan toplam harcama 330,587,401TL



Kullanılamayan rakam ise 388.278.499 TL
Yani bu ne demek?
Son 10 yılda TC bütçesinden Kuzey Kıbrıs’a ayrılan proje karşılığı finansal kaynağın büyük bir bölümü kullanılamadığı demek.
Bakın Kıbrıs İşlerinden sorumlu Türkiye Cumhuriyeti Devlet Bakanı Tuğrul Türkeş ne diyor:
KKTC kamu yönetimi, maliye, finans sektörü, altyapı ve reel sektörüne teknik-finansal destek sağlıyoruz.
Yani?
Toplumsal nitelik taşıyan projeler yanında reel sektöre de destek veriyoruz.
Bu kapsam da 300’e yakın proje öngörülmektedir.
Ve dönelim Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Derya Kanbay’a.
Ne diyor Sayın Kanbay; Kuzey Kıbrıs’ta 3 yılda 4 hükümet olması istikrarsızlık yaratıyor.
Yani?
İç siyasette yaşanan gelişmeler siyasi bir iradenin istikrar sağlamasını imkansız kılıyor.
Bu tespit doğru mu?
Doğru.
Hoş bu toprakların birer bireyi olarak bizler de bunun idraki içerisindeyiz.
Nitekim anayasa referandumunda bunu halk olarak da ortaya koymuştuk.
Mecliste bulunan siyasi partilerin uzlaşı sağladığı anayasa değişikliğine “HAYIR” diyerek.
Sonuç?
Halkın iradesinin temsil etmek için seçilen ve meclis çatısı altına giren siyasetçiler bunu görmezden geldiler.
Oysa halkın verdiği mesaj çok netti.
Meclisin mevcut haliyle meşruiyetini kaybettiğinin farkındalığı vardı sokaktaki yurttaşta.
Ancak buna rağmen mecliste bulunanlar aynı fikirde değildi.
Ve ısrarla meşruiyetini kaybetmiş bu yapının içinden hükümet çıkartmaya devam ettiler.
Tabi bunların sonucu olarak bugün geldiğimiz durum ortada.
Devlet kadrolarının en stratejik makamlarına işinin ehli, konusunda uzman insanlara görevler vermek yerine, çoğunlukla partizanca atamalarla ülkenin önünü kapattılar.
Toplumsal kalkınmamızı öngören hedefleri belirleyemediler.
Kişisel çıkarlar sağladılar nemalandılar, nemalandırdılar.
Çok hatalar yaptılar.
İhmalleri oldu.
Görevlerini kötüye kullananalar oldu.
Ve/fakat bunların hiç birisi yargıya taşınmadı.
Meşruiyetini yitirmiş meclis yapısı içerisinde her bir yolsuzluk iddiasının üstünü el birliği ile örttüler.
Ve aslında bunu bugün yüksek sesle dillendirmesek de kamu vicdanı rahatsızdır, yaralıdır!
Halk bu bağlamda vekalet verdikleri tarafından ihanete uğramıştır.
Zira o halkın iradesi ile seçilip meclise gönderilen insanlar aynı halkın şu an tecelli eden iradesini görmezden gelmeyi yeğliyorlar.
Oturdukları o makamların halkın bir takdiri sonucu kendilerine geçici olarak tahsis edildiğini unutarak.
Şimdi ise toplum olarak ödüyoruz bu hoyratlığın, iş bilmezliğin bedelini.
Sistemsizlik her geçen biraz daha dibe sürüklüyor hepimizi.
Bu haber 206 defa okunmuştur

:

:

:

: