Uluslararası Final Üniversitesinde uzmanları dinledik

KKTC Merkez Bankası ve Kıbrıs Türk Ekonomi Kurumu organizasyonu çerçevesinde, Uluslararası Final Üniversitesi’nin ev sahipliğini yaptığı Dünya’da Türkiye’de ve KKTC’de bankacılık gelişmeleri konulu ekonomi konferansını izledim.
KKTC Merkez Bankası ve Kıbrıs Türk Ekonomi Kurumu organizasyonu çerçevesinde, Uluslararası Final Üniversitesi’nin ev sahipliğini yaptığı Dünya’da Türkiye’de ve KKTC’de bankacılık gelişmeleri konulu ekonomi konferansını izledim.
Öncelikle bu konferansa ev sahipliği yapan Uluslararası Final Üniversitesi başta olmak üzere katkı koyan herkesi kutluyorum.
Çok aydınlatıcı bir panel oldu.
Özetle panelin sonunda ekonomik göstergelerin hem Dünya’da, hem Türkiye’de ve tabi ki Kuzey Kıbrıs’ta temkinli bir süreçten geçtiğini anladık.
Hürriyet Gazetesi Ekonomi Yazarı Uğur Gürses’in de konuk olarak bulunduğu panelde yaptığı tespitleri can kulağı ile dinledim.
Gürses, sermaye hareketleri boyutundan, Türkiye’deki bankacılığın bugünkü durumunu irdeleyen konuşmasında çok önemli tespitler yaptı.
Türkiye’nin 2000’li yıllardan sonra yapısal anlamda iyiye giden bir devinim geçirdiğini, bu süreçte çürük elmaların büyük ölçüde ayrıldığını ve Türkiye’ye ciddi bir sıcak paranın girdiğini, devasa yatırımların olduğunu ve/fakat Türkiye’nin bu süreci gerektiği gibi yönetemediğini, buna karşın yapması gereken reformları yapamadığını ve o dönemde başlayan hikayenin artık sonuna gelindiğini, Türkiye’nin artık yeni bir hikaye yazmak durumunda olduğunu, gerileyen demokrasinin içerisinde hukukun üstünlüğünü yitirdiğini ve bir çok evrensel değerden uzaklaşmanın Türkiye’yi olumsuz etkilediğini belirtti.
Gürses Finlandiya’dan da örnekler vererek, bu ülkede analitik eğitim sisteminin ezberciliğin önüne geçtiğini, teknolojinin ufkunu geliştirdiğini dolayısı ile Finlandiya’nın bugün Dünya’daki en iyi eğitim sistemlerinden birisine sahip olduğunu hal böyle olunca da, bugün Finlandiya’dan Nokia’nın ortaya çıkmasına şaşırmamak gerektiğini belirtti. Uğur Gürses bu gerçekler ışığında Türkiye’nin de eğitim sistemini değiştirmesi gerektiğini, analitik düşünce kavramı doğrultusunda hareket edilip ezberci sistemin terk edilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Konferansın bir diğer konuşmacısı DAÜ Öğretim Üyesi Doç.Dr.Mete Feridun idi.
Mete Feridun DAÜ’den özel izinle gittiği İngiltere Merkez Bankasında kıdemli ekonomist olarak da görev yapmıştı.
Konferans öncesi ve sonrası Sayın Feridun ile konuşma imkanı buldum.
Sayın Feridun Birleşik Krallığın Brexit öncesi İngiltere Merkez Bankası eliyle gerekli düzenlemeleri yaptığını, her türlü olasılığın düşünüldüğünü, ancak Brexit’in beklendiği kadar ekonomiyi kötü anlamda etkilemediğini, hatta hiç etkilemediğini ifade etti.
Londra’nın New York’tan sonra Dünya’nın en büyük finans merkezi olduğunu ve bunun AB için büyük önem arz ettiğini, Brexit sonrası bu durumun diğer AB üyesi ülkeler tarafından ne şekilde değerlendirileceğinin öneminin büyük olduğuna işaret etti.
Feridun, Birleşik Krallık’ta Brexit sürecinin gerektiği gibi kamuoyunda tartışılmadığı getiri ve götürülerinin çok da iyi irdelenmediğinin altını çizdi.
Kuzey Kıbrıs için de bu sürecin dikkatle izlenmesi gerektiğine vurgu yapan Feridun, çok yerinde bir uyarı yaparak Türk Lirası kazanıp, dövizle borçlanmanın doğru bir tercih olmadığına da dikkat çekti.
Panel kalabalık bir izleyici grubu önünde gerçekleşti.
Hem de hava şartlarının çok kötü olduğu bir akşamda.
İnsanlar Uluslararası Final Üniversitesinin konferans salonunu doldurdular.
Dünya’da, Türkiye’de ve Kuzey Kıbrıs’taki bankacılık sektörüne dair ekonomik gelişmeleri ve/veyahut beklentileri uzmanlarından dinlediler.
Oradan ayrılırken gördüm ki bu panelin sonunda herkes bilgi dağarcığına bir şeyler eklemiş.


Bu haber 180 defa okunmuştur

:

:

:

: