Süreçte gelinen noktayı alt alta bir sıralayalım bakalım

Cenevre’den sürpriz çıkar mı? Nasıl bir sürpriz diye mırıldandığınızı duyar gibi oldu. Hemen belirteyim, Cenevre’de yarım asırdır devam eden Kıbrıs sorunu çözüme doğru evrilir mi?
Cenevre’den sürpriz çıkar mı?

Nasıl bir sürpriz diye mırıldandığınızı duyar gibi oldu.

Hemen belirteyim, Cenevre’de yarım asırdır devam eden Kıbrıs sorunu çözüme
doğru evrilir mi?

Cenevre’den büyük oranda bir uzlaşı çıkar mı?

Böyle bir ihtimal var mı?

Elbette var.

Ve/fakat bu ihtimalin gerçekleşmesi çok çok zor!

Neden?

Çünkü devam sürecin içerisinde tarafları böyle bir ihtimale taşıyacak çok gelişmeler yok denecek kadar az.

Toprak konusu halen sürüncemede, mülkiyette sıkıntıların aşılabileceği detaylar üzerinde uzman ekipler çalışıyor. Bu nokta da ciddi bir finansman gerekeceği de zaten sır değil, IMF ve Dünya Bankası uzmanları ile bu maliyetin alınacak borç karşılığı sağlanabileceği yöntem hakkında görüşülüyor.
Lakin şu ana kadar bu konuda da netleşmiş bir şey yok.

Güç paylaşımında ve karar otoritesi mevzusunda görüş ayrılıkları var.
Dönüşümlü başkanlık mevzusunda henüz net bir uzlaşı sağlanmış değil.
Güvenlik ve garantiler konusunda tarafların farklı görüşleri ve yaklaşımları var.
Ekonomik konular da belli bir yakınlaşma sağlandı.

Tabi ki sıkıntılı olan bu başlıkların da kendi içinde ayrıldığı onlarca maddesi var.
Şimdi bütün bunlar da,12’sine kadar olumlu bir ivme yakalanmadığı takdirde konu uluslararası konferansa da olumsuz yansıyacak.

Ve haliyle burada da süreci olumlu etkileyecek bir kararın üretilmesi pek mümkün olmayacak.

Hoş garantörlerin de kendi aralarında çok da ciddi bir hazırlıkları olmadığı anlaşılıyor bazı kilit konularda.

Bu kilit konuların başında da tabi ki garantörler ile doğrudan ilintili konular geliyor.
Garantörlük ise sürecin en önemli fikir ayrılığını oluşturuyor.

Sıkıntının tabi ki bu kadarla da sınırlı olmadığı anlaşılıyor.

Türkiye’nin AB içerisinde tıkanan başlıkları, Yunanistan’ın ekonomik krizden çıkabilmesi adına AB içerisinde hazırlanan katı uygulamaların belki biraz esnetilmesi.
Kıbrıs’ta ki gaz yataklarının su yüzüne çıkartılması, sevkiyatı gibi konularda yapılabilecek iş birliklerinin düzeyi.

Denizcilik sektöründe işbirliği olanakları.

Ege’de adaların ve hava koridorunun durumu.

İngiltere’nin AB’den ayrıldıktan sonra ki pozisyonunda Türkiye ile olan ilişkilerin nasıl ele alınacağı vs vs..

Bütün bunların çoklu zirvede Kıbrıs sorununun dışında masada olacağı ihtimali oldukça yüksek.

Yani anlayacağımız şu ki özet olarak, yarım asırdır devam eden ve özünde Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler arasında gösterilen Kıbrıs sorunu aslında dış dinamiklere de bağımlı bir sorundur.

Bu sorun sadece Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar arasında çözülebilecek bir sorun
değildir. Ve tarihte de hiç bir zaman olmamıştır.

Ve şimdi dönelim başa.

Cenevre’de bir sürpriz olur mu?

Oradan büyük oranda bir uzlaşı çıkar mı?

Yukarıda da belirttiğim gibi elbette sürpriz çıkabilir.

Ve/ fakat bu çok az bir olasılık.

Lakin ihtimaller arasında.

Peki ne çıkar Cenevre’den diye bir soru sorarsak.

Önce elimizde ne var ona bakalım.

Bir taraftan Yunanistan garantilerin tamamen kaldırılmasını talep ediyor. Türkiye aynen devamından yana bir duruş sergiliyor.. Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar da bunun üzerinde belli değişiklikler olabilir kanısındalar..

Bu örtüşmeyen durumun yanında, ek olarak kararlara etkin katılım ilkesi, dönüşümlü başkanlık, mülkiyet kriterleri ve harita gibi açık konular bulunuyor..

Tüm bunların bir arada yürütülmesi tek oturumda mümkün olmayacak gibi görünüyor. Dahası Kıbrıs toplumlarının ikisinin anlaşamadığı bu kadar konunun garantörlerin olduğu zirvede tartışılacak olması doğal olarak garantörlerin görevlerinin devam etmesi için uygun zemin yaratacak.

Başka bir deyişle, al ver beşli zirveye kalırsa, garanti sisteminin devamlılığı için de uygun zemin olmuş olacak.

Bu noktadan baktığımızda al ver sürecinin gecikmesi sadece mevcut süreci değil bundan sonraki süreci de etkileyecek. Başka bir deyişle garantörlerin kendi haklarını Kıbrıs üzerinde talep edebilmeleri için uygun ortam oluşacak.
İşte bütün bu gelişmelere de baktığımız zaman Cenevre’de yeni bir takvimlendirmenin ortaya çıkma olasılığı oldukça yüksek.


Bu haber 279 defa okunmuştur

:

:

:

: