Erdoğan’ın mesajı yerine ulaştı

Cenevre zirvesinin hemen ertesinde dün İstanbul’da son durumu değerlendiren Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs müzakerelerinin hangi çerçevede yürütüleceğini kalın çizgilerle belirledi.
Cenevre zirvesinin hemen ertesinde dün İstanbul’da son durumu değerlendiren Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs müzakerelerinin hangi çerçevede yürütüleceğini kalın çizgilerle belirledi.
“Biz bunları kendilerine açık ve net söyledik. Bir defa garantiler noktasında, güvenlik noktasında Türkiye'nin olmadığı bir garantörlüğü asla beklemeyin. Biz ilanihaye oradayız' diyen Erdoğan, çözüm isteyen herkesin bu ön kabulle masaya gelmesini istedi.
Haritalar konusuna da değinen Erdoğan, Karpaz’ın asla Rumlara bırakılamayacağını, şu an kapalı olan Maraş’ın Rumların yerleşimine açılarak, Güzelyurt-Erenköy arasındaki bölgenin KKTC’ye kalabileceğini söyledi.
Annan Planı’nda şöyleydi, böyleydi sözlerine de set çeken Türkiye Cumhurbaşkanı, o sürecin yeni müzakere sürecinde gündeme getirilemeyeceğini kaydetti. Rumların önerdiği “dört dönem biz, bir dönem siz başkanlık yapın” önerisine ise “Asla olmaz, adil olan 1’e 2’dir” yanıtını veren Erdoğan, Ankara’nın duruşunu dosta düşmana ilan etti.
Nitekim Cenevre müzakereleri de Erdoğan’ın çizdiği bu perspektifte yürütüldü. Zira Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Rum tarafının ve Atina’nın gündeme getirmek istemesine rağmen güvenlik ve garantilerin kaldırılmasıyla ilgili masada konuşma bile yapmadıklarını, bu konuyu asla pazarlık etmediklerini açık açık ifade etti.
Erdoğan’ın “Türk askeri ilanihaye orada kalacak” sözüne dönecek olursak, önce Türk askerinin adaya niçin ve hangi şartlar altında geldiğine, Kıbrıs Türk halkı için ne anlam ifade ettiğine bakmak lazım.
Türk askenin buradaki varlığı, Kıbrıs Türkü’nün geceleri yastığa başını rahat rahat koyup uyuması için en büyük güvence değil mi?
Son kamuoyu araştırmalarında Türk askerinin burada kalması yönündeki görüş yüzde 90’lara ulaşmıyor mu? Türkiye’nin garantörlüğünü olmazsa olmaz görenlerin oranı yüzde 88’i geçmiyor mu?
Tüm bunların ışığında Kıbrıs Türkü’nün bu taleplerini Erdoğan’ın görmemesi zaten beklenemez.
Türkiye’nin garantörlüğü sadece Ankara’nın değil, önce Kıbrıs Türkü’nün olmazsa olmazıdır.
Şüphesiz hem Güney, hem de Atina, Erdoğan’ın mesajlarını Çavuşoğlu’nun ağzından Cenevre’de en güçlü şekilde duydu.
Çözüm olmazsa Kıbrıs Türkü’nün yoluna devam edeceğini anladılar.
18 Ocak’ta görüşmeler teknik uzmanlar düzeyinde devam edecek. Görünen o ki Kıbrıs müzakereleri bambaşka bir düzlemde ilerleyecek. Ama bu kez sonsuza kadar süren görüşmelerden ziyade, herkesin kararını kısa süre içinde vermek zorunda olduğu bir döneme girilecek. O dönem çok da uzak değil, Kıbrıs meselesi bir 50 yıl daha beklemeyecek…


Bu haber 738 defa okunmuştur

:

:

:

: