Denetleyebilirim ama denetlemiyorum

Enteresan bir başlık oldu. Denetleyebilirim ama bilerek ve isteyerek bunu yapmıyorum. Yasalara uyabilirim, ama eğer uyarsam kaos çıkar.
Enteresan bir başlık oldu.
Denetleyebilirim ama bilerek ve isteyerek bunu yapmıyorum.
Yasalara uyabilirim, ama eğer uyarsam kaos çıkar.
Böyle de absürt bir yaklaşım var.
Sayın Bakan inşaatlar da kapsamlı bir denetleme yapsak iş sağlığı ve güvenliği hususunda bütün inşaatları durdurmamız gerekecek diyor.
Yani bu ne demek?
Böyle bir denetimden bu ülkede geçebilecek inşaat şirketi bulamazsınız demek.
Başka ne demek?
Bakanlık olarak böyle bir yükümlülüğümüz var ama biz bilerek ve isteyerek bu yükümlülüğümüzü yerine getirmiyoruz demek.
Peki ne olacak böyle?
Bu anlayışla pek bir şey olacağı yok.
İnşaatlar hatır gönül işleriyle hem güvenlikten yoksun hem sıhhi olmayan koşullarda faaliyetlerini sürdürmeye devam edecekler.
Bu olumsuzluklardan mütevellit mağdur olanlar ve zarar görenler ve/veyahut görecek olanlarda bu koşullarda oralarda çalışmaya devam edecekler.
Kısacası herkes Allah’a emanet.
Sayın Bakan ve/veyahut Bakanlar da seyretmeye.
Bir başka Bakanımız mahkeme kararına rağmen hekimlerin ikinci iş yasağını görmezden geliyor ve diyor ki, eğer bunu uygulamaya kalkarsak sağlıkta kaos yaşanır.
Peki, bu ne demek?
Şu demek; hukuk bize lazım değil, mahkeme kararı falan bunları boş verin, bırakın hekimlere dokunmayın ikinci işlerini rahatça icra etsinler, sağlıkta bir kaos ortamına sebebiyet vermeyelim.
Yani?
Yanisi hekimler ikinci iş yapmaya devam etsinler.
Bakanlık da seyretmeye, yükümlülüklerini yerine getirmemeye devam etsin.
Bu nasıl iştir diye kendi kendinize sorduğunuzu duyar gibi oldum?
Çünkü aynı soruyu ben de kendime sordum.
Sahi bunlar nasıl işler böyle?
Bakanlar bile bile hukuksuzluklara göz yummayı seçiyorlar.
Yükümlülüklerini yerine getirmek yerine.
Peki madem yükümlülüklerini yerine getirmeyecekler o makamlar da ne işleri var?
Öyle ya sorumluluk onların omuzlarında.
İcranın başı onlar.
Ülkeyi yönetenler de onlar.
Burada herkes üzerine düşen sorumluluğu almayacaksa makamların niteliği ne işe yarayacak?
Üstelik her iki durumda da kamu yararı göz ardı ediliyor ve zümresel bir korumacılık sağlanıyor.
Bakanın biri eğer denetlersem bu denetimi geçen olmaz diyor.
Diğer bir Bakan ise, mahkemece getirilen yasağa rağmen hekimlerin ikinci iş yapması yasal olarak da doğru bulunmazken, bu kararı uygularsam eğer kaos çıkar diyor.
Peki ya hukuk devleti?
Yasalar falan.
Her yurttaşın yasalar nezdindeki eşitliği..
Bunlar ne olacak?
Bunları ne yapacağız?
Nereye koyacağız?
Çuvala koyup denize mi atalım?
Hukuk arayanı soğuk su içmeye mi yollayalım?
Biliyorum ama yapmıyorum.
Biliyorum ama yapmak istemiyorum.
Bu mudur yani?
Görünüşe bakılırsa bu.
Bakanlar böyle ifade ediyorlar içinde bulundukları durumu.
Benden bugünlük de bu kadar.
Gerisini siz değerli okurların takdirine bırakıyorum.



Bu haber 147 defa okunmuştur

:

:

:

: