Şaka bitti

1 Nisan dünyada herkesin birbirine şaka yaptığı, hatta şakadan manşetlerin atıldığı bir gün olmasıyla ünlüdür.
1 Nisan dünyada herkesin birbirine şaka yaptığı, hatta şakadan manşetlerin atıldığı bir gün olmasıyla ünlüdür.
2 Nisan’da ise dünya olanca ciddiyetiyle gerçekliğine döner. Şaka bitmiştir.
Kıbrıs meselesinde de liderlerin 2 Nisan randevusunun, bize adeta şaka gibi gelen, hatta biraz da trajikomik kaçan olayların son bulması için bir milat olarak kabul edilmesi gerektiği kanısındayım.
“Enosis kararı”, bir diğer ifadeyle Rumların bu “eşek şakası” 31 Mart’ta Rum Meclisi’nde alınacak kararla bertaraf edilirse, liderler 2 Nisan’da müzakerelerin başlamasına yönelik güçlük bir mesajla masayı yeniden kuracaklar.
Ledra Palace Otel’de BM yetkilileriyle birlikte 2 Nisan akşamı yenecek yemek, her şeyin yeniden başlaması için bir fırsat. Tabii ki bu fırsat değerlendirilebilirse.
Yeni dönemde artık Enosis gibi kötü şakalara yer yok. Eğer şakacı karşı tarafın o şakadan hoşlanmadığını bile bile hala şakasında ısrar ederse, o şaka, artık şaka olmaktan çıkmıştır. Ka.. olmuştur. Bu sözü hepimiz biliriz.
Dolayısıyla Kıbrıs meselesi de artık böyle kötü şakaları kaldırabilecek durumda değildir.
Önümüzde Kıbrıs meselesinin geleceğiyle ilgili çok kritik, adeta kavurucu bir yaz mevsimi var.
Cumhurbaşkanı Akıncı “Nisan ve Mayıs ayı karar ayı” diyerek gelecek iki ayın ne kadar kritik bir öneme sahip olduğunu bize hatırlattı. Rum tarafının bu iki ay içinde gerçeklerle yüzleşerek kararını vermesi gerektiğini söyleyen Akıncı, “Garantiler sıfırlanmadan anlaşma asla olmaz, söylemleri bir kenara bırakılmalı” dedi.
Kıbrıs müzakereleri tarihi boyuncu bizim de yanlışlarımız olduğunu söyleyen Akıncı, bu yanlışlarımızın bedelini Rumların tek başına AB üyeliğine kabul edilmesiyle ödediğimizi savundu.
“Böyle bir yanlış siyaset izlenmeseydi belki de Rumlar tek başına üye olamazdı” diyerek merhum Denktaş’ın dönemine bir göndermede bulundu.
Ancak her ne olduysa oldu, olanlar geride kaldı. Şimdi ileri bakmanın zamanı.
50 yılı aşkın bir süredir konuşup durduğumuz Kıbrıs meselesi, hem zaman olarak hem de halkların kendi kişisel tarihinde bir doyum noktasına ulaştı. Müzakere yorgunu halklar, artık bu filmin sonunu görmek istiyor.
İyi bitecekse de görmek istiyor, kötü bitecek de görmek istiyor.
Şu an 60’ın üzerinde olan liderler müzakereleri yürütürken, arkadan gelen yeni nesilin bir 50 yıl daha o masada oturmaya tahammülü olmadığını bilmeli…
Bu haber 222 defa okunmuştur

:

:

:

: