Başbakan neden seçim istemişti?

Yine seçim nakaratları dillerdeydi. Tarih belirtenler var, senaryo yazanlar var, seçim yok diyenler var.
Yine seçim nakaratları dillerdeydi.
Tarih belirtenler var, senaryo yazanlar var, seçim yok diyenler var.
İstikrar için seçim olmaz diyen, ama istikrarsızlığı bizzat yaratanlar var.
Kimin için seçim, amaç nedir, hangi sorunları çözecek, yoksa olması gereken, rutin bir gelişme mi?
Siyaset tıkandı, siyasetin üretmiyor.
40 yılda, 40 hükümet, son 3 yılda 3 hükümet, sonuç ne, tabi ki sonuç ortada.
Sadece günlük işler, günü kurtarma çabası.
Yapılacak bir seçim sadece heyecan yaratacak, sadece vatandaşın tepkisini göstermeye vesile olacak, başarı veya başarısızlık değil aranan özellik.
'Bunlar gitsin, bunlara inat başkaları gelsin' düşüncesi tatmin olacak.
Şimdilik seçim gündemden düştü gibi.
Fakat gününde yapılacak bir seçim için bile artık geri sayım başladı.
Seçim yapılsın, sandığa gidelim, fakat bir amacımız olsun.
Bugüne kadar olanlar, yine olmasın.
İyi yönetilmeyi, bedel ödemeyi, sahiplenmeyi, başkalarının haklarına saygı duymayı öğrenelim.
Eski yanlışları yapmayalım, siyaseti mesleğe çeviren, ülkeye bir kuruşluk faydası olmayan, sırf kendi ve zümresi için çalışan zübükzadeleri eve göndermeyi başaralım.
Anayasa için, kanunlar, yasalar, hukuk düzeni, istikrarlı ve düzeyli politika ve politikacılara sahip çıkalım.
Radikal değişimler için, radikal değişimleri yapabilecek siyasetçilere güvenelim.
Ülkenin sorunlarıyla ilgili eleştirirken somut çözüm önerileri ortaya koyan bir siyaset var mı?
Bu ülkede seçim şantaja döndü.
Siyasi partiler arasında, vekiller arasında, siyasetçi ile vatandaş arasında bir seçim şantajı var.
Seçim zamanları devlet çarklarının dönmediği, herkese ve her kesime şirin görünmenin devlet geleneğini sınırladığı, devletin partileşmesini sağladığını biliyoruz.
Siyasi arenada işler çok da iyi değil, her siyasi partide sorunlar var.

Bu sorunlar toplumsal, politik veya ideolojik değil.
Hepsi kişisel, tamamen şahsi, tamamen bencil çıkar dengesi ile şekilleniyor.
UBP-DP ve elbette bağımsız vekillerin oluşturduğu hükümet ortaklığı çok da kolay olmadı, olmuyor.
Hem iki parti arasındaki anlaşmazlıklar, hem de bağımsız vekillerin destek vermekle beraber ayrı ayrı beklentileri koalisyonu zorluyor.
Hepsinin öncelikleri, istekleri, desteklerine karşılık hesapları var.
Öyle veya böyle bunun adı siyaset ve bu siyaset bu ülkenin geçmişi, bugünü, aynası.
İktidar partileri ve özellikle UBP erken seçim istemedi.
Bunun yanında, UBP Başkanı ve Başbakan Hüseyin Özgürgün bir erken seçimi seslendirmişti.
Tabi ki bu düşüncenin sebepleri vardı.
Bana öne göre bu sebeplerden öne çıkanların bazıları şöyle;
1) En başta CTP olmak üzere diğer siyasi partilerde yaşanan sıkıntılar, ayrışmalar, bölünmeler, bunu fırsata çevirmek bir fırsat olabilirdi.
2) Yapılan kamuoyu yoklamaları, çok güvenilir olmasa da anketler, UBP'yi önde gösteriyor. Bu ortamı kullanmak, vatandaş için önemli ve beklenen hizmetlere hiç olmazsa başlamak, seçim sürecinde avantaj sağlayabilirdi.
3) Kıbrıs müzakere süreci, UBP politikası ile orantılı ve UBP söylemlerini güçlendirecek şekilde devam ediyor. Bu durumda erken bir seçimde kazanca dönebilirdi.
Başbakan Özgürgün, bunların bu süreçte avantaj olduğunu, baskın bir erken seçimle, tek başına iktidara yakın olduğunu düşünmüştü.
Bunlar elbette siyasi düşünceler, adımlar, herkesin düşüncesi, isteği, beklentisi, hesabı farklı.
Tablo gösteriyor ki siyasetçilerle, vatandaşın öncelikleri örtüşmüyor.
Erken seçim yok, bu muhalefet partilerine de toparlanma adına zaman kazandırırken, mevcut iktidarı daha da yıpratacak.
Bu haber 479 defa okunmuştur

:

:

:

: