Kasadaki haritayı çıkarmadan önce

Cenevre’de o gün geldi, çattı. Garantörlerin, Dışişleri Bakanları düzeyinde katılacağı ortaya çıkan uluslararası konferansta, dananın kuyruğu kopacak.
Cenevre’de o gün geldi, çattı. Garantörlerin, Dışişleri Bakanları düzeyinde katılacağı ortaya çıkan uluslararası konferansta, dananın kuyruğu kopacak. Ya tamam, ya devam noktasındayız. Üç gün süren görüşmelerin ardından sızan bilgiler, her ne kadar bazı konularda uzlaşılsa da işin şimdilik referanduma gidecek noktaya gelmediğini ortaya koyuyor.

Konferansa Erdoğan ile Çipras’ın katılmaması ve Dışişleri Bakanları düzeyinde kalması, neticeyle ilgili bazı ipuçları da veriyor. Bu ipuçları özellikler garanti ve güvenlik konusunda tarafların pozisyonlarını koruduğunu açıkça gösteriyor.

Akşam iki tarafın birbirine sunduğu ve BM kasasına kilitlenen haritalarla ilgili de dün gün boyu tartışmalar dinmedi. “Sadece beş kişi görecek ve BM’nin kasasında saklanacak. Her konuda uzlaşma olmadan da kamuoyuna açıklanmayacak” denen haritalarla ilgili Rum basınında çıkan haberler, Anastasiadis’in masada yapmaya çalıştığı kurnazlığı da ortaya koydu.
İki toplumun bir arada yaşaması için zaten olmazsa olmaz olan siyasi eşitlik için, “Sana dönüşümlü başkanlığı vereyim bunun karşılığında haritaları şimdi masaya aç” diyen Rum liderin oyunu, elbette fark edildi.

Rum liderin haritaları açma karşılığında lütfettiği dönüşümlü başkanlık olmazsa ne tartışılır, ne müzakere edilir o masada.
Yönetim ve güç paylaşımı konusunda gece yarısı gelen son dakika haberlerinde “Kıbrıs Türk tarafının kararlara etkin katılım konusunda sunduğu öneri kabul edildi” diye sevinç çığlığı atmak ise sadece bize özgü bir ruh hali olsa gerek.

Bu ruh hali biraz da koyununu kaybeden vatandaşın tekrar kendi koyununu bulması ve sonra da bir koyunum oldu diye sevinmesine benziyor.

Belli ki bir arada yaşamanın zaten en önemli önkoşulu olan siyasi eşitlik ve dönüşümlü başkanlığı koz olarak masaya süren Anastasiadis, Türk tarafının Mont Pelerin’nde çözüm için attığı harita adımını kullanmak istiyor. Cenevre’de masaya konmasını istediği haritayı, daha sonraki süreçte devam edeceği düşünülen müzakere süreçlerine zemin yapmayı hedefliyor.

Cenevre’den bir sonuç çıkmasa da haritalar konusuyla ilgili Rum tarafı önemli bir kazanımı elde etmenin hesabı peşinde.

Üstelik Türk tarafının önerisi yüzde 29.2, Rum tarafının talebi yüzde 28.2 diye bildiğimiz ve yakınlaştı diye uzlaşıldığını sandığımız haritalarla ilgili göz konan yerler de ortaya çıktı.

Şimdilik iddia da olsa, Değirmenlik, Güzelyurt, Paşaköy, Vadili, Akdoğan ve Türkmenköy Rumların talepleri arasında…

Harita bu müzakerenin en son konusu. O topraklar ne bedellerle, ne acılarla elde edildi bunu en çok Kıbrıs Türkü biliyor. Haritayı kasadan çıkarmadan önce Güney’in, Kıbrıs Türkü’nün varlığını, eşitliğini, kabul etmesi gerekiyor.
Kıbrıs Türkü’nü varlığı görmezden gelinirse, harita ne olursa olsun, o kasada çürümeye mahkumdur. Önce bunu bilsinler…



Bu haber 341 defa okunmuştur

:

:

:

: