DP ile yola devam

Cumartesi DP-Ulusal Güçler olarak, kurultay salonuna giren partililer. Genel Başkan, Sn. Serdar Denktaş’ın konuşmasından önce yapılan tüzük değişikliği ile, kurultayın ortalarına doğru , DP ‘li olarak özlerine, dönmüş oldular.
Cumartesi DP-Ulusal Güçler olarak, kurultay salonuna giren partililer. Genel Başkan, Sn. Serdar Denktaş’ın konuşmasından önce yapılan tüzük değişikliği ile, kurultayın ortalarına doğru , DP ‘li olarak özlerine, dönmüş oldular.

Sn. Serdar Denktaş’ın, delegelere ve konuklara yapacağı konuşmayı, DP – UG olarak değil de, DP lideri olarak yapmak istemesi. UG olarak, parti ismine ve logosuna eklenen bu güçlerden, beklediğini bulamayarak. Partinin, ilk kuruluşunda almış olduğu ismi almayı tercih etmiş olacak ki, bu konuda tüzük değişikliğine gidildi .
Genel Sekreter, Mehmet Aktoprak da, parti tabanının oylarını alıp, daha sonra partiden ayrılanlara karşı, sitemkar konuşması ile. Başlangıçtan beri bu işin iyi gitmediğini de, ortaya koymuş oldu.
UG nedeni ile, yıllarca partiye hizmet veren, kök partililer, bu nedenle, partiden ayrılmışlardı . Zaman içinde, bu kesimin haklılığı ortaya çıkmıştır .
Sn. Serdar Denktaş, UG nedeni ile partiden ayrılan veya genel merkezin tavırları nedeni ile uzaklaştırılan bu kesimlerin. Üzerine gitmek zorundadır.
Çünkü, bu konuda haklı olan, kesimler veya kişiler, olmuştur .
Nüfusumuz, belli.
DP, bu eski partililere ve sempatizanlara yönelerek, onları kazanmanın yollarını, aramalıdır.
Unutulmasın ki, önümüzdeki genel seçimlerde, şimdilik, dört yeni siyasi parti de, mindere çıkacak.
Geçmiş kurultaya nazaran, salon nispeten daha az , delege ve partili ile doldu .
Belki hava koşulları veya Genel Başkan adayının, tek olması, buna etken olabilir.
Gerek Türkiye’de, gerekse burada, bir çok kurultay izledim .
Bundan önceki, DP kurultayını da izledim.
Salonun havasını kokladım.
Salonu gözettim.
DP’nin, bu ortamda, baraj sorunu olmadığı kanısına vardım .
Tabii siyaset durağan değildir.
Hükümetin küçük ortağı olan DP’nin. Genel seçimlere kadar göstereceği ivme, onun belirleyicisi olacak.
Eski kurucuların da, özel bir şekilde, kurultaya davet edilmeleri ve konuşturulmaları, kurultayın havasına olumlu yansıdı .
Sn . Hakkı Atun, Kıbrıs konusundaki endişelerini, beyan etti. Sn. Mustafa Adaoğlu, DP’nin kuruluş ilkelerini ve amaçlarını, kürsüden heyecanlı bir şekilde dile getirdi . Amaçlarının “Hukuk Devletini “ tesis ettirmek olduğunu . 9 ‘lar hareketinin içerisinde olan ve bu dünyadan göç eden , Aytaç Beşeşler’i, Tansel Atasayan’ı da konuşmasında yad etti .
Adaoğlu, ilkelerinin “bir makam kavgası olmadığını, bunun bir özgürlük , bir Hukuk Devletinin oluşması, yumağı olduğunun “ üzerine basarak, dile getirdi .
Üçüncü Cumhurbaşkanı Sn. Eroğlu ise, Sarayın, görüşmelerle ilgili aşırı şekilde cömertliğinden yakındı.
Sn. Serdar Denktaş’ın, Kıbrıs müzakere sürecindeki konuşması ise salonda olanların, heyecanının doruk noktasına çıkmasına, yetti .
Sn. Denktaş “egemenlik ve eşitlikten elde edilen bilgiler çerçevesinde “gidişattan memnun olmadığını. Bunların yetersiz olduğuna dikkat çekerek, oyunun “ hayır “ olacağını da, kurultayda ilan etti .
Kurultaya, damgasını vuran bir diğer husus ise Sn . Serdar Denktaş’ın, bu son Genel Başkanlık seçimi olduğunu açıklaması idi.
Değiştirilmiş, tüzük maddelerindeki kurallara göre , DP kurultayları artık, üç senede bir yapılacak.
Demek oluyor ki, Sn. Denktaş üç sene sonraki kurultayda , parti başkanlığına, adaylığını koymayacak .
Bunu belirten Sn. Denktaş.
Aktif politikadan da ayrılmayacağını, kurultayda açıkladı .
Aktif politikaya, devam.
Parti Başkanlığına, son.
Genel Başkanlığa, adaylığını koymayacağını açıklayan , fakat aktif politikadan da, ayrılmayacağını söyleyen Sn. Serdar Denktaş’ın. Bu açıklamalarından çıkardığım, yorum:
Önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, Sn. Serdar Denktaş’ı, DP adayı veya sağın Cumhurbaşkanı adayı, olarak görebiliriz .
Bunu, zaman süreci içerisinde gözlemleyeceğiz.
DP kurultayına damgasını vuran, diğer bir husus. Kurultayda , daha fazla demokrasi , adalet , eşitlik , insan hakları ve özgürlük söylemleri oldu .
Tabii bu hakların istismar edilerek, Devletin, zaafa uğramasına da, fırsat veya olanak verilmemesi.
İki unsur arasında, hassas bir dengenin sağlanması gerek .

Bu haber 223 defa okunmuştur

:

:

:

: