Gökkuşağı

BİR kaç gündür Ada’dayım.. Mis gibi bahar kokan, yemyeşil, sapsarı, mor, pembe, rengarenk cümbüşlü adanızda..
BİR kaç gündür Ada’dayım..
Mis gibi bahar kokan, yemyeşil, sapsarı, mor, pembe, rengarenk cümbüşlü adanızda..
Kıbrıs’e neden “Yeşil Ada” dendiğini de ilk kez anlıyorum.. Her geldiğimde sararmış, solmuş bir adaydı beni karşılayan.. İngiltere’nin kırlarını, ovalarını andıran bir görüntüyle karşılaşınca, başka sevdim bu mis gibi bahar tüten toprakları..
Bahar deyince benim aklıma hep erguvanları, leylak, sümbül,leylak, gelincik, papatyalar, badem,erik, kiraz çiçekleriyle İstanbul Boğaz sırtları gelir.. Ama ne o sırtlarda çiçek yeşerecek toprak kaldı. .Ne de baharın kokusu aynı..
Girne’nin , Lefkoşa’nın, Magosa’nın etrafını çeviren doğa, kısa da sürse, yağışların etkisiyle müthiş bir cümbüşü kutluyor.. Her yer cıvıl cıvıl uyanıyor..
Sadece doğa mı renkleriyle gözlerini kocaman açan..
Maşallah, nereye başımı çevirsem, bir amblem ve renk..
Özel araçlar, minibüsler, otobüsler, konvoy konvoy bu renk cümbüşünü kat be kat arttırıyor..
19 Nisan seçimlerine tam gaz gidiyor KKTC..
Ama ne gidiş.. Hangi renkte atkı takacağımı şaşırdım. Geçen gün boynumdaki paşminanın renginden dolayı, duymadığım laf kalmadı.. Meğerse o partinin genel merkezine yakın bir yerdeymişim, gelen geçen bir laf sokuşturdu.. Rüzgarda titremeyi göze alamadığım için sıcacık, yumuşacık paşminama daha bir sarıldım, kuşandım.. Gören, düşman çatlatıyorum sanır..
Adada tam anlamıyla bir renkler geçidi yaşanıyor..
Mavi’nin tonlarını mı ararsın..
Mavi ve açık mavi.. Pardon “Turkuaz”.. Gökyüzü sanki yere inmiş..
Bir yerde turuncu.. Portakalı, kavunu, kayısıyı aratmaz..
Bir yerde yeşil.. Doğa zaten kendi fırçasıyla yeşile bürümüş her yeri..
Kırmızıya ne demeli.. Kan rengi..
Renksiz parti de var.. Onların simgesi ise mis gibi kokusuyla, Ege ve Akdeniz’in simgesi,
“ Yasemin”..
Bir de hepsinin arasında “ Nazar boncuğu”.. Maşallah.
Eh bu kadar renge gerekir.. Nazar değmez..
Etraf gökkuşağı gibi Ada’da..
Gerçek gökkuşağı, umut ve şans sembolüdür bir çok kültürde.. Güneş ışınlarının, yağmur veya sis bulutlarında yansıması veya kırılmasıyla oluşan, ışık tayfı renklerinin yay şeklinde görüldüğü meteorolojik bir olaydır.. Yağmur sonrası, içimizi aydınlatarak doğaya yayılır, saçılır.. Kısa da olsa görüldüğü sürece , doğanın nefes kesen ender anlarından birini sunar insanoğluna..
Yedi renkten oluşur.. Kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, turkuvaz, mavi ve mor..
Mor, hiçbir partinin resmi rengi değil..
Belki seçim sonrası olabilir.. Herhalde bol bol moraran olacak..
Seçim kampanyası renk cümbüşüyle geçiyor, geçmesine de.Desteklediğiniz siyasi bir partinin rengi, hiç beğenmediğiniz de olabilir, bayıldığınız da.. Şu günlerde kullandığınız kravat, paşmina, eşarp, fuların rengine dikkat..İstenmeyen olaylar yaşayabilirsiniz..
İngiltere’de seçimlerde böylesine renkli görüntüler ortaya pek çıkmaz.. Daha “cool” takılırlar. Böyle TV’lerde saatlerce kimse çıkıp konuşmaz.. Parti politik yayınları, BBC, ITV gibi ciddi kanallarda her partiye eşit sağlanır, partinin resmi kampanya filmleri gösterilir, liderler, partililer mesajlarını ekrandan geniş seçmen kitlelerine duyururlar..Milletvekili adayları da kapı kapı dolaşıp, aylarca , evet aylarca seçmenlerle yüz yüze gelir, konuşurlar. Hiç bıkıp, usanmadan.. Şahsen.. Tabi farklı bir kültür, farklı siyasi yapı.. Ve farklı kafa yapısı.

KKTC’de seçim politikasını geçmiş iktidarlara saldıranlar üzerine kuranlar olduğu gibi, mevcut iktidarı yerden yere vuranlar, “sen bozdun, ben düzelttim” diyen , anavatancı veya anavatan karşıtı görüşlü manifestolu partiler de var.. . Çoğulcu demokrasi, böyle az bir nüfusta, en geniş olanaklarıyla yaşanıyor..
Aynen “alaimisema” gibi.. Yani “alkım, ebekuşağı, ebemkuşağı, eleğimsağma, hacılarkuşağı, meryemana kuşağı “gibi..... Kısacası “ GÖKKUŞAĞI” gibi..
Gökkuşağı kelimesi de aynen barındırdığı, kendini oluşturan renkler gibi değişik isimlere sahip, seç seç beğen.. Beğen beğen al...
19 Nisan’da oy kullanabilecek her vatandaşın, anayasal hakkı sandık başına gidip, oy vermek. Son sözü siz, seçmenler söyleyeceksiniz..
Seçimlere gidip, oy verin.. Sandıklarda “oy”unuzla konuşun..
20 Nisan sabahına da görevinizi yerine getirmenin rahatlığıyla başlayın..
Gökkuşağının bakalım hangi rengi o gün sizin semalarınızı süslüyecek..
Şahsen çok merak ediyorum..
Bu haber 195 defa okunmuştur

:

:

:

: