Ve Trump paldır küldür kararlar alıyor

Takip etmiş olanlarımız olmuştur ama takip edemeyen okuyucularımız için konuyu bir özetleyelim önce.

Malum ABD Başkanı Donald Trump, Suriyeli mültecilerin ABD'ye gelişini askıya almış ardından da Irak, İran, Suriye, Sudan, Libya, Somali ve Yemen vatandaşlarının ABD’ye girmelerini 90 gün boyunca yasaklamıştı.
Hoş seçim kampanyası boyunca Ortadoğu ülkelerine vize yasağı getirilmesini savunan Başkan Donald Trump, göreve geldiği ilk hafta, bazı Ortadoğu ve Afrika ülkelerine vize yasağı getirmek süreti ile işe başladı.
Peki böyle bir yetkisi var mı Trump’ın?
Evet var.
ABD Başkanı olarak böyle bir yetkiye sahip.
Şöyle ki; yönetimin kamuoyunun çıkarına uygun olduğuna kanaat getirmesi halinde, başkanın mültecilerin kabulüne ve belirli ülke vatandaşlarına verilecek vizelere sınırlama getirme yetkisi bulunuyor.
Trump da yasal dayanağını bunun üzerine kurguladı ve ulusal güvenlik risk altında diyerek böyle bir kararnameye imza attı.
Hoş zaten Trump, seçim kampanyası sırasında Müslümanların ABD’ye girişini engelleyeceğini ve ABD’deki Müslümanların kayıt altına alınacağını söylemişti.
Son olarak ABD'de bir federal mahkeme 7 Müslüman ülkenin vatandaşlarının ülkeye girişini yasaklayan başkanlık kararnamesini geçici süreyle askıya alarak, havalimanlarında gözaltına alınanların sınır dışı edilmemesine karar vermişti.
New York federal mahkemede görülen duruşmada, Federal Hakim Ann Donnelly, sınır dışı kararının 'onarılmaz bir zarara' neden olabileceği gerekçesiyle ABD'ye girişlerine sınırlama getirilen ülkelerin vatandaşlarının geçici olarak ABD'de kalması yönünde karar almıştı.
Yani anlayacağınız ABD Başkanı Donald Trupm yetkisini kullanırken kırdı geçirdi.
Trump'ın 7 Müslüman ülke yasağı kaos yarattı.
Ortam gerildi.
Bağımsız Federal Mahkeme Trump’a rağmen dur dedi.
Demokrasi lafla değil, icraatla kendini hissettirdi.
Her dinden, ırktan halk havalimanlarına yürüdü.2 Saatte 3 Bin avukat yardıma koştu ve mahkeme Trump'ı durdurdu!
Birleşik Krallıkta ise Trump’ın bu kararına karşı tepki anında geldi.
Trump’ın ülkeye resmi ziyarette bulunmasının yasaklanmasına ilişkin kampanya başlatıldı.
Bu kampanya çerçevesinde yaklaşık bir saat içerisinde 80 bin imza toplandı.
İngiltere’de bu imza kampanyasının büyük rağbet gördüğü haberleri geliyor.
Tabi toplanan 80 bin imza konunun parlamento da tartışılmasını sağlayacak.
Hatta bunu garanti etmiş durumda İngiliz kamuoyu.
Ve bir başka Avrupa ülkesi Almanya’dan da en üst düzeyde tepki geldi 7 Müslüman ülke vatandaşlarına ABD Başkanı Donald Trump tarafından getirilen seyahat yasaklamasına.
İngiltere Başbakanı Theresa May'in ofisinden yapılan açıklamada ise İngiliz liderin Trump'ın kararına 'katılmadığı' ve bu yasağın İngiliz vatandaşlarını etkilemesi takdirinde karara karşı çıkılacağı belirtildi.
Ancak May'in açıklaması, kararı kınamak yerine ABD'nin kendi politikalarına karar verme hakkı olduğunu belirtmesi yüzünden tepki çekti.
Kanada Başbakanı Justin Trudeau ise Müslümanların çoğunlukta yaşadığı yedi ülkeye ABD'nin getirdiği geçici giriş yasağına sosyal medyada karşı çıktı.
Trudeau, attığı tweetlerde 'Kanada'ya Hoşgeldiniz' etiketini kullanarak, 'Kanadalılar, inancınıza bakmaksızın zulümden, terörden ve savaştan kaçan sizleri hoş karşılayacaktır. Çeşitlilik gücümüzdür “Kanadaya Hoşgeldiniz” ifadesini kullandı
Almanya Başbakanı Angela Merkel de açık bir ifade ile bunu doğru bulmadığını söyledi.
Avrupa’dan ve dünyanın çeşitli coğrafyalarından arka arkaya ABD Başkanı Trump’ın bu kararına karşı tepkili açıklamalar gelirken, islam ülkelerinde şaşkınlık hakim.
Velhasıl konuya nereden bakarsak bakalım. Trump'ın 7 ülke vatandaşları için aldığı ABD'ye giriş yasağı kararı ilkel ve insanlık değerleri ile bağdaşmayan bir karardı.
Hoş Trump bu kararı alırken bunu, ABD kamuoyunun çoğunlukla desteklediği bir karar olarak görülmesi gerektiğini belirtmesi de tabi ki çok tartışılabilir.
Lakin hukuk buna müsade etmedi.
ABD'de hukukun üstünlüğü kendini yasalarla hissettirdi.
Yeni Başkan Trump’ın Müslüman mültecileri sınır dışı etme kararını bir hakim, evet tek başına bir hakim durdurdu.
Demokrasi dediğimiz özgürlükler yelpazesi böyle bir şey işte.
Eğer ki o yalpalamadan işliyorsa hukukun üstünlüğü de elbette mümkün olur.

Bu haber 165 defa okunmuştur

:

:

:

: