Başbakan erken seçim çağrısının altını dolduramadı.

Başbakan Hüseyin Özgürgün, önceki gün yine erken seçim çağrısı yapmıştı.
Lakin bu çağrı UBP MYK’sında karşılık bulmamıştı.
Nitekim UBP’den yapılan açıklamada erken seçim kararı almanın şu an söz konusu olmadığı duyuruldu.
Tabi bir Genel Başkan ve Başbakan’ın böyle bir istencine rağmen partisinde tam tersi bir karar alınması ne anlama geliyor derseniz?
Bana göre ortada danışıklı dövüş yoksa eğer bu Sayın Özgürgün adına olumlu bir gelişme olmadığını çok rahatlıkla ifade edebilirim.
Ve/fakat bu Sayın Özgürgün’ün de bilgisi ve gizli ajandası dahilinde alınan bir kararsa o başka.
Nasıl yani?
Danışıklı yapılan bir icraat.
Ben erken seçim çağrısı yapıyorum ama size havale ettiğimde kabul etmiyorsunuz gibisinden bir tavır.
Neyse ki değinmek istediğim konu şimdi bu olmadığından, bunu bir tarafa bırakıyorum.
Ve bu erken seçime karşı duruş sergileyen MYK’nın gerekçeleri arasında olan bir konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum.
Malum seçim sistemimizde bir takım değişikliklere gidilmişti.
Çarşaf liste falan.
İşte bu sistemde haliyle yeni evraklar da basılması gerekecek matbaada.
Bu noktada devlet matbaasının böyle bir donanıma sahip olmadığı ve yeni makinelerle desteklenmesi gerektiği söylendi.
Yani çarşaf liste basacak makinelerin yetersiz kaldığı yeni makinelere ihtiyaç duyulduğu anlatıldı.
Olamaz mı?
Elbette olur?
Tabi bu arada belirteyim seçim pusulaları ve/veyahut dökümleri yasa gereği devlet matbaasından başka bir yerde basılamıyor.
Şimdi gelelim konuya..
Seçim sisteminde yapılan bu değişikliğin üzerinden aylar geçti.
Yapılan değişiklikler de ortada.
Devlet matbaasının imkanları da belli.
Peki ama o zaman neden bu noksanlıklar giderilemedi?
Devlet matbaası yetkilileri diyorlar ki, bugün bu makinelerin siparişini versek 6 ay içerisinde ancak elimize ulaşır.
Hep diyorum ya devlet değil sanki Nasrettin Hocalık bir duruşumuz var diye.
İşte durum aynen böyle.
Devlet matbaamız yetersiz, hastanelerimiz de donanım eksik, okullarımız da ciddi alt yapı sorunları var.
Devlet dairelerinde oturacak sandalye kalmadı, ülke genelinde araçlarımızı hasarsız sürecek yol yok neredeyse bütün yollar bozuk.
Etraf alt yapı noksanlığından dolayı lağım kokuyor.
Çevre Allah’a emanet.
Ama gel gelelim milyonlarla Euro harcanarak bakanlarımıza lüks makam otomobilleri alınıyor.
E bu nasıl iş?
Hesapsız kitapsız bir iş tabi.
Makamlara alınan lüks otomobiller kamunun doğrudan yurttaşa yansıyacak hizmetlerinden çok daha önemli bu anlayışta.
Velhasıl Sayın Başbakanın erken seçim çağrısının altını dolduramadığını ve aslında bunun öylesine bir çağrı olduğunu anlamış olduk.
Bir başka deyişle Sayın Başbakanın erken seçim çağrısı partisinde karşılık bulmadı.

Bu haber 199 defa okunmuştur

:

:

:

: