Önce gözünün önündekileri gör

Millet nedir, milliyetçilik, vatan, toprak.

Millet nedir, milliyetçilik, vatan, toprak.
Sınırların olması, sınırlarda askerin nöbet tutması yeterli mi?
Güvendir vatan, huzurdur, yaşamdır, özlemektir, bırakamamak, ayrılamamak, kokusunu, toprağını, insanını, kültürünü aramak, yaşatmaktır her zaman.
Taşı da bizim, toprağı da, dağı da, denizi de, havası da, devleti de, kanunu da, yasası da, bizimdir, hepimizin.
İnsanı sevmezsen, toprağı sevmezsen, devleti sevmezsen, dağları, yolları, şehirleri, mahalleleri sevmezsen, talan edersen, nasıl millet olur, nasıl devlet olur, nasıl milliyetçi olur?
Sadece Rum toplumu mu bunun göstergesi, tek egemenlik ispatımız bu mudur?
Önce devleti sevdir, inandır, sakın ha sözle değil, icraatla, adaletle, herkese eşit hak vererek, demokrasi ile fikir özgürlüğüyle, devletin iradesini ezdirmeden.
İyi idare, iyi kamu hizmeti, iyi hastane, iyi okul, iyi yol, iyi eğitim, üniversite, iyi mahkeme, iyi yargı, önce kendi insanın için bunları yap.
En büyük eksikliğimizdir.
Sahip çıkmıyoruz, kendimizin çaresi olamıyoruz, başkalarından bize çare olmasını bekliyoruz.
Oysa irade bizim, tercih bizim, yaşam, memleket bizim.
Anlatılması ve anlaşılması mümkün değil.
İrademizin yansıması, yüce Meclisimizde dolarlar sallandı, çirkin pazarlıklardan, hesaplaşmalardan, anlaşmalardan söz edildi, ne oldu sonuç?
Kıbrıs Türk Hava Yolları, batırıldı, elimizden kayıp gitti, kimdi, kimlerdi bu işin suçluları, kimse öğrenemedi, komite kuruldu, çözümsüzlüğe havale edildi.
ERCAN birilerinin kazanç kapısı oldu, birileri ortalığı ayağa kaldırdı, geri alacağım dedi.
Sonuç, geri alırım derken 'ASPİR' ekildi.
Sahi ne oldu Aspirler, her halde bir arpa boyunu bulmuştur.
İhaleler yapılır memleketimde, sanırsın her şey vatandaş için.
Söylenenlerin haddi hesabı yok, itiraflardan televizyonlarda Türk dizisi olur.
Sonuç, unutuldu bile.

Yine ERCAN, kontrolörlük anlaşması, ne olduğunu bilen yok.
Böyle soğudu insanlar kendi memleketinden, söylenenlerle, yapılanların farklı olmasından.
Ama masum değiliz hiçbirimiz.
'Güney Kore Anayasa Mahkemesi, oybirliği ile 'Anayasayı ve yasaları çiğnediği için,' devlet başkanını görevden aldı.
Yüz binlerce Güney Koreli, aylardır yolsuzlukla suçlanan, Bayan Park Geun-hye'nin görevden alınması için başkent Seul'de gösteriler yaptı.
Güney Kore'nin ilk kadın devlet başkanı olan Park, Soğuk Savaş yıllarında ülkeyi yöneten askeri diktatör Park Chung-hee'nin kızıdır.'
Yüz binlerce Güney Koreli yolsuzluk skandalıyla ilgili olarak Cumhurbaşkanı Park Geun-hye'yi istifaya çağırmak için mitingler düzenledi, gösteriler yaptı.
Ve en sonunda Anayasa mahkemesi Cumhurbaşkanını görevden aldı.
Bu resme bir de KKTC'den bakalım.
Bunca söylem, icraat, itiraf, suçlama içinde hangi yetkili makam harekete geçti, sonuca yürüdü.
Yolsuzluk iddiaları için hangi halk hareketi yapıldı?
Halkın, toplumun parası çar-çur edilirken, kim bunun hesabının sorulmasını talep etti.
Hiç işte, Kıbrıs sorunu, mal, mülk, egemenlik, eşitlik, sadece Rum'a karşı, öyle mi?
Önce kendi içinde eşit, adil ol, sonrasını zaten bırakmayız.
Bu haber 453 defa okunmuştur

:

:

:

: