İyi politikacı halkına ne söyler?

Cenevre müzakerelerinde ortaya çıkan gerçek bize gösterdi ki iki tarafta da siyasetçilere önemli görevler düşüyor.
Cenevre müzakerelerinde ortaya çıkan gerçek bize gösterdi ki iki tarafta da siyasetçilere önemli görevler düşüyor.
Nedir bu görevler?
Bu soruya cevap vermeden önce şu sorunun cevabını aramalıyız
İyi siyasetçi kimdir?
İyi siyasetçi, toplumunun geleceği için halka gerçekleri mi söyler, yoksa duymak istediklerini mi söyler?
Duymak istediklerini söylerse, Rumların 50 yıldır var olan söylemiyle bunları zaten ezber ettik. “Türkler işgalcidir, adadan gitmelidir”, “Helenizm eninde sonunda Kıbrıs’a egemen olacak”, “Barbar Türkler” vs…
Bu söylemlerinin geçerliliği olmadığını yıllar içinde tecrübe ettiler. Kıbrıs Türkü’nü bu söylemlerle vatanlarından koparma şansları da yoktur…
Bunu aradan geçen bunca yıldan sonra Cenevre müzakereleriyle yeni yeni anlamaya başladıklarına şahit oluyoruz…
Peki aynı soruyu diğer taraftan soracak olursak, iyi siyasetçi gerçekleri söylemeli ise neyi anlatmalı halkına?
Güney’deki siyasetçiler işe önce her Rum’un aklına şu gerçekleri kazıyarak başlamalı:
“Biz Kıbrıslı Türkler ve Rumlar, bu adada eşit iki toplum olarak, barış içinde, birbirimizin hakkına hukukuna riayet ederek bir arada yaşamaya mecburuz...
Bugüne kadar Avrupa’yı kandırdık, 2004’te AB’ye girdik. Çözüm isteyen tarafın biz olduğunu iddia ederek dünyayı kandırdık…
IMF’yi, Dünya Bankası’nı kandırdık, bol para aldık...
Ama artık bu yalanların sonuna geldik…
Şu an söylediğimiz yalanlarla sadece kendimizi kandırıyoruz…
Tek bir şansımız var bu doğal gazı satmak…
Bu gazı satmak için de çözüme mecburuz…
Yoksa aldığımız borcun faizini bile ödeyemeyecek durumdayız…
Bu son şansımız…
Türkler bu şekilde dünya tarafından tanınmaya kadar gidecekler...
Dünya da artık bizden bıkıp usandı…
Türkler tanınırsa en çok biz zarar göreceğiz…
Ondan sonra bizimle masaya bile oturmak istemeyecekler…
Bizim anavatanımız ancak kendini kurtarabilir…
Ona göre aklımızı başımıza devşirelim…
Müzakerelerde olmaz isteklerde bulunmaktan vazgeçelim…”
İşte Rum siyasetçilerin halkına anlatmak zorunda oldukları gerçekler bunlar.
Bu gerçekler belki kısa vadede bir politikacıya bir seçim kaybettirebilir ama uzun vadede geleceği gören liderler olarak ülkelerinin tarihine altın harflerle isimleri yazılır.
Çünkü tarih, sadece halkın duymak istediklerini değil, gerçekleri söyleyen liderlerin unutulmaz olduğuna şahitlik etmiştir…
Nitekim Güney’deki gazeteler dün, borcun nasıl gırtlağa dayandığını, “2016 yılının dördüncü çeyreğinde kamu borcu Gayri Safi Milli Hasıla’nın yüzde 109’una geldi” haberleriyle veriyordu.
Bu ekonomik tablo daha fazla devam ettirilemez. Çözüm ve onun getireceği ticaret tek kurtuluş yolu. Bunu gören Rum siyasetçilerin Cenevre ruhunu zehirlemeden, ellerini taşın altına koyma zamanı geldi. Yarın çok geç olabilir…
Bu haber 236 defa okunmuştur

:

:

:

: