Düğün mü, ayrılık mı?

Daha ortada müzakere masası yokken, daha doğrusu yeniden kurulup kurulmayacağı tartışılırken dün Rum basınında ortaya çıkan bir iddia, yeni bir heyecan dalgası yarattı.
 Daha ortada müzakere masası yokken, daha doğrusu yeniden kurulup kurulmayacağı tartışılırken dün Rum basınında ortaya çıkan bir iddia, yeni bir heyecan dalgası yarattı.
Buna göre, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin yeni bir yol haritası hazırladığı öne sürüldü.
Rum basınında ve televizyonlarında dün ortaya çıkan iddialara göre dört aşamalı olarak planlanan süreç şöyle işleyecek:
Nisan ayı başında ve Türkiye’deki referandumdan önce, Anastasiadis-Akıncı-Eide’nin katılacağı sosyal içerikli bir yemek düzenlenecek. Bu yemeğin ardından müzakerelerin yeniden başlangıcı için sinyal verilecek.
Temmuz ayı sonuna kadar müzakerelerin tamamlanması ve anlaşmaya varılması öngörülüyor.

Ara dönemde (Mayıs veya Haziran), Garantiler ve Güvenlik ile ilgili konferansın yapılması ve tamamlanması sağlanacak.

Eylül ayında ise iki toplum arasında referandum yapılması planlanıyor.

Rum basını, Ağustos ayı ve Eylül ayının ilk yarısında, referandumda “evet” ya da “hayır” oyu çıkmasıyla ilgili propagandaların başlayabileceğini de iddia etti.
Bu iddilar tartışılırken, Rum lider Anastasiadis’in de görüşmelerin en yakın zamanda başlamasını umduğuna yönelik açıklamaları da manşetleri süsledi.
Rum Meclisi’nin eğitim komisyonunda Enosis kutlamasıyla ilgili bugün görüşülecek önerinin de Enosis gerilimini yumuşatmaya yönelik bir adım olduğu konuşuluyor.
Tüm bu iddiaları dün Adadan Dış Bakış’ta konuğum olan eski Dışişleri Bakanı Vedat Çelik’e de sordum.
Ortada bir müzakere değil bir “Komedya yürütüldüğünü” ileri süren Çelik, Enosis kararının tamamen Kıbrıs Anayasası’na aykırı olduğunu söyledi. 2004’te Kıbrıs AB’ye girdiğinde Enosis’in zaten hayata geçtiğini iddia eden Çelik, Rumların masaya dönmeye dünden razı olduğunu söyledi.
“Masaya dönülebilir ama anlaşma hayaldir. Çünkü altı başlığın hiçbirinde anlaşma yok” diyen Çelik, tüm bunların dışında tarafların statüsünde bile anlaşma olmadığını ifade etti.
“50 yıldır duyduğumuz bu anlaşma sözünü belki 50 sene daha duyacağız” diyen Vedat Çelik, Rum lider Anastasiadis’in “Azınlığı çoğunlukla eşitleyemezsiniz” sözüyle Rumların müzakere zeminine nasıl yaklaştığını ortaya koyduğunu ifade etti.
Bizi eşit bir ortak olarak kabul etmeyen Rumlarla bu anlamda planlanan çözüm takvimlerinin de hayalden öteye gidemeyeceğini savundu.
Zaman kimi haklı çıkaracak göreceğiz.
50 sene bekledik.
50 senenin yanında üç ayın lafı olmaz.
Sonuç çıkacaksa bu yazı da bekleriz.
Sonunda düğün mü, ayrılık mı görmek isteriz.
Ama bu evlilik olmayacak bir 50 yıl daha beklemek istemeyiz.
Müzakere yorgunu olan bu halkın kararına, yol ayrımında herkesin saygı duymasını bekleriz…


Vedat Çelik’e 20 soru

1- En sevdiğiniz kelime?
-Barış.
2-Nefret ettiğiniz kelime?
-Düşmanlık.
3-Ne sizi heyecanlandırır?
-Mutlu bir olay.
4-Heyecanınızı ne öldürür?
-Hiçbir şey öldürmez.
5-En sevdiğiniz ses?
-Kuş sesi.
6- Nefret ettiğiniz ses?
-Bomba.
7-Hangi mesleği yapmak istemezdiniz?
-Düşünmedim.
8-Hangi doğal yeteneğe sahip olmak isterdiniz
-Bir müzik aleti çalmak isterdim.
9-Kendiniz olmasaydınız, kim olmak isterdiniz?
-Kendimden memnunum.
10- Nerede yaşamak isterdiniz?
-Kıbrıs’ta.
11-En önemli kusurunuz nedir?
-Aceleciyim.
12- Size en fazla keyif veren kötü huyunuz nedir?
-Kötü huyum yok.
13- Kahramanınız kim?
-Atatürk.
14-En çok kullandığınız küfür
-Hadi canım sen de.
15- Şu anki ruh haliniz nasıl?
-Mutluyum.
16 – Hayat felsefenizi hangi slogan özetler?
-Sevgi, barış.
17- Mutluluk rüyanız nedir?
-Mutlu bir aile.
18-Sizce mutsuzluğun tanımı?
-İnsandan insana değişir.
19- Nasıl ölmek isterdiniz?
-Çekmeden, çektirmeden.
20- Öldüğünüzde cennete giderseniz Tanrı’nın kapıda size ne söylemesini istersiniz?
-Her şeyi biliyor, ne sorsun ki?
Bu haber 180 defa okunmuştur

:

:

:

: