Sizin yürüyüşünüz nasıl hatırlanacak?

“Yürümek; yürümeyenleri arkanda boş sokaklar gibi bırakarak, havaları boydan boya yarıp ikiye bir mavzer gözü gibi karanlığın gözüne bakarak yürümek!..
“Yürümek;
yürümeyenleri
arkanda boş sokaklar gibi bırakarak,
havaları boydan boya yarıp ikiye
bir mavzer gözü gibi
karanlığın gözüne bakarak yürümek!..
Yürümek;
dost omuz başlarını
omuzlarının yanında duyup,
kelleni orta yere
yüreğini yumruklarının içine koyup yürümek!..
Yürümek;
yolunda pusuya yattıklarını,
arkadan çelme attıklarını bilerek yürümek...
Yürümek;
yürekten
gülerekten yürümek...”
demiş usta, o bizi en kötü hissettiğimiz anda bile rahatlatan eylemi anlatırken…
ABD'li Peggy Whitson’un uzayda en uzun süre yürüyüş yapan kadın astronot ünvanı almasıyla ilgili haberi okurken geldi aklıma…
Siz hatırlıyor musunuz hayatınızın en unutulmaz yürüyüşünü…
İlk adımınızı attığınız, anne babanızın sizi alkışladığı o günden söz etmiyorum…
Gerçekten unutamadığınız yürüyüşlerden söz ediyorum…
Kimileri nikah masasına doğru yaptığı o kısa yürüyüşü hiç unutamaz. O bitmek bilmeyen 15-20 saniye hayat durmuş, heyecanlı bakışlar arasında masaya doğru yürürken dünya sizin etrafınızda dönmüştür, eminim…
Belki bir eylemde en önde omuz omuza yürüdüğünüz andır unutamadığınız o zaman…
Ya da bir canınızın, kanınızın veya bir dostun arkasında cenaze merasiminde veda ederken yaptığınız yürüyüştür hafızanıza kazınan…
Sevgilinize kavuşmak için koşarken telaşlı adımlarla attığınız adımlar, o yürüyüşler bir yana…
Siz ne zaman yürüdünüz, şairin dediği gibi…
Yolunuzda pusuya yattıklarını, arkanızdan çelme attıklarını bilerek yürümekten söz ediyorum…
Her sabah günlük işlerin planlarını da yaptığınız sabah yürüyüşlerini kastetmiyorum…
Gecenin karanlığında, ıssız sokaklarda yaptığınız yalnız yürüyüşler de değil söz konusu olan…
Siz ne zaman yürüdünüz, dost omuz başlarını omuzlarınızın yanında duyarak…
Hayat çok uzun bir yürüyüş…
Sizce o yürüyüşün en unutulmaz anı ne zamandı?
Çocukluk mu, ilk gençlik mi, para kazanmaya başladığımız yaşlar mı? Yürüyüşün sonuna yaklaştığınızı hissettiğiniz o son anlar mı?
Evet hayat uzun bir yürüyüş ama o yürüyüşün de bir sonu var.
Dün Türkiye Hababam Sınıfı’ndaki Güdük Necmi’yi kaybetti. Halit Akçatepe Türkiye’nin sevgilisiydi.
Kıbrıs ise çok değerli bir diplomatını, Uğur Umar’ı genç yaşta yitirdi.
Her ikisi de hayat yolunda yaptıkları o unutulmaz yürüyüşle hatırlanacak.
Umarım bizim yürüyüşümüz de birlikte yürüdüğümüz dostlarımız tarafından bizden sonra böyle iyi hatırlanır.
Bu haber 244 defa okunmuştur

:

:

:

: