Erkek yalanları

Birkaç haftadır kadın erkek meselesi üzerine yazdığımız yazılara çok rağbet olunca bu hafta bir dostumun “hadi bir de erkek yalanlarını yaz” isteğiyle karşılaştım.
Birkaç haftadır kadın erkek meselesi üzerine yazdığımız yazılara çok rağbet olunca bu hafta bir dostumun “hadi bir de erkek yalanlarını yaz” isteğiyle karşılaştım. Dayanamadım, onu da yazdım…
Erkek yalanları deyince ilk sıraya şüphesiz “Ben senin dış görünüşünü değil, içini sevdim…” cümlesini koyabiliriz.
Adam sanırsın ki dahiliye mütehassısı… Karaciğerini, kalbini, böbreğini inceledi. Seni öyle sevdi.
Bu sözü söyleyenin amacı belli. Belli ki senden etkilendi. Birlikte olmak istiyor. Ama bunu direk söylemekten çekindiği için karaciğer, kalp işine giriyor. Diğeri çok şiirsel gelmediği için olsa gerek, işi dahiliye mütehassıslığına kadar götürüyor.
İkinci sırada, “Sana hissettiklerimi bir kadına karşı ilk kez hissediyorum. Sen ilksin” yalanı…
İşin gerçeği adam çapkındır. Kadın da bunu sezmiştir. Adam ¬bu sorunu çözmek için kadının duvarlarını aşmaya çalışır. Bahçe duvarını geçen her erkeği biraz konuşturduğunuzda, işin aslı çok açık, net ortaya çıkacaktır aslında.
Üçüncü sıraya ilişkiden sıkılan erkeklerin kaçış yalanını koyabiliriz. “Sorun sende değil, bende…”
Asıl söylemek istediği “bu ilişkiden bıktım usandım, senden uzaklaşmak istiyorum” dur. Ama ayrılırken kadının aşırı tepkisinden korktuğu için böyle bir yalana başvurur.
Dördüncü sırayı evli erkeklerin yalanına bırakıyoruz. Eşi her kuaföre gidişinde aile bütçesindeki masrafları kısmak istediğinden olsa gerek, “Ben doğallıktan yanayım” diyerek adeta eşinin bilinçaltına “çok para harcama” mesajını göndermek ister.
Beşinci sırada erkeklerin askerlik yalanlarını koyabiliriz.
Komutana posta koyanlar mı dersiniz, helikopterden helikoptere atlayanlar mı istersiniz, komando olarak operasyon birimlerinde yer alanlar mı istersiniz… Örnekler saymakla bitmez.
İster inanın ister inanmayın. 12 ay süren askerliği boyunca, mutfakla patates soyarak zaman geçirmiş bir erkeğin, bir gün işten kaytarmak için anlattığı bir anıyı dinlerken bile, çok önemli bir operasyona katılmış izlenimi edinebilirsiniz.
Altıncı sıradaki yalan, şu anki eşiyle tanışmadan önce ilişki yaşadığı önceki kadına yöneliktir. Şimdiki kadın merak eder. “Onunla ilişki yaşadın mı” diye didikler. Çok kritik sorudur. Ama inanın, dürüst olan kaybeder.
“Hayır o kadınla hiçbir zaman ilişkim olmadı” demek zorundadır. Aslında söylemek istediği şudur. “Evet onunla ilişki kurdum ama söylersem çılgına dönersin” demek istemektedir.
Yedinci sıraya gece attığı mesajlardan, gündüz utanan erkeklerin yalanını koyabiliriz. “Çok sarhoştum hatırlamıyorum…”
Aslında sarhoşluk hikaye, bir güzel içini dökmüştür. Ama gündüz kadının tepkisinden korktuğu için olsa gerek, olası bir sarsıntıyı en aza indirgemek ister.
Sekizinci sırada ilişkinin en şehvetli, en şiddetli döneminde söylediği “seni asla bırakmayacağım” yalanı var. Anlamı aslında şudur. “Seni ilk fırsatta bırakırım, bana güvenme, benimle bu geceyi yaşadın diye uzun vadeli planlar kurma” dır.
Dokuzuncu sırada, buluşma taleplerini “Çok işim var” diye savuşturan erkeklerin yalanını koyabiliriz. Onun da anlamı “Bu gece erkek arkadaşlarımla özgür takılmak istiyorum. Peşime düşme”dir.
Onuncu sırada ise tüm zamanların en çok söylenen erkek yalanı var. Açık ara hepsine fark atar.
“Seni çok seviyorum, bu sonsuza kadar sürecek.”
Anlamı aslında bir dahaki kadına kadar “seni çok seviyorum” demektir.
Ama bu sözü söyleyen her erkek nikah masası denen tuzağın etrafından dolaşmaya başlamıştır bir kere. Artık iflah olmaz.
Kafasını o tuzağın içine sokup, içeride ne var diye bakmak isterken, üzerine bir ağ atılması an meselesidir.
Aslında erkekler yalan söylerken hep kendilerini kandırır. Kadınlar dinler, inanmış gibi görünür sadece.
Erkek ne kadar kötü bir yalancı olduğunu bilmeden bu yalanları söylerken, gün gelir o tuzağın içine çekilir, üzerine atılan ağ ile yakalanır.
Bırakın erkekleri hala iyi yalancı olduklarını sansınlar. Nasıl olsa günü gelince gerçeği anlayacaklar…
Bu haber 207 defa okunmuştur

:

:

:

: