Türkiye’nin çözüm vizyonu devam ediyor

TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kıbrıs konusunda söyledikleri Türkiye’nin olası bir çözüme verdiği desteğin teyiti niteliğindeydi.
TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kıbrıs konusunda söyledikleri Türkiye’nin olası bir çözüme verdiği desteğin teyiti niteliğindeydi.
Kısaca ne demişti Sayın Erdoğan, önce onu bir hatırlayalım; özetle, Garantörlük kesin kes devam edecek. Adada 650 Türk, 950 Yunan askeri konuşlanabilecek ya da belirlenecek ve üzerinde uzlaşı sağlanacak miktar ne ise o uygulanacak. Maraş’a karşılık Güzelyurt Erenköy yolu birleştirilecek. Başkanlık 2 dönem Rumlar’da olacak, 1 dönem de Türkler’de..
Sayın Erdoğan’ın ifade ettikleri Türkiye’nin Kıbrıs’ta öngördüğü çözümün omurgasını oluşturuyor.
Dolayısı ile Türk tarafının tezi bunun üzerinden algılanabilir, tartışılabilir.
Zira uzun bir aradan sonra Garantörler Kıbrıs için masadadırlar ve pazarlık için diplomasi yürütüyorlar.
Dolayısı ile bugün TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ifade ettikleri ile Türkiye’nin Kıbrıs politikasında hassas olduğu konuları çok anlaşılır bir şekilde ortaya koyuyor.
Ve Türkiye Kıbrıs’ta olası bir antlaşmaya samimice destek veren bir ülke olduğunu bütün kapıları kapayarak değil, alternatifler sunarak destek vermeye çalışıyor.
Elbette ada gerçekleri doğrultusunda bu desteğini de teyit ediyor.
İşte o gerçeklerin bir tanesi de Kıbrıslı Türkler için Türkiye’nin Güvenlik ve Garantörlük mevzusunda ki bakışıdır.
Bu bakış çoğunlukla Kıbrıslı Türklerin desteğini alan bir bakıştır.
Dolayısı ile Güvenlik ve Garantiler ve dahi Toprak konuları Kıbrıslı Türklerin tartışmasız iradesidir.
Ha elbette bir tarafın güvenlik endişeleri, diğer tarafın endişe duymasını gerektirmeyecek şekilde olmalıdır.
Ve bu konuda tarafların görüş birliği vardır.
Nitekim bu hususta alternatifler üzerinde çalışılıyor.
Malum ki mevcut garantörlük ve/veyahut esasını sulandırmadan günün şartlarına göre düzenlenecek sistemin devamında Türkiye adada yalnız bulunmayacak.
Burada o maksat için Yunanistan’da olacak.
Haliyle Birleşik Krallık’ta..
Hoş zaten malumunuz olduğu üzere Birleşik Krallık hiç bir koşulda adada ki üslerinden vazgeçmek niyetinde değil.
Şimdi ortada böyle de bir realite söz konu iken Türkiye adadan tek taraflı neden ayrılsın.
Üstelik adada bir denge unsuru iken.
Kaldı ki, Türkiye ortaya seçenekler koyuyor, adada kalacak makul bir asker sayısı olduğunu ifade ediyor, oranlar veriyor.
Bunu da yaparken önüne uluslararası anlaşmaları koyuyor.
Buradan da anlaşılacağı gibi Kıbrıs’ta kimse kafasına göre asker sayısı belirlemeyecek, adada kalacak asker miktarı uluslararası antlaşmalar ile belirlenecek.
Ve gelelim Güzelyurt -Erenköy güzergahının bir yolla birleştirilmesi ve Türk Kurucu Devleti Yönetiminin kontrolü altına girmesine karşı açık/kapalı Maraş’ın Rum Kurucu Devletinin kontrolüne bırakılması mevzusuna.
Bu da Türkiye’nin en üst düzeyde seslendirdiği bir konu.
Ve tabi ki bu baz alınarak üzerinde çalışılabilir.
Sonuç olarak bu çözümün en etkili dinamiklerinden birisi olarak Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı böyle bir yol haritası ortaya koyuyorsa, bunun çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Çünkü bu tarihi fırsatın aynı dinamiklerle bir daha ortaya çıkması mümkün olmayabilir.
Zira Kıbrıs sorunu ötelendiği her gün başka başka farklı sorunları da sarmalına alacaktır.
Ve bugün ortada duran sorunlara yeni yeni sorunlar eklenecektir…
Bu haber 171 defa okunmuştur

:

:

:

: