Aylardan Mart- mevsimlerden kış, ya sizin ki?

İlk önce alfabe, sonra sayılar mevsimler, günler haftalar derken ayları öğrendiğimiz, zor diye nitelediğimiz ezber yaptığımız yılların, geri dönüşü olmayan bu günlerimizde hatıralarda yerleşmiş olan kareleri, akla düştükçe, yazmak insanı dinlendiriyor.
İlk önce alfabe, sonra sayılar mevsimler, günler haftalar derken ayları öğrendiğimiz, zor diye nitelediğimiz ezber yaptığımız yılların, geri dönüşü olmayan bu günlerimizde hatıralarda yerleşmiş olan kareleri, akla düştükçe, yazmak insanı dinlendiriyor. Bugün kullandığımız ay isimlerinin nerden geldiğini, bu isimler üzerinde kimlerin etkisi olduğunu mutlaka biliyorsunuzdur. Düşünecek başka bir şey yok mu demeyin bazı hallerde düşüncenizin gücünü bilemeniz gerekmektedir. Bu tarz durumlarda kendi iç gündeminizin başka yöne kaydığını da görürsünüz. Dinlenirsiniz. On iki ay deyip geçmeyelim. Araştırmalarda bulduğum bilgilere göre ayların oluşumu birçok olaylar neticesinde eski antik Roma dönemine kadar gidiyor. O zamanlarda bir yılın 4 aya bölündüğünü, bunların VENÜS, MARS, TERMİNUS *gençlik* LUVENTUS *yaşlılık * olduğu bilgisi var. Yine bilgilere göre o zamanlarda yılın son ayı Februarius Şubat, Yılbaşı ise Mart’tır. Sezar ise doğduğu aya Julius, July adını vermiş, İmparator 'Augustus' da sonraki ay benim adım olacak demiş. Demiş demesine ama senin ayın bir gün fazla benimki bir gün derken olan Şubat ayına olmuş bu kavga yüzünden dört yılda bir Şubat da 29 çeker olmuş Temmuz, Ağustos art arda 31 gün ile eşitlenmiş. Günümüzde kullanılan ayların köklerinin bazılarının Arapça, Süryanice hatta Yahudi takvimlerinde olması, aylar hakkındaki genelleme yapılmasına engel teşkil ettiği bilgilerde de var. Bunun nedenine ise içinde birçok milletin yaşadığı Osmanlı İmparatorluğu kaynak olarak gösteriliyor. “Ocak (January): Eski ismi Kanunnisa’dır. Kanun, Süryanice bir kelime olup ocak, fırın anlamına gelmektedir. Havalar iyice soğuyup ocaklar yakıldığı için bu ad verilmiştir. Eski Roma’daki ismi Januaris’dir. Janus, Roma mitolojisinde iki yüzü olan bir tanrıdır. Şubat (February): Süryanicedir (şabat-şobat-şebat). Eski Roma’daki adı Februarius’tur. Februum arınma anlamına gelmektedir. Februa ise Romalıların günahlarına kefaret olarak kurban kestikleri arınma festivaline verilen isimdir. Februarius, Roma’da yılın son ayı olduğu için yeniden doğuş, zamanın başlangıcı gibi anlamındadır. Mart (March): Roma’da yılın ilk ayı olup adı Martius’tur. Savaş tanrısı Mars’tan ismini alır. Kış bastırınca ara verilen savaşlara bu ayda kaldığı yerden devam edilirdi. Savaş tanrısının adı bu yüzden bu ayın adı olmuştur. Nisan (April): Süryaniceden, nisannus kelimesinden gelir. Yılın dördüncü ayı manasındadır. Roma’da Aprilius denir, aşk-güzellik tanrıçası Afrodit’in ayı olarak biliniyor. Mayıs (May): Roma mitolojisinde bahar-bereket tanrıçası olan Miai’den gelir. Bu ayda Miai için şenlikler düzenlenirmiş ve Miai’nin bayramı kutlanırmış. Haziran (June): Süryanicede hazuran kökünden gelir ve sıcak anlamını taşır. Bu ay için sıcakların başladığı zaman anlamında kullanılmıştır. Roma’daki adı Junius olup, ayın adı yine bir tanrıça olan Juno’dan gelmiştir. Gençlik, genç anlamındadır.. Temmuz (July): Eski Babil’de üreme ve bereket tanrıçası Tamuza’nın ayı olarak kabul edilir. Bu ayda tanrıça Tamuza için dam (Süryanicede kadın demektir) kökünden gelen Dumuzi adında festivaller düzenlenir. Roma’da Sezar, daha önceden de belirttiğimiz gibi, takvim oluşturulurken bu aya kendi ismini vermiş. Ağustos (August): İmparator Octivivus’un ünvanı olan Augustus’tan gelir. Octivivus en görkemli icraatlarından biri olan İskenderiye’nin fethini bu ayda gerçekleştirince Sezar döneminde Sextilis (altıncı ay) olan bu ay Augustus’a çevrilmiştir. Eylül (September): Süryanicede aylul (üzüm), yani “üzüm ayı” anlamına gelmektedir. Roma’daki adı September olup yedinci ay manasına gelir (septi-yedi). O zamanlar Mart, yılın ilk ayı olduğu için böyle denildiği bilgileri vardır. Ekim (October): Eskiden Süryanice olan Teşrin-i evvel (ilk teşrin) adı verilirdi. Bu aya ekim yapılıp tarlalar sürüldüğü için Ekim adını verilmiştir. Roma’da October (sekizinci ay). Kasım (November): Eskiden Süryanice olan Teşrin-i sani (son teşrin) denirmiş. Bu aya Arapça kökenli, ayıran-bölen anlamına gelen ‘kasım’ adını vermişler. Aralık (December): Türkçe bir kelimedir. Eski yıl ile yeni arasında kaldığı için bu aya ‘Aralık’ adı verilmiştir. ”Merak ettim uzun uzun anlatılan bu bilgileri özetlemekten yorulmadım. Sizlerin de ilginç bulacağınızı, tahmin edebiliyorum...

Bu haber 146 defa okunmuştur
  • Tebrikler Necdet Başoğlu - 21.03.2017 Farklı bir konu. Umarım amacına ulaşır. Selamlar
  • Ilkbahar Ziya egemen sencer - 21.03.2017 Ilkbahar cok guzel

:

:

:

: