Liderler konferansın devam edeceği güne kadar başlık kapatabilirler mi?

Kıbrıs’ta geride bıraktığımız hafta yapılan liderler görüşmesinde varılan karar adada bir nebze umutları ayakta tutmaya yetti yetmesine ama sürecin liderler düzeyinde devam etmesine rağmen özellikle Rum tarafında sonrası yapılan açıklamalar bu işin yine bilinmeyene doğru yol alacağı kanaatini güçlendiriyor.
Kıbrıs’ta geride bıraktığımız hafta yapılan liderler görüşmesinde varılan karar adada bir nebze umutları ayakta tutmaya yetti yetmesine ama sürecin liderler düzeyinde devam etmesine rağmen özellikle Rum tarafında sonrası yapılan açıklamalar bu işin yine bilinmeyene doğru yol alacağı kanaatini güçlendiriyor.
Nitekim o görüşmede taraflar Cenevre’de uluslararası konferansın devam etmesi yönünde BM’ler nezdinde hazırlıkların tamamlanmasını talep ettiler.
Bununla birlikte konferansa kaldığı yerden devam edilecek.
Peki, ama o günden bu yana ne değişti?
Öyle ya taraflar arasında şu ana kadar farklılıklar giderilemedi.
Görüş ayrılıkları en katı şekilde devam ediyor.
O halde buna rağmen liderler BM’den neden konferansın devam etmesi için hazırlık talep ettiler?
Üstelik bu talebin sonrasında da sürece dair liderler arasında farklı bakış açıları devam ederken..
Şöyle ki; Rum lider Nikos Anastasiadis bu konferansın da bir final niteliği taşımayacağını ifade ediyor.
Yani burada sürecin belirsizliği ne denli somut icraatlara dayandırılacağı net değil.
Görüşme yöntemi de aynı şekilde belirsizliğini koruyor.
Buna mukabil Türk lider Mustafa Akıncı, bu saatten sonra kimse konferansta mola istemesin diye bir serzenişte bulunuyor.
Yani Sayın Akıncı, sonuç odaklı bir konferans olması gerektiği görüşünde.
Lakin söz konusu Cenevre konferansının devam etmesi yönünde karar alan liderlerin bu iki farklı yaklaşımı çelişiyor yine.
Zira burada konu konferansın devamı ile sağlanan bir mutabakattır.
Yani konu herhangi bir başlığın müzakere edilmesi değildir.
Kısacası demem o ki sadece konferansın devamı yönünde görüş birliği sağlanmasına rağmen, konferansın akıbeti ile ilgili tarafların çelişen görüşleri devam ediyor.
Sadece bu kadar mı?
Değil elbette.
Rum Hükümet Sözcüsü Nikos Hristosulidis’in açıklamalarına bakıyorum.
Dönüşümlü başkanlığa sıcak bakmadıklarını görüyorum.
Rum tarafında yaygın olan görüşü bir kez daha seslendiriyor Rum Hükümet Sözcüsü Hristosulidis.
Onlara göre siyasi eşitliğin gerekliliği değildir dönüşümlü başkanlık.
Yani dönüşümlü başkanlığın Türk tarafına geçmesine karşı bir duruş sergiliyorlar.
AB üyesi bir ülkede 2017 yılında garantilerin ve yabancı askerlerin varlığından söz edilemez gibi bir argüman geliştirmişler boyuna onu tekrarlayıp duruyorlar.
Tabi bu arada Kuzey’de de benzeri yaklaşımlar var.
Toprak vermeyiz, garantilerden vazgeçmeyiz gibi kesin duruşlar var.
Malum ki müzakere masasında 6 temel başlık üzerinden yürüyor süre
Yönetim ve Güç Paylaşımı.
Rumlar buna yaklaşmıyor.
Ne yönetimi ne güç paylaşımını uygun görmüyorlar.
Avrupa Birliği.
Bu başlık üzerinde herhangi bir sıkıntı görülmüyor.
Ekonomi.
Yine aynı şekilde büyük oranda uzlaşılan başlıklar arasında.
Mülkiyet.
Teknik seviyede ve hukuk nezdinde yapılan çalışmaların yanı sıra çözümü finanse edecek kaynakların da belirlenmesi ile aşılacak bir konu olarak görülüyor.
Toprak ve güvenlik.
En sancılı konu başlıklarından bir tanesi.
Lakin haritaların karşılıklı olarak değerlendirmeye alınması ile birlikte bu soruna dair diyaloğun da ilerleyebileceği hatta bir sonuca varılabileceği görülüyor.
Fakat güvenlik konusunda ciddi görüş ayrılıkları devam ediyor.
Ve garantiler.
En zor konu başlığı ve direk tarafların değil garantörlerin tavırları ile doğrudan alakalı bir konu.
Hoş tarafların iki farklı uçta durmaya katı şekilde devam ettiği hassas bir mevzu garantiler.
Dolayısı ile bu başlıkların taraflar nezdinde şu ana kadar hiç biri kapanmadı.
Ha Cenevre konferansının devam edeceği güne kadar kapatılır mı?
Yani taraflar oturur garantörlerin etkili olacağı başlıkların haricinde ki başlıkları kapatabilirler mi?
Açıkçası yapılması gereken bu.
Ancak öyle anlaşılıyor ki, her iki tarafın da böyle bir iradesi yok.
En azından şu ana kadar her iki tarafta da çözüm isteyen toplulukların organize olup bir güç birliği yaptığını ve liderleri cesaretlendirdiklerini söyleyemeyeceğim.
Peki o zaman kapatılması gereken başlıkların dahi kapatılamadığı bir süreçte Cenevre’de konferansın devamının ne yararı olacak?
Gerçekçi bakacaksak konuya hiç bir yararı olmayacak.
Kısacası eğer liderler cesaretle oturup temel 6 başlıkta garantörlerin ilintili olmadığı konularda başlıkları kapatmazlarsa ve bu şekilde Cenevre’ye gidilir, soruna dair somut ve kalıcı adımların atılması pek mümkün görünmüyor.


Bu haber 131 defa okunmuştur

:

:

:

: