Cenevre öncesi ihtiyacımız olan son şey hükümet krizi

Nur topu bir krizimiz daha oldu!.. Tam da Cenevre öncesinde, 50 yıllık Kıbrıs meselesi tarihi bir viraja girmişken, Cumhuriyet Meclisi’nde iktidarın iki ortağı, KTHY ve ETİ çalışanlarının haklarını düzenleyen “Özelleştirme Yasa Önerisi” nedeniyle karşı karşıya geldi.
Nur topu bir krizimiz daha oldu!.. Tam da Cenevre öncesinde, 50 yıllık Kıbrıs meselesi tarihi bir viraja girmişken, Cumhuriyet Meclisi’nde iktidarın iki ortağı, KTHY ve ETİ çalışanlarının haklarını düzenleyen “Özelleştirme Yasa Önerisi” nedeniyle karşı karşıya geldi.

Cumhuriyet Meclisi, kamuya aktarılan KTHY ve ETİ çalışanlarının haklarını düzenleyen yasayı dün oybirliğiyle kabul etti. Öneriye karşı çıkarak Genel Kurulu terk eden DP ise oylamaya katılmadı.

Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş, mağduriyetlerin bulunduğunu ancak yasanın bu şekilde geçirilmesi halinde 2017’de bir tek istihdam yapılamayacağını öne sürdü,

Ardından söz alan Başbakan Hüseyin Özgürgün, “Böyle bir yasa dolayısıyla hükümet krizine neden olmak istemezdik ama biz UBP olarak bu yasanın çıkması gerektiği konusunda oybirliğiyle grup kararı aldık. Başbakan olarak protokolün altına imza attım. Mağduriyetleri giderme konusunda gerekirse inisiyatif alacağıma yönelik söz verdim” dedi. Engel oluşursa görevi bırakabileceğini de açık açık ifade etti. Başbakan, “Yapmayacağımız bir tek şey vardır, ülkenin önünü tıkamayız. Seçimse seçim… Eğer tıkandıysa bunun da önünü açarız ama aldığımız karardan dönmeyiz” diyerek adeta koalisyon ortağına rest çekti.

Yine bir hükümet bunalımı kapıya dayanırken, Cenevde öncesi herkesin eli yüreğinde. Son üç yılda dört hükümet değiştiren KKTC, belki de tarihinin en önemli dönemecinde siyasi bir depremin eşiğinde…

Bir taraftan Güney’le yürütülen müzakere süreci, bir tarafta Ortadoğu’daki gelişmeler ve içeride biriken dağ gibi sorunlar Kıbrıs’ın çok kritik bir eşikten geçmesine neden olurken, olası bir hükümet krizi herkes için istenebilecek en son şey olsa gerek.
Gerçi hem Sayın Özgürgün, hem de Sayın Denktaş bu fikir ayrılığının hükümet krizine neden olmamasını temenni etti ama geçmiş tecrübelerimiz ve sert demeçler önümüzdeki günler için bizi ürkütüyor.

Her fırsatta herkesin şikayet ettiği siyasi istikrarsızlık, KKTC için adeta kambur haline geldi. Anavatan Türkiye’nin 2002’den bu yana yürüttüğü siyasi istikrarla yaptığı atılıma bakmamız bile bir örnek teşkil edecekken, üst üste değişen hükümetlerin verdiği zarardan ne yazık ki ders alamıyoruz.

Bu bağlamda siyasilere önemli görevler düşüyor. Sokaktaki halk hükümetlerin sürekli değişmesinden bıkıp usandı. Artık seçtiği partilerin vaatlerini yerine getirmesini, kısacası icraatını görmek istiyor. Bu bağlamda hükümetten beklenen de krizi aşıp, önünde bekleyen sorunlara odaklanmasıdır. Zira Kıbrıs Türkü, şu anda geleceğini şekillendirecek en önemli haftalara giriyor. Gün birlik olma günü… Sudan sebeplerle gidilen seçime vatandaş da itibar etmiyor. Bu böyle biline…
Bu haber 253 defa okunmuştur

:

:

:

: