Rum liderin anlayamadığı

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, Türkiye’de anayasa değişikliği için gerçekleştirilecek referanduma kadar Kıbrıs müzakerelerinin “canlı tutulması gerektiğini” söyledi.
Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, Türkiye’de anayasa değişikliği için gerçekleştirilecek referanduma kadar Kıbrıs müzakerelerinin “canlı tutulması gerektiğini” söyledi.
Türk hükümetinin, referandum sebebiyle gerekli kararları alamadığını öne süren Rum lider, bu sorun aşıldığında gerçek niyetlerin ortaya çıkacağını ifade etti.
Nereden bakarsanız bakın, sakat, gerçekçi olmayan, Türkiye’yi, Ankara’yı, Kıbrıs mücadelesini anlayamayan bir yaklaşım bu.
Rum lider Türkiye’nin siyasetini yeteri kadar kavrayabilseydi Kıbrıs meselesinin milli bir mesele olduğunu, partilere, seçimlere, dönemlere göre değişmediğini, partiler üstü devlet meselesi olarak Kıbrıs politikalarının şekillendiğini anlardı.
Bunca yıl politikanın içinde olan Anastasiadis’in “Ankara referandum bahanesine sığınıyor” yaklaşımı bu yüzden gerçekçi değil,
Güney’de seçimden seçime müzakerelerle ilgili tutumun değiştiğini, seçim öncesi barıştan söz eden liderlerin seçime yaklaştıkça şahinleştiğine şahit oluyoruz.
Dolayısıyla bu Rum liderin yabancı olduğu bir konu değil.
Ama Kıbrıs davası her Türk için belki de üzerinde uzlaşma sağlanmış çok az olan konulardan biridir. Adeta birleştirici bir meseledir.
Nitekim tarih boyunca da böyle olmuştur.
Kıbrıs Barış Harekatı’nın yaşandığı 1974 yılında şimdi hepsini rahmetle andığımız Bülent Ecevit, Süleyman Demirel, Alparslan Türkeş ve Necmettin Erbakan, iç siyasette birbirlerini kıyasıya eleştirirken, Kıbrıs meselesinde nasıl tek vücut olduklarına, yaşları 50’nin üzerinde olanlar bizzat şahit olmuştur.
Rum liderin endişesi boşunadır.
Türkiye’de bir çok tartışma olabilir ama yüzde 90’ın üzerinde halkın birleştiği tek konu Kıbrıs meselesidir. Kıbrıs Türkü’nün güvenliğidir.
74 öncesi acıların bir daha yaşanmaması için Türkiye’nin Kıbrıs’ta garantör olarak sonuna kadar kalmasına verilen destektir.
Kişi kendisi nasılsa başkasını da öyle bilirmiş.
Cumhurbaşkanı Akıncı, müzakere sürecinin 2016’da bitmesini istemiş, 2017’nin ikinci yarısına sarkması durumunda, Güney’in 2018’deki seçimlerin havasına gireceği için işlerin zorlaşacağını söylemişti.
Sayın Akıncı’nın ne kadar haklı olduğunun ipuçlarını, Güney’in iç siyasetinden yükselmeye başlayan seslerden görüyoruz.
Bu bağlamda Rum liderin Türkiye’deki referandumu bir kenara bırakıp, Güney’de yükselmeye başlayan seçim atmosferini kontrol altında tutmasında fayda var.
Yoksa Kıbrıs’ta çözüm umutları, bu bahar da yaz gelmeden solacak...
Bu haber 207 defa okunmuştur

:

:

:

: