Mart ayı düşünceleri

Mart ayının ortasına doğru yaklaşıyoruz. Mart ayı, içerisinde barındırdığı hatıralarla bu milletin hafızasında müstesna bir yere sahiptir. Baharın başlangıcı anlamına gelen nevruz bu aydadır.
Mart ayının ortasına doğru yaklaşıyoruz. Mart ayı, içerisinde barındırdığı hatıralarla bu milletin hafızasında müstesna bir yere sahiptir. Baharın başlangıcı anlamına gelen nevruz bu aydadır. Ergenekon’dan çıkış bayramı olarak da kutlanan nevruz, baharla birlikte yeniden dirilişin bir ifadesidir. Dünya tarihinin en kanlı savaşlarından biri olan Çanakkale savaşlarının dönüm noktası on sekiz Mart zaferi de bu ayda olmasıyla, Mart ayının önemini ortaya koyuyor.
Bir tarihçi değilim. Hadiselerin kritiğini yapacak kadar derin bilgim yok. Ancak okuduğum birçok hatıra ve hikayeler, Çanakkale denince bu milletin hafızasında hemen canlanıveren birçok yiğitlik, kahramanlık, fedakârlık ve vefa örneklerinin varlığını ortaya koymaktadır. Seyit onbaşı, Yahya çavuş, Yüzbaşı Hakkı, kınalı Hasan, Edremitli Halil çavuş, hangi birini sayalım ki. Her birinin hikâyesi ayrı bir yazı belki ayrı bir kitap olur. Rabbim cümlesine rahmet eylesin. Çanakkale’yi bir iki defa gezmek nasip oldu. Her tepede ayrı bir ihtişamla dalgalanan bayraklarımız, her biri bulunduğu yerin bir şehitlik olduğunu hatırlatmasıyla uzaktan bakınca o bölgeyi adeta gelincik tarlası gibi gösteriyor. Orada gezerken, şairin “bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı” demesinin anlamını bir daha yaşıyoruz.
İşte o zaman sanki orada açan her bir çiçek bir şehidin gülümsemesi gibi geliyor. Konuşsa acep neler anlatırdı diyerek, şair söze giriyor başlıyor söylemeye… Yine en doğrusunu Mevla bilir diyerek Çanakkale çiçeklerinin hikayesini gönül dilinden dinliyoruz.

ÇİÇEKLERİN DİLİNDEN ÇANAKKALE

Biz Çanakkale’nin çiçekleriyiz.
Tarihin bilinen gerçekleriyiz.
Olmadan biçilen başaklar gördük.
Hep aynı tarlanın göcekleriyiz.

Her birimiz bir kabirde biteriz,
Seherde uyanır nöbet tutarız ,
Şehitlerin teri can verir bize ,
Gün vurunca buram buram tüteriz.

Çeşit çeşit renklerimiz boyumuz,
Uzaklarda kasabamız köyümüz,
Gerçeğini ancak Yaratan bilir,
Şehitlerin adedince sayımız.

Her yayladan çiçekler bul burada,
Lale nergis karanfil gül burada,
Şüheda toprağı Cennet bağıdır,
Sekiz Cennet kokusu al burada.

Bulunur mu acep arasam dengi,
Cihan unutur mu böyle bir cengi,
Bu toprak aylarca kanla sulandı ,
Ondan kırmızıdır güllerin rengi.

Biz nice Yahya’lar Seyit’ler gördük.
Bıyığı bitmemiş yiğitler gördük.
Babası bir yanda oğlu bir yanda,
Çifte çifte yatan şehitler gördük.

Solmamıştı Hasancık’ın kınası
Cepheye gelirken yakmış anası
Yüzbinlerce kuzu kurban olunca
O zaman bilindi bunun manası

Şehitler seslenir bizi unutma
Manayı unutma özü unutma
Geçilmedi boğaz geçilmeyecek
Tarihte verilen sözü unutma
Bütün şehitlerimizin ruhuna Fatihalarla.
Bu haber 176 defa okunmuştur

:

:

:

: