Dünyanın gözü Kıbrıs’ın üzerinde

50 yıllık Kıbrıs meselesi tarihi bir eşiğe yaklaşırken, diplomasi trafiği baş döndürüyor.
50 yıllık Kıbrıs meselesi tarihi bir eşiğe yaklaşırken, diplomasi trafiği baş döndürüyor. Cumhurbaşkanı Akıncı’nın bugün Türkiye’ye yapacağı ziyaret öncesinde Amerika’dan Ankara’ya çok kritik bir telefon geldiği açıklandı. Beştepe’den yapılan açıklamada Obama’nın Erdoğan’a yılbaşı gecesi yaşanan katliamla ilgili taziyelerini ilettiği belirtilirken, görüşmede Kıbrıs meselesinin de gündeme geldiği açıklandı. İki liderin, Kıbrıs’taki müzakere sürecinin, iki kesimli ve iki toplumlu bir çözümle adada birliğin sağlanmasıyla neticelenmesini temenni ettiği ifade edildi.

Aynı zamanda terörle mücadele yakın işbirliğine de vurgu yapıldı.

Bu diplomasinin bildiğimiz diliydi. Ya perde arkasında yaşananlar. Orada durum biraz karışık. FETÖ’nün 15 Temmuz kalkışması ardından iki ülke arasında doruğa çıkan güven bunalımı tüm şiddetiyle sürüyor. Keza aynı gün Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu da bu yöndeki açıklamalarıyla ABD ile yaşanan güven sorununa işaret ediyordu. 15 Temmuz’un ilk dakikalarında demokratik bir hükümete verilmesi gereken desteği esirgeyen ABD, terör örgütü PKK’nın Suriye kolu YPG’yi de dört bir koldan silahlandırmaktan vazgeçmedi.

Kıbrıs meselesinde ise ABD’nin temennilerinin altında yatan nedenin, enerji yatağının geçiş köprüsü olması nedeniyle adanın var olan jeopolitik öneminin olduğu sır değil. Bu bağlamda ABD ile Türkiye arasında Kıbrıs meselesinde de dört dörtlük bir uzlaşma imkansız görünüyor.

Zira dün İngiltere'nin Avrupa ve Amerika'dan Sorumlu Devlet Bakanı Alan Duncan da Kıbrıs müzakere süreciyle ilgili Ankara ve Atina'da temaslarda bulundu. Adeta mekik diplomasisi yürüttü.

Tüm bu gelişmelerin ışığında Akıncı ve Erdoğan’ın bugün Ankara’da yapacağı çalışma toplantısı, Cenevre’de izlenecek strateji için büyük önem taşıyor. Obama’nın sözü edilen “Kıbrıs temennileri”, İngiliz Bakan’ın getireceği mesajlar… Hepsi masada olacak.

50 yıllık sorunu masada çözümsüzlüğe iten kaybedecek. Bunu herkes görüyor, oyun planını da ona göre yapıyor. Anavatan ile ele yürütülen müzakereler Kıbrıs Türkü’nün geleceğini de şekillendirecek. Bizim için olmak ya da olmamak meselesi değil. Çekilen onca sıkıntıya, çileye rağmen yıllardır Anavatan bize yetti. Ama Cenevre’de müzakere; Güney’in maskesini düşürecek. Sadece bunun için bile önemli.
Cenevre’den sonra ne KKTC eski KKTC, ne de dünya eski dünya olacak. Bunu herkes görüyor. Çin’den Rusya’ya, ABD’den İngiltere’ye bütün dünya bu gerçeğin ışığında Cenevre’ye kilitlendi, dünya bizi izliyor.

Bu haber 249 defa okunmuştur

:

:

:

: