Kıbrıs’ta son sözü kim söyleyecek ?

İstanbul’da dün yapılan bir panelin başlığıydı bu.
İstanbul’da dün yapılan bir panelin başlığıydı bu. O panelin en ağır toplarından tarihçi İlber Ortaylı, Kıbrıs’ı anlatırken, var olan jeopolitik önemini tek cümleyle özetliyordu. “Kıbrıs’ın olmadığı yerde Türkiye boğulur…”
'İnsanlar burnunuzun dibinde İsrail ile beraber petrol arıyorsa bu çok önemli bir şeydir. Rusya, Suriye'ye yerleşiyorsa insanların uyanması gerekir' diyen Ortaylı’nın söyledikleri, bizim de son 10 gündür hem Ada TV’deki Editörden programında, hem de bu köşede yazıp çizdiğimiz gerçeklerdir.
Kıbrıs müzakerelerinde köşeye sıkıştırılmak istenen Anavatan Türkiye, bu oyunları bozmak için dün gece geç saatlere kadar Beştepe’de toplantı halindeydi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki kritik zirvede Cumhurbaşkanı Akıncı ve beraberindeki heyet, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlığında Cenevre’de izlenecek stratejiyi belirledi.
Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun toplantı öncesi yaptığı açıklamalar ise Cenevre’nin yol haritasıyla ilgili önemli ipuçları barındırıyordu. Belli ki Ankara, Kıbrıs Türk halkının yüzde 90’a yaklaşan “Garantiler devam etmeli” kararını, olmazsa olmaz kabul ediyor.
Ancak çözüm konusunda ise yine Rumlar’dan bir adım önde olmak ve oyun planını buna göre şekillendirmek istiyor.
Fakat sırf çözüm olsun diye her türlü tavizin verileceği bir yaklaşım da asla söz konusu değil.
Nitekim bu kapsamda Mont Pelerin’deki görüşmelerin ilk turuna atıfta bulunan Çavuşoğlu, Rumların kritik konulara gelindiğinde ara vermek istediğini, ikinci turda ise masadan kalkmak istediğini hatırlatıyor.
Belli ki Ankara Cenevre’de masadan ilk kalkan olma niyetinde değil. Çünkü masadan ilk kalkan kim olursa, uluslararası kamuoyu önünde de kaybeden o olacak.
Zira Ankara, geçmişteki müzakere tarihinde, ne 2004’deki Annan Planı döneminde, ne de Mont Pelerin’de masadan kalkan taraf olmadığını dünyaya gösterdi.
Başta Kıbrıs olmak üzere Ortadoğu’nun haritası yeniden şekillenirken, Anavatan Türkiye, PKK’sı, DAEŞ’i, FETÖ’sü ile saldırı altında. Hainler dün de İzmir’de katliam yapmak istediler. Küresel güçlerin oyuncağı PKK, adliye önünde bombalı araçla adeta taarruza geçti. Ancak çok şükür hayatı pahasına teröristlere müdahale eden kahraman bir trafik polisi katliamı önledi.
Anavatan aylardır teröre karşı amansız bir savaş veriyor.
Bu savaşın sonunda anavatan kaybederse, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da dediği gibi Türkiye’ye dayatılacak olan ikinci bir Sevr Anlaşması’dır. Kıbrıs Türkleri olarak bizim kaderimiz de anavatanın verdiği bu savaştan zaferle çıkmasına bağlıdır.
Çünkü emin olun, o Sevr’in ilk maddesi KKTC’nin yok edilmesi olacaktır.
Yazının başına dönersek, evet “Kıbrıs’ın olmadığı yerde Türkiye boğulur.”
Türkiye boğulursa da ne KKTC kalır, ne de Kıbrıs Türkü. Bu gerçeği hepimiz kafamıza çakmalıyız…
Bu haber 317 defa okunmuştur

:

:

:

: