Cenevre öncesi Anastasiadis’ten gereksiz açıklamalar..

Anastasiades Cenevre'de 4'lü mü 5'li mi tartışması başlattı .. Dörtlü ise Kıbrıs Türk Toplumu'nun temsiliyeti nerede ?
Anastasiades Cenevre'de 4'lü mü 5'li mi tartışması başlattı .. Dörtlü ise Kıbrıs Türk Toplumu'nun temsiliyeti nerede ?
Cenevre’ye gerçekten Kıbrıs sorununa bir çözüm bulmak için mi gidiliyor diye yine aklımdan deli deli sorular geçiyor.
Böylesi bir buluşma öncesi tarafların yaptıkları açıklamalara hassasiyet göstermeleri daha yapıcı olmaları gerekmez mi?
Ama galiba gerekmiyor.
Özellikle Rum lider Nikos Anastasiadis’in Cenevre öncesi tavrını anlamakta zorlanıyorum.
Kıbrıs sorununu aylardır, yıllardır masada çözmeye çalıştığı Kıbrıs Türk liderliği değilmiş gibi bir hava yaratmanın gayretinde yine.
Efendim Cenevre’de 5’li değil, 4’lü konferans yapılacakmış.
3 garantör ve Kıbrıs Cumhuriyeti orada bulunacakmış.
Anastasiadis Cenevre’ye Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanı olarak gidecekmiş.
İyi güzel de bu masada konuya bire bir taraf olan Kıbrıs Türk Halkı nerede?
Bu durumda Anastasiadis’e göre yok hükmünde.
Bu iyi niyetli bir söylem mi?
Değil.
Zira Sayın Anastasiadis Cenevre’de soruna müdahil taraflardan bir tanesinin de Kıbrıs Türk Toplumu olduğunu biliyor.
Buna rağmen haftalardır, aylardır, yıllardır güya sorunu çözmek maksadı ile müzakere etmek için oturduğu masadaki muhataplarını yok sayabiliyor.
Türk tarafının hassasiyet gösterdiği konularda tahrik edici bir üslup kullanarak süreci geriyor.
Oysa Cenevre öncesi bunlara hiç gerek yok.
Zira tavır eğer buysa, ki öyle anlaşılıyor böylesi bir anlayışla gidilecek Cenevre’den nasıl umutlu olunabilir ki?
İşte bu yüzden olamıyorum.
Ha sadece bu mu?
Değil elbet.
Sayın Anastasiadis’in Cenevre öncesi kafaları karıştırdığı başka konular da var.
Örneğin Cenevre zirvesine masada BM’nin 5 daimi üyesine de yer açma çabalarını sürdürüyor.
BM 5 daimi üyesi olan ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin’in de zirveye katılmasını sırarla gündemde tutmaya devam ediyor.
Peki sebep?
Süreci sulandırmaktan başka Türkiye ve Rusya’yı karşı karşıya getirip son yaşanan gelişmeleri de fırsat bilip Güvenlik ve Garantörlük başlığında Türkiye’nin ısrarını kırmaya çalışmasından.
Başka ne diyor Sayın Anastasiadis?
Türk askerinin adadan çekilmesi takvimlendirecek, aksi takdirde herhangi bir uzlaşının çıkması mümkün değil.
Ve devam ediyor..
Tehdit eder gibi Harita yoksa 5’li konferans da yok diyor.
Oysa Cenevre öncesi bunlar taraflar arasında belirginleşmesi gereken konular değil mi?
Bunlar taraflar arasında netleştirilmeden Cenevre’de nasıl bir sonuç alınmasını bekleyebiliriz?
Açıkçası bana çok da mümkün gibi gelmiyor.
Hadi bunları bir yere kadar anlayabilirim.
Sonuçta politika böyle bir şey.
Kozlarınızı masaya sürer karşıdan gelecek hamleleri beklersiniz.
Ve/fakat masada Kıbrıslı Türkleri yok saymak, ya da bu yönde bir eğilim içerisinde olmak ne demek arkadaş?
Bunda ne politika ararım, ne iyi niyet.
Bu düpedüz samimiyetsizliktir.
Düşünün ki Cenevre’de olumlu bir sonuç çıkması durumunda, süreç Kıbrıs’a taşınacak ve varılan uzlaşı detaylandırıldıktan sonra halkların onayına sunulacak.
Eğer burada da her iki taraftan onay çıkarsa birleşmek için, Birleşik Kıbrıs ortaya çıkacak.
Bu federal yapının bir ucunda Kıbrıslı Rumlar olurken diğer ucunda Kıbrıs Türkler olacak.
Ve hal böyleyken ve henüz bu işin başındayken Sayın Anastasiadis Kıbrıs Türk Toplumunu yok sayabiliyor.
Böyle bir şey olamaz.
Bu Kıbrıs gerçekleri ile de bağdaşmaz.
Kaldı ki bu, çözüm odaklı bir Cenevre algısını da güçlendirmiyor ben de..
Aksine Cenevre zirvesini başlamadan bertaraf ediyor…
Bu haber 185 defa okunmuştur

:

:

:

: