Kıbrıs da müzakereler Enosis gölgesinde başlıyor

Bir önceki yazılarımda da belirtim, Rum tarafı siyaseti ilmik gibi işliyor. Müzakereler Rum meclisinin ENOSİS kararını hatırlama ve kutlama yasası yaptığı için kesilmişti. Rumlar ve BM Kıbrıs özel temsilcisi Eide, masadan kalkan Cumhurbaşkanı Akıncı oldu dedi.
Bir önceki yazılarımda da belirtim, Rum tarafı siyaseti ilmik gibi işliyor. Müzakereler Rum meclisinin ENOSİS kararını hatırlama ve kutlama yasası yaptığı için kesilmişti. Rumlar ve BM Kıbrıs özel temsilcisi Eide, masadan kalkan Cumhurbaşkanı Akıncı oldu dedi.
Bu gün Mustafa Akıncı’nın sözcüsü Barış Burcu’nun açıklaması var.” Masayı berhava eden karar kalkıyor, sonuç alıcı görüşmelerin başlamasından yanayız”
Üzgün ve endişeliyim ki Barış Burcu doğruları konuşmuyor, Rum meclisi ENOSİS karar yasasını kaldırmıyor, bu yasayı uygulama yetkisini eğitim bakanına veriyor. Komitede tüzük geçti 5 Nisan günüde genel kurulda oylanacak, AKEL ve DİSİ desteği ile de geçecek. Bunun olacağını ben bir hafta önce yazmıştım, Burcu bilmiyor herhalde.
Mart sonu Eide’nin ev sahipliğinde, sosyal içerikli bir yemek de Akıncı ile Anastasiadis buluşuyor. Görüşmenin de amacı müzakereleri başlatma tarihinin ve şeklinin belirlenmesi olacak. Burcu’nun dediği gibi müzakereler başlarsa, Akıncı yanlış yapmış olur ve Türk tarafını kusurlu duruma düşürecektir.
Hele birde 16 Nisan’dan sonra başlarsa müzakereler, ilgili taraflar müzakereleri kesen Türkiye oldu diye suçlayacaklar. Akıncı müzakereleri başlatmadan önce yeni şartları masaya koyarsa, o zaman durum değişir, yanlışın doğrusu olur.
KKTC hükümetinin tavrı ne olacak bu durumda, sessiz mi kalacaklar. Ülkede iki başlılık değil ancak halkımız hükümetten, Kıbrıs sorununa çözüm bulmak için atılan bu adımlar da inisiyatif almasını bekliyor. ENOSİS kararı kalkmıyor, kaldırıldı diye halkımıza yutturulmaya çalışılıyor, hükümet de bunu izliyor mu?
Yürütmenin başında bulunan, başbakan Hüseyin Özgürgün’ün alacak kararı, mutlaka olmalı. Anlaşma olsa bile, referandum için meclisin yasa yapması şarttır. Yasayı yapacak olan hükümettir, o zaman bu gergin açıklamalardan sonra hükümeti temsilen bir ismin, müzakere masasında olması kaçınılmazdır.
Katılımcı demokrasiyi destekliyorsak, her şey halkımız içindir olgusunu kabul ediyorsak, hükümet hatta ana muhalefet de bu sürecin içerisin de olmalıdır. Gönül arzu ediyor ki müzakerelerin başlama arifesinde, ciddi hata yapılmasın Türk tarafı suçlanmasın. Bir gerçek var ki bu geçtiğimiz süreç içerisinde, Rum tarafı başta BM de ve diğer ilgili taraflarda, başarılı çalışmalar yaptı ki müzakereleri başlatıyor.
Müzakerelerin başlatılması gerekçelerinin, Rum tarafı açısından önemini bir sonraki yazıda inceleyelim.

Bu haber 340 defa okunmuştur

:

:

:

: