Hayal etmek de güzel ama..

İngiltere Yüksek Mahkemesi önce ki gün bir görüş bildirdi.
Ya da ona karara vardı diyelim.
Ve dedi ki; İngiltere’nin suçluların iadesi için Kuzey Kıbrıs makamları ile temas kurmasının yasal olarak herhangi bir sakıncası yoktur.
Bu tabi ki önemli bir karardır.
Ve/fakat bu durum bazı kesimlerin beklentisi olan arzu ve/veyahut temenni sınırlarını zorlayan acaba bu karardan sonra İngiltere Kuzey Kıbrıs’ı da tanır mı öngörüsü.
Ya da bu karar İngiltere’nin Kuzey Kıbrıs’ı tanımasının yolunu da açar mı beklentisi gerçekçi mi?
Bana göre değil.
Ancak bu nokta da yapılabilecek bir iş birliğinin ortaya çıkaracağı fırsatlar önemli.
Zira gerek İngiltere’de suç işlemiş, ya da herhangi bir suça karışmış olup, Kuzey Kıbrıs’a kaçanlar olduğu gibi, Kuzey Kıbrıs’tan da suç işlemiş olup, ya da herhangi bir suça karışmış olup İngiltere’ye kaçanlar da olmuştur.
Bu açıdan iki ülke arasında adli yardımlaşmanın iş birliği kapsamında geliştirilmesi son derece önemli bir konu.
Lakin bunun ötesi olabileceği konusuna pek ihtimal vermiyorum.
Yani bu durumun İngiltere’nin Kuzey Kıbrıs’ı tanımasının da yolunu açabileceği iyimserliğine katılmıyorum.
Hoş arzu etmediğimden değil.
Realitelerden!
Neden?
Bugün İngiltere’nin Kuzey Kıbrıs’ta resmi temsilciliği yok mu?
Var.
Hem de Lefkoşa’nın göbeğinde.
İngiliz bürokratlar burada görev yapıyorlar yıllardır.
Peki onun ötesine geçebildiler mi?
Hayır.
Orada resmi olarak durdular, ama KKTC’yi tanıma gibi bir yola girmediler.
Bir başka örnek.
Avrupa ve gıyabında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ( AİHM) Kuzey Kıbrıs’ta Mal Tazmin Komisyonunun işlevini tanıdı mı?
Evet tanıdı.
İş birliği yapt mı?
Evet yaptı.
Peki onun ötesine geçilebildi mi?
Hayır.
Onlar da orada durdu.
Kısacası demem o ki İngiltere’nin Kuzey Kıbrıs ile her zaman bir teması olmuştur.
Bu yeni bir durum değildir.
Ve/ fakat maalesef bunun ilerisine geçilememiştir.
Peki neden geçilememiştir?
Uluslararası antlaşmaların bağlayıcılığından.
BM kararlarından vs.
Kısacası evrensel hukukun parametrelerinden.
Dolayısı ile acaba şu da arkasından gelir mi?
Bu da olur mu?
Temennileri şu an için ve çok yakın bir gelecekte de mümkün görünmüyor.
Bu sadece 50 yıldır duyduğumuz kulağa hoş bir seda bırakan hayalcilikten öteye gidemedi.
Keşke gidebilseydi.
Keşke tanınmış bir ülkenin fertleri olarak anılabilseydik.
Ama yok öyle bir dünya maalesef.
Bu haber 178 defa okunmuştur

:

:

:

: