Açık mektup

Sayın Cumhurbaşkanı, Az önce Sözcü'nüz Barış Burcu'yu BRT yayınında dinledim.
Sayın Cumhurbaşkanı,

Az önce Sözcü'nüz Barış Burcu'yu BRT yayınında dinledim. Hiç kusura bakmayın ama 'ÖZGÜRLÜK, SİYASAL EŞİTLİK VE GÜVENLİK' söylemleri altında, Kıbrıs'ta Rum- Yunan egemenliğine endeksli bir gelecek yolundan ayrılmamak üzere devam eden ve adeta sarsılmaz bir kararlılığa dönüşen yaklaşımını fevkalade ürkütücü ve kaygı verici buldum.

Oysa Dünya ve Tarih önünde, KIBRIS TÜRK HALKI ADINA, KKTC ADINA kararlılıkla ve cesaretle davacı olacağınız bunca yaşamsal meselemiz dururken sürekli Rum- Yunan dayatmalarının gündemi altında ezilmemiz asla tasvip edilecek bir durum değildir.

- Garanti ve güvenliğimizi uluslararası tartışmaya açmak yerine GKRY'in hukuksuz AB ve uluslararası statüsünü ana gündem maddesi olarak ısrarla niçin tartışmıyorsunuz?

- İki eşit kurucu devlet ve eşit statüde bakir doğumla oluşacak yeni bir federal Devlet modelinde niçin ısrar etmiyorsunuz?

- ' Kıbrıs Cumhuriyetinin' hukuksuz uluslararası statüsünü tartışma konusu neden yapmıyorsunuz?

- hukuksuz ve insanlık ayıbı ambargo ve izolasyonların kayıtsız şartsız kaldırılması 2004 de gerçekleşmesi gerekirdi. En temel insan Hakkı'mızın bunca yıl ayaklar altına alınmasına ısrarla karşı gelmekten neden çekiniyorsunuz?

- 50 yıl süren Toplumsal ve ulusal mağduriyetimizin Tazminat Bilançoları neden masada yer almıyor?

- Bir anlaşmazlık halinde tarafların 'status quo ante ' durumu ne olacak? Kıbrıs Türk halkı, bir elli yıl daha ve Rumların icazetine bağlı olarak yeniden uluslararası alanda devletsiz ve himayemiz mi kalacak?

- Güven artırıcı önlemler ne oldu? GSM, araç sigorta ve hellim tescil rezaleti maalesef hala devam ediyor!!

-1960,Antlaşmaları muvacehesinde Kıbrıs, Türkiye ve Yunanistan'a en müsadeye Mazhar ülke konumunu Birincil hukuk altında garanti etmiştir. Dört temel özgürlük Hakkı'nın münhasıran Yunan Halkına ve AB ülkelerine, Türkiye ve Türk Halkı dışlanarak uygulanaması ciddi bir uluslararası hukuk ihlalidir.

- iki kesimliliğin, bireysel mülkiyet başvuru hakkının teslim edilmesi ve dört özgürlük kuralının uygulanması ile ortadan kaldırılmasına onay verilmemesi gerekirdi. Toplu tazminat ve toplu takas etnik barış ve huzurun temel taşları olması gerekirken KKTC Halkı ve toprakları hukuken tartışmalı konumda yıllarca toplumsal gerilimin, huzursuzluğun hatta çatışmaların merkezi haline dönüşecektir.
Çapraz oy ve iç vatandaşlık hakları ile siyasal eşitliğimiz sayısal azınlığa indirgenmekte ve Rumlar'a eşit kollektif demokratik haklarımız ciddi bir erozyonla zaman içinde ortadan kalkmaktadır.

- Federal bir çözümde Türk be Rum-Yunan nüfus oranlarını i 4.1 oranları ile ilelebet sabitleme vahim ve tarihi bir hatadır. Dünyanın çeşitli merkezlerinde ve Türkiye'de yaşayan yüzbinlerce Kıbrıs Türkünün halkları nasıl göz ardı edilmiştir?

- Yeni bir Federal anayasa yazılımını Rumların yıllarca sürüncemede bırakması beklenmelidir. Alelacele varılması amaçlanan özet bir çerçeve antlaşması ile KKTC 'nin mevcut varlığı ve statükosu sonlandırılarak Kıbrıs Cumhuriyeti egemenliği altına entegre edilmesi hedeflenen ana Rum- Yunan- AB stratejisinin temelidir. Müzakere Heyetimiz adım adım bu hazin sona kararlılıkla yürümeye maalesef devam etmektedir.

KKTC HALKI VE PARLAMENTOSU VE NİHAYET BÜYÜK TÜRK ULUSU BU GİDİŞATA DUR DİYECEK İRADEYİ ACİLEN ORTAYA KOYMALIDIR.
Bu haber 223 defa okunmuştur

:

:

:

: