Yeter ki isteyin, üstesinden gelirsiniz

Kendinizi olduğu kadar ailenizi çevrenizdeki kişileri ihmal etmek gibi bir anlayış içerisinde olmanız sizi ruhsal yönden zayıflatır.
Kendinizi olduğu kadar ailenizi çevrenizdeki kişileri ihmal etmek gibi bir anlayış içerisinde olmanız sizi ruhsal yönden zayıflatır. O halde bu ihmal konusunu derhal rafa kaldırmak gerek.
O zaman nasıl bir süreç derseniz... Dünyadaki misafirliğinizi cazip bir hale getirmek için mücadele, edeceksiniz. Bu mücadelede, çalışanlar için, başarı adımları önemli, bu önemde öncelikle işini severek yapmak daha da önemli. Sevilmeyen bir işte başarı olmadığı gibi, sonucunda olumsuz olur.
Tercihler, her zaman öncelikli bu her meslekte aynıdır. Belirlenen yaşam koşullarına, bazı hallerde müdahale yapılıyor. Bu inkar edilecek bir husus değildir. Bu müdahalede esas geleneklerin olduğu kadar 'herkes ne der ' korkusu eskilerin diliyle daha da anlaşılır bir seviyede olur. İşte bu 'herkes' ne der algısında bazı kısıtlamalar kendiliğinden var olur. Memlekette olanlar, memleketin suyundan içenler, hayatın zorlukları mücadelesinde yer edenler, bunu iyi bilirler.
Önemli olan tercihlerden sonraki süreçte, geçecek zamana ne kadar müdahil olacağınızdır.
Eğer sevginizi, donanım birikiminizi görev üçgeninde, yer alan işinize katarsanız, üstesinden gelemeyeceğiniz bir iş olmayacaktır.
Burada başarı konuşmak veya yazmak değildir. Yapılacak icraatın sonucudur, insiyatiftir.
Yeter ki her yapılması planlanan işler, sözlerin engeline takılmasın. Sırf bir diğerine hoş görünmek düşüncesinden uzak, öneriler, dikkat çeksin. Yoksa dünyanın gözle görülür bu haberler zinciri silsilesinde, renkli rüyalar aleminde hiç kimse olamaz... Olması ihtimali de yoktur.
Öteleme konusunu, öyle yabana atılacak bir konu değildir. Her konuda göstereceğiniz performans son derece önemli. Bu performans takibi kayda değer olmalı ki zihinlerde yer bulsun. Düşünmeye aralık bir kapı açsın.
Gündemi takip ehemmiyetli ama gündemde öne çıkan konular artık rutin bir durum aldı. Ancak görmekteyiz ki bu konu da artık tartışmaya açıldı ise iyiye bir gidiş olacak her şeye, ters cevaplar da son bulacaktır.
Muhalefetin sadece siyaset için kullanır hali, kendini her konuda yapıcı tenkit ile yaşamda yerini alacaktır
Konu başlıkları ülkemizde hemen hemen bütün konular aynı raddeye gelip dayanıyor. Bazen aynı sınıra gelmiyorsa bile benzeşir şekilde başka bir derecede buluşuyor, gerisi üslup farkı.
İşin ehli konuşuyor, işin ehli olmayan, anladığı kadarını aktarıyor, bu aktarımda, değişime uğrayan esas, bambaşka bir şekil alıyor, ki işte en kötüsü bu şeklin izahı ile meydana gelen zihinlerde ki bulantı. Çoğu belki bu bulantılara, aniden cevap verip, çare de söylüyorlar, ama öncelikle bu hazmı kendilerinin, yapması gerektiğini anlamıyorlar. Anlamayanlara ise anlatmak zor. Bu anlayış içerisine girenlerin tutumu ise ortaya karışık kebap gibi.

Beğenirsen, yersin anlayışında.
Tutarsa tutsun, tutmaz ise yabana gitmez, bir gün tutar, gibi inadına bir anlayıştan, iyisinin doğmayacağını bile bile, sanki lades oynuyorlar, kendilerini bir tarafa koymuşlar, iyiyi de ihmal ediyorlar. Üstelik ihmalde sınır tanımıyorlar.
O zaman ülkede kendimizin ihmalsizliğinden çıkıp her şeyin, iyisini veya kötüsünü kendimizin görmesi, değerlendirmesi sırf sadece başkası görüyor diye kabullenmeden kendimizin de sorunları bir değer ve yargı süzgecinden her konuyu süzmemiz şart olduğuna anlayarak ileriye adım atmamız şart.
Geçen gün ülkemizdeki hayvancılığın sorunları birlik başkanı tarafından bir basın toplantısı ile medya aracılığı ile kamuoyuna aktarılırken acaba kaç kişi sofrasındaki ekmeğine önemli bir katık olan *Hellim* yapımını ve süreçteki, zorlukta yatan sıkıntıları, bilhassa karar vericiler, sözlerde değil, ahırdan imalathane çıkışına, kadar 'üretimi' yakından ve yerinde gözlemledi? Belki de hiç kimse.
Demek ki bunun gibi her sektörün sıkıntısı mutlak surette üretimin yapıldığı yerden tüketicinin sofrasına, gelinceye kadar ki yolda oldukça yakinen takip edilmeli bu süreçte varlık gösteren çalışanlar da düşünülmelidir. Her konuda olduğu gibi.
Bu güne nokta mı? Hayatın zorluklarını yaşayanlar bilir, birde çekenler...
Bu haber 263 defa okunmuştur

:

:

:

: