Devlet maaşı parti faaliyetleri için ödesin dursun

Başbakan Hüseyin Özgürgün şu sıralar köy, kasaba ziyaretlerini arttırdı. Belli ki bu gezileri partisi adına gerçekleştiriyor.
Başbakan Hüseyin Özgürgün şu sıralar köy, kasaba ziyaretlerini arttırdı.
Belli ki bu gezileri partisi adına gerçekleştiriyor.
Ve bu ziyaretler çoğunlukla mesai saatleri içerisinde yapılıyor.
Peki, ne var bunda?
Normal değil mi bir Başbakanın ülkesinde ziyaretler gerçekleştirip bölge sorunları ile alakadar olması.
Elbette normal.
Ve/fakat bu ziyaretler Başbakan sıfatı kullanılarak Parti Genel Başkanı düzeyinde yapılıyor.
Yani?
Yani Sayın Başbakan UBP örgütlerine, sempatizanlarına yönelik icra ediyor bu faaliyetlerini.
Bu bölgelerde bulunan partililerinin sıkıntılarını dinliyor devletin makam arabası, memuru ile gidilen bu ziyaretlerde.
Üstelik bakanlar, kaymakamlar, müdürler de arkasında geziyor.
Hem de mesai saatleri içerisinde.
Sonra kamuda verim aranıyor.
Bu mümkün mü?
Tabi ki değil.
Devletin üst düzey yöneticileri işi gücü bırakmışlar bir partinin propaganda çalışmalarına katılıyorlar.
Hem de devletin otomobillerini kullanarak.
Tabi bu arada maaşı devlet ödüyor, Sayın Başbakanın partisi için gerçekleştirdiği bu ziyaretlerde kuyruk oluşturan müdürlerin, kaymaklarım hak edişleri tıkır tıkır işliyor köy örgütlerinde, kahvelerde falan.
Sonra dönüşümden bahsediliyor, reformdan söz ediliyor.
Mümkün mü?
Hiç değil.
Böylesi bir anlayışı barındıran yönetim erki ile bu ülkede bırakın reform yapmayı, adım bile atmak imkansız hale gelir.
Nitekim geldi de.
Ülke sorunları üst üste birikmeye devam ediyor.
Hükümetin kolaylıkla çözebileceği konular bile sorun teşkil eder hale geliyor.
Örnek mi?
Alın işte en basitinden mesai saatlerinde ki önce yap sonra boz,sonra yine yap, sonra yine boz istikrarsızlığını.
Aylardır mesai saatleri ile meşgul ediliyor toplum.
Kaos üstüne kaos yaşanıyor.
Bunu düzenlemekten aciz bir yapının, reformu yapabilecek, ya da kamusal dönüşümü sağlayabilecek, reel sektörün önünü açabilecek politikalar üretmesi mümkün mü?
Elbette değil.
Nasıl mümkün olsun böyle bir anlayış hakim iken memlekette.
Başbakan mesai saatleri içerisinde ziyaretler yapıyor partisinin bekası için, devletin bakanları da memurları da arkasında geziyorlar.
Ne arayan var ne soran.
Zaten kim sorgulayabilir müdürün mesai saatleri içerisinde nerede olduğunu!
Bakanla Başbakanla köy ziyaretleri yapıyor nihayetinde..
Memlekette yol kalmadı.
Patır patır çöküyor yollar.
Trafik allem kallem şehir merkezlerinde.
Yollarda ışıklandırmalar yetersiz
Fakat gel gelelim Ulaştırma Bakanlığına bağlı Trafik Dairesi Müdürü asli işini bırakmış, sorumluluklarını çekmeceye kapatmış, Başbakanla köy köy bucak bucak gezip parti faaliyetlerine katılabiliyor.
Kentler de onca sorun.
Kaymakam işi gücü bırakmış Başbakanın partisi için yaptığı köy mahalle gezilerinde koruma görevlisi gibi arkasında geziyor.
Kahve kapılarında gün geçiriyor, mesaisini tamamlıyor.
Üstelik bu faaliyetlere devletin resmi araçlarını kullanarak gidiyorlar.
Dedim ya ne arayan var, ne soran.
Hoş kim kimden hesap soracak böyle bir düzende.
Kaldı ki devlet adabıymış, etik değerlermiş..
Pehh hikaye...
Bu haber 188 defa okunmuştur

:

:

:

: