Atatürk hayatta olsaydı…

Madem ki Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı sistemine geçiş için referandum tarihi 16 Nisan olarak açıklandı, o halde bu konuda bir yazı yazmak da farz oldu.
Madem ki Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı sistemine geçiş için referandum tarihi 16 Nisan olarak açıklandı, o halde bu konuda bir yazı yazmak da farz oldu.
Uzun zamandır tıkanan sistemi açmak, 15 Temmuz’da doruğa çıkan ve halen de devam eden saldırıları durdurmak için mutlaka “evet” çıkması gerektiğini söyleyen Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konudaki argümanlarını tek tek sıraladı…
Rejim değil, sistem değişikliğine gidildiğini her fırsatta dile getiren Erdoğan, “referandumda hayır diyenler, neye hayır dediklerinin farkında mı?” diyerek sordu.
Oyunu sandıkta kullanmaya gidecek vatandaşa, “bakın kimler hayır diyor” diyerek, sıraladı:
“Yerli ve milli olana karşı çıkanlar hayır diyor…
Israrla bu ülkeyi bölmek, parçalamak isteyenler hayır diyor. Kandil, PKK, FETÖ hepsi hayır diyor…”
Ne şart altında olursa olsun son kertede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı çağrıya her fırsatta kulak veren Türk milletinin, bu sözleri kulağından hiç çıkarmayacağını, son anda sandık başında kararını böyle vereceğine inanıyorum.
Aslında şu an en az Türkiye’de yaşayanlar kadar, KKTC, Filistin, Azerbaycan, tüm Türk dünyası ve Ankara’nın yardımına koştuğu tüm mazlum milletler için bu referandumun hayati sonuçları olacağı aşikardır.
Liderliğini Erdoğan’ın yaptığı AK Parti hareketi, 2002’de iktidara geldiği andan itibaren müthiş bir ekonomik ivme yakaladı, Türkiye’nin gelişmesi dünyanın egemen güçlerini adeta kıskandırdı. Asırlar sonra yeniden Avrupa’nın hasta adamı olarak anılan Türkiye, Ortadoğu’nun en kuvvetli aktörü haline getirildi. Dünyanın egemen güçleri bundan feci halde rahatsız oldu.
Şu anda hala bitmemiş olan ama etkisi zayıflatılan, 15 Temmuz’da ise adeta zirveye çıkan saldırıların tamamen sona ermesi için bu referandum çok önemli sonuçlar doğuracak.
Oyun rengi bir milletin, hatta belki de tüm Ortadoğu’nun kaderini belirleyecek.
Hayır oyuyla siperde bir gedik açacak Türkiye düşmanları, bu gediği genişletmek için var güçleriyle çalışacaklardır.
Kim hangi oyu verirse versin, dünyada yaşanan gerçeklere de göz atmak gerekir. İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkış referandumunda yaşatılan korkuyu hatırlıyoruz.
Oyların rengini değiştirmek için “AB’de kalalım, yoksa bütün yabancılar kaçar. Londra finans merkezi olmaktan çıkar” diyenler fena halde yanıldı. Hiçbir yabancı şu an İngiltere’den kaçmıyor.
Çünkü sistemi kuvvetli olan bir ülke, daima ayakta kalır. Türkiye’de yapılmak istenen de kuvvetli bir sistem inşa etmektir.
Ne HDP, ne de CHP bu gerçeğin farkında değil. Referandumda hayır kampanyası yürüten CHP, Türk bayraklarıyla sokağa çıkmaktan söz ediyor.
Evet diyenlere karşı, Türk bayrağı ve Atatürk’ü koymak istiyor. Toplumun aklını karıştırarak, yeni kamplaşmalar yaratmaya çalışıyorlar.
Düne kadar sistemin tıkandığını söyleyenler, sanki Tayyip Erdoğan ölümsüzmüş, yeni sistem sadece onun için çıkarılıyormuş gibi atmosfer yaratmak istiyorlar.
Ne Erdoğan, ne de başkası için, bu sistem sadece Türk milletinin geleceği için hayati önem arz ediyor.
En çok da Atatürk’ü kullanarak muhalefet yapanların düşünmesi gereken gerçek şudur.
Son ana kadar bağımsız ve güçlü bir Türkiye yaratmak için çırpınan Atatürk yaşasaydı, belki de Erdoğan’ın yapmak istediği değişikliği o yapardı. Türk milleti, 16 Nisan’da kaderini değiştirecek referandum için bu duygularla sandık başına gitmeli…


Bu haber 218 defa okunmuştur

:

:

:

: