Şaka gibi mevzular!

Malum devlet laboratuvarı yandı. Cihazlar kullanılamaz hale geldi.
Malum devlet laboratuvarı yandı.
Cihazlar kullanılamaz hale geldi.
Yani işlev görmüyor.
Haliyle hiç bir tahlil yapılamıyor.
Şimdi bu durumda demek ki, tahlili gereken gıda maddeleri sebzesi ve meyvesi de dahil olmak üzere piyasaya sürülmeden sağlığa uygunluk tahlili yapılamıyor ülkede.
Öyle mi?
Maalesef öyle.
Bunu bizzat Sağlık Bakanı Faiz Sucuoğlu söylüyor.
Peki o zaman zehirleniyor muyuz?
Evet maalesef !!
Zira denetimsiz tüketmek durumunda kalıyoruz birçok gıda ürününü.
Bu hususta alınan bir tedbir var mı?
Hiç zannetmiyorum.
Ama umalım ki olsun.
Gelelim bir başka mevzuya.
Güzelyurt’ta yapılması öngörülen hastanenin ihalesi iptal edildi.
Gerekçe tam olarak ne anlamadım.
Lakin belli ki işin içine bir şeyler karışmış.
Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş bu işe çok kızdı.
O öfkeyle esti gürledi.
İhalelerin bundan sonra Ankara’da açılacağını söyledi.
Ve isteyen müteahhit gitsin Ankara’da ihaleye katılsın dedi.
Yani anlayacağınız top şimdi Ankara’da.
Müteahhitler koştursun topun peşinde.
Gelelim bir başka mevzuya.
İçişleri Bakanı Kutlu Evren, bir takım kesimlerin dolduruşu ile duygusal bir refleks gösterdi ve Barbaros Şansal’ın ülkeden ihracını sağlayan bir inisiyatif üstlendi.
Sözüm ona yasaları uygulamış.
Ama maalesef bunun ne siyasi ne hukuki dayanağını kimseye izah edemedi.
Çünkü ortada böyle bir dayanak yoktu.
Bunun üzerine Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş bir açıklama yaptı ve ihraç kararının Bakanlar Kurulunda alınmadığını söyledi.
Akabinde ise bir gün sonra İçişleri Bakanı Kutlu Evren’in bu kararının Bakanlar Kurulu tarafından bozulabileceğini belirtti.
Yani anlayacağınız istikrar devam ediyor hükümette.
Ve gelelim bir başka mevzuya..
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Kemal Dürüst, Bakanlığa atandığı günden bu yana Gönyeli çemberi etrafında dönüp duruyor.
Orada sürekli kameralara pozlar verip açıklamalar yapıyor ve projeyi anlatıp duruyor.
Belli ki çok büyük bir proje.
Zira aylardır anlat anlat bitiremiyor bir türlü.
Oysa ülke de ana yol tanımına giren yolların büyük bir kısmı çok çok kötü.
Bu güzergahların içerisinde ufak tefek dokunuşlarla iyileştirilecek olan yollar da var, daha büyük işler gerektirecek olan yollar da.
Yeter ki birileri iş yapmaya karar versin.
Zira bu mevzu çok zaruri ve hayati öneme haizdir.
Sonuçta insan hayatını olumsuz etkileyen bir potansiyelden bahsediyoruz.
Bugün büyük kentlerimizde şehir içi yollarda da durum bundan farklı değil.
Başkent Lefkoşa dahil, Girne ve Mağusa gibi büyük ilçelerde yollar çok çok kötü bir durumda.
Gün geçmiyor ki bu yollardan dolayı maddi ve manevi olarak birileri zarar görmesin.
Ama gel gelelim Bakan Dürüst göreve geldiği günden bu yana Gönyeli çemberinde ki o malum projeyle meşgul!!
Velhasıl bir ülkede tüm yollar çöküyor ve onarılamıyorsa, bir Bakan dolduruşa gelip duygusal karalar üretiyorsa devletin üzerine ve bunun izahını ne siyasi olarak ne de hukuki olarak yapamıyorsa, Bir Başbakan Yardımcısı Bakanının yaptığı icraattan bilgi sahibi değilse ve bu kararın yanlış olduğuna kanı getiriyorsa, ülkenin tek devlet laboratuvarı kullanılmaz haldeyse ve alternatif üretilemiyor ve denetimi gereken gıda ürünlerinin tahlili yapılmadan tüketiciye yani bizlere ulaşıyorsa biz burada daha neyi yazıp çiziyoruz değerli arkadaşlar.
Bu haber 191 defa okunmuştur

:

:

:

: