Bir linç kültürümüz eksikti!

İnsanları düşüncelerinden dolayı elbette eleştirebilirsiniz.


İnsanları düşüncelerinden dolayı elbette eleştirebilirsiniz.
Fikirlerine katılmayabilirsiniz.
Kişilik olarak bir insanı sevmeyebilirsiniz.
Hatta konuşmayabilirsiniz.
Görmemek için gözlerinizi kapatabilirsiniz.
Her türlü doğal insani refleksi ortaya koyabilirsiniz.
Ve/fakat bir insanı sırf düşüncelerinden dolayı linç etmeye kalkışmak nedir arkadaş?
Beğenirsiniz, beğenmezsiniz.
Katılırsınız, katılmazsınız.
Tasvip edersiniz ya da etmezsiniz.
Yazı yazar eleştirirsiniz.
Programa çıkar eleştirirsiniz.
İmkanlarınızın elverdiği yere kadar eleştirirsiniz.
Fikirlerinizi ortaya koyarsınız.
Yolda sokakta gördüğünüzde selamı sabahı kesersiniz.
Ha kişisel olarak çok incinmişseniz eğer hukuki yollarla tepkinizi gösterirsiniz.
Lakin onu kalkıp kitlelere hedef göstermezsiniz.
Onu yargılayamazsınız.
Kaldı ki, bunu yaptığınız anda başka bir suçu işlersiniz.
Azmettirici olursunuz ve bu bir suçtur mesela.
Konuya fitne fesat karıştırırsınız.
Birilerini galyana getirirsiniz.
Provokasyon yaparsınız.
İnsanları ayrıştırırsınız.
Nifak tohumları ekersiniz.
Bunlar çok tehlikeli ve sorumsuzca yapılan toplum olarak endişe duymamızı gerektiren hadiselerdir.
Zira bu topraklarda böyle bir kültüre sahip olmadık hiç bir zaman.
Birilerini hedef yapmadık düşüncelerinden ötürü.
Fikirler, düşünceler ortaya koyduk bunun üzerinden tartıştık...
Malumunuz olduğu üzere yeni yıl münasebetiyle KTÖS bir ajanda çıkartmış.
Bu ajanda da bir takım bilgiler de paylaşılmış.
Tahrik edici bir üslup kullanılmış, ya da kullanılmamış.
Doğru veyahut yanlış olmuş.
Elbette bunlar tartışılır.
Hoş tartışılsın da.
Yanlış varsa da somut belgeler, bilgiler ortaya konur o bilgiler çürütülür.
İlimle, bilgiyle, fikirle...
Ha yetmedi hukuki yollara başvurulur, yargıya gidilir.
Burada hak aranır.
Bir hukuk devletinde yapılması gereken budur çünkü..
İnsanlar fikirlerinden, düşüncelerinden konuştuklarından dolayı hedef gösterilmez.
Barbaros Şansal.
Bir modacı kendisi.
Sınırları aşan bir de ünü var.
Barbaros Bey bir müddetten bu yana ülkemizde yaşamayı tercih etmiş.
Bildiğim kadarı ile Kıbrıs’ta ev yaptırmış buraya yerleşmiş.
Takip ediyorum kendisini sosyal mecradan da fırsat buldukça.
Zaman zaman ölçüyü kaçıran tasvip etmediğim kendisine has bir üslubu var.
Lakin bu bizzat onu bağlar.
Bu beni Barbaros Bey’e düşman yapmaz.
Ben onu öyle kabul ederim.
Okur geçerim.
Düşüncelerine katılmam olur biter.
Eğer çok gerekli görüyorsam da bunu kendi gerekçelerimle kendisine de söylemekten çekinmem.
Onu ikna etmeye de çalışmam.
Ama kalkıp da Barbaros Bey ve/veyahut herhangi başka birisini birilerine hedef gösterecek ve linç ettirecek kadar insanlık onurumu çiğnetmem.
Kimseyi galyana getirmem.
Provokasyona girişmem.
Benim gibi düşünmeyenleri yargılamaya kalkmam.
Konuya insan odaklı yaklaşırım.
Bizler bu coğrafyada böyle gördük, böyle öğrendik çocuklarımıza da böyle öğretiyoruz.
Hukukun bir gün herkese lazım olacağı gerçeğini önümüze koyarak.
O yüzden diyorum ki, bu topraklarda linç kültürü hayat bulmaz.
Eninde sonunda yerini hoşgörüye bırakır.
Bu haber 220 defa okunmuştur

:

:

:

: