Bu nokta da bireysel tedbirler şart..

Marketten bir ürün alırsınız, yerli yabancı hiç fark etmez ödediğiniz tutar dövize göre belirlenen tutardır.
Marketten bir ürün alırsınız, yerli yabancı hiç fark etmez ödediğiniz tutar dövize göre belirlenen tutardır.
Kaldı ki otomobil, ev, arsa, vs. gibi malları alırken de döviz üzerinden alıyoruz.
Ve daha bir çok gideri döviz endeksli yapıyoruz ülkede.
Peki, döviz karşılığı mı ücret alıyoruz?
Hayır.
En azından çoğunluk olarak böyle bir ayrıcalığımız yok.
Hal böyle olunca da TL üzerinden maaşlar ödeniyor, lakin nerede ise bütün ihtiyaçlarımızı döviz endeksli almak zorunda kalıyoruz.
Yediğimiz ekmeğin bile bu şekilde dövize dayanan malzeme parası üzerinden hesaplandığını sakın göz ardı etmeyin.
Hatta devlete ödemek zorunda olduğumuz mükellefiyetlerimiz arasında olan harçların aynı şekilde döviz üzerinden hesaplandığı biliniyor.
Eğitim sektöründe de durum aynı.
Bir çok özel eğitim kurumu okul harçlarını döviz üzerinden tahsil edebiliyor, TL’nin para birimi olduğu bu coğrafyada.
Bankalar TL kazancı olan bir bireye kendi arzusu doğrultusunda kredi talebi olması halinde yine o bireyin isteği doğrultusunda TL ve/veyahut döviz olarak borçlanma seçeneği sunuyorlar..
Tabi burada dikkat etmesi gereken bankalar değil.
Bu tamamen kişisel bir tercihin yanlış veyahut doğruluğu ile alakalıdır.
Dolayısı ile bağımlı bir ekonomide, bağımlı bir para birimini kullanıyorsanız eğer devlet olarak da dövizin iniş çıkışlarına bağlı olarak etkilenen ekonomiyi kontrol edemezsiniz.
Zira bu bağlamda yapabilecekleriniz çok sınırlıdır.
Ve/fakat buna rağmen o sınırlı sayıda yapabileceklerinizi de yapamazsanız işte o zaman toplumunuzu olması gerekenden çok daha kötü koşullarla baş başa bırakırsınız.
Nitekim o yöne doğru bir gidiş var.
Hali hazırda mahkemelerde görülen alacak-verecek davalarına bakmak, ya da bankaların batık kredi oranlarına göz atmak insanların alım gücünü gözlemlemek sanırım bu nokta da ciddi emsaller oluşturmaktadır.
Evet devlet üzerine düşeni yapmalıdır.
En azından yapabileceklerini hayata geçirebilmelidir.
Bankalar kredi verirken döviz kazancı olmayan bir işletme ve/veyahut bireye dövizle borçlanma seçeneği sunarken yüzlerce kez düşünmelidir.
Aynı şekilde TL geliri olan bir bireyin gidip de bankalardan döviz cinsinden kredi talep etmesinin akıllıca bir tercih olmayacağının farkında olması gerekmektedir.
Bu çok riskli bir tercihtir.
Ve akıl işi değildir.
Devlet bu yönde bankalar üzerinde bir denetim mekanizması geliştirebilir mi?
Belki.
Bankaların TL geliri olan ve hiç bir şekilde döviz geliri olmayan müşterilerine dövizle kredi vermesinin önüne geçilebilir mi?
Bence geçilebilmeli.
Bu bireyin tercihine kalmamalı eğer TL kazanıp döviz cinsinden borçlanmaya yelteniyorsa.
Devlet gıda tüketimi başta olmak üzere, temel ihtiyaçların ve diğer unsurların da dövize bağımlı olsun olmasın işi fırsatçılığa döküp haksız kazanç elde etmeye çalışanlar üzerinde de denetim mekanizmaları oluşturması gerekir böyle durumlarda.
Kısacası devletin oluşturacağı denetim ağı çok önemli bir işlevi yerine getirebilir bu noktada..
Hoş şu ana kadar böyle bir çabayı görmüş değiliz.
Ekonomi Bakanımız TL’ye güvenmeye devam etmeliyiz dedi demesine ama altını doldurmadı.
Başbakan Yardımcımız ve Maliye Bakanımız ise döviz bu şekilde yükselmeye devam ederse bazı tedbirler almamız gerekecek demekle yetindi.
Bu açıklamalar öylesine söylenmiş şeylerin ötesine geçmedi maalesef.
Ha geçer mi?
Bunu yaşayarak göreceğiz.
Lakin bu durumdan mütevellit bir krize doğru gittiğimizi söylersek sanırım bu yanlış bir öngörü olmaz.
Dövizin bizim dışımızda gelişen bir takım hadiselerden dolayı yükselmesi ve TL karşısında değer kazanmasının elbette olumsuz sonuçları ile karşı karşıya kalacağız.
Ve evet devletin sınırlı da olsa, bu durumda alabileceği tedbirleri almasının yanı sıra bireysel olarak da esas tedbirleri alması gereken bizleriz.
Hani hep derler ya ayağınızı yorganınıza göre uzatın diye.
İşte durum tam da budur.
Aksi bunun olumsuz sonuçları ile olabilecek en ağır bedelleri ödemeye mecbur kalacağız.
Bu nokta da doğru olan ise herkesin bireysel olarak kendi tedbirlerini almasıdır.

Bu haber 138 defa okunmuştur

:

:

:

: