Gerçekten saf mıyım?

Dünün en önemli gelişmesi hiç şüphesiz Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın Brüksel’de BM Genel Sekretereri Guterres ile yaptığı toplantının ardından müzakerelerin 11 Nisan’da başlayacağına yönelik açıklamasıydı.
Dünün en önemli gelişmesi hiç şüphesiz Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın Brüksel’de BM Genel Sekretereri Guterres ile yaptığı toplantının ardından müzakerelerin 11 Nisan’da başlayacağına yönelik açıklamasıydı.
Sanılanın aksine Ledra Palace’da Rum lider Anastasiadis ile yenen sosyal yemeğin olumsuz geçtiği yönündeki iddialar da böylece geçerliliğini yitirmiş oldu.
Gerçi yemeğin ertesi sabahında Rum Sözcü’nün yaptığı açıklamalar yenilir yutulur değildi ama şimdi bu mevzuyu açarak, yeni bir bahar havası esmeye başlamışken keyifleri kaçırmak istemem.
Cumhurbaşkanı Akıncı’nın Sözcüsü Barış Burcu, bu açıklamalara en yüksek tondan tepkisini, o yemeğin hemen sabahında zaten duyduk.
Tüm bu atmosferi geride bırakarak dün BM Genel Sekreteri Guterres ile Brüksel’de bir araya gelen Cumhurbaşkanı Akıncı, çıkışta yaptığı açıklamada müzakerelere ilişkin Kıbrıs Türk tarafının görüşlerini ilettiklerini söyledi. Akıncı, Guterres’in Cenevre ile başlayan katkılarının devam edeceğini ifade etti.
Rum Liderle 2 Nisan akşamı yedikleri yemeğe de atıfta bulunan Akıncı, “Biz 11 Nisan Salı günü müzakerelere başlamaya hazırız. Bu konudaki pozisyonumuz biliniyor. Ortak anlayış odur ki önümüzdeki günlerdeki gelişmeler bunu mümkün kılacak” diyerek, ilk kez bir tarih ortaya koydu.
Bu açıklamanın öncesinde Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide ile ayrı ayrı telefonda görüştüğünü de hatırlatalım.
Dolayısıyla bu Ankara’nın da 11 Nisan’a evet dediği yönünde yorumlanabilir.
11 Nisan’dan itibaren tüm mayıs ayı boyunca Kıbrıs’ı zorlu bir müzakere maratonu bekliyor.
Ama seçim atmosferine giren Güney’in bu zorlu maratonda Sayın Akıncı’nın sözünü ettiği gibi “masaya iyi niyetle” yani çözüm için gelir mi, bilinmez.
Geçmiş tecrübeler bize bunun uzak bir ihtimal olduğunu gösteriyor.
Kısaca 50 yıl süren Kıbrıs müzakereleri bu yaz da tatil yapmayacak.
Peki sonuç alınabilir mi?
Onu da Rumların tutumu belirleyecek. Belki bu kez Kıbrıs Türkü’nü gerçekten siyasi eşiti olarak görüp, gerçekten bu adayı bizimle paylaşmaya karar vermiş olabilirler.
Çok saf olduğumu düşünebilirsiniz. Ama ne yazık ki her defasında, biraz safça da bulunsa umut etmekten başka çare yok.
“Artık bu iş bitti, çözüm yok” demeden önce tüm yolları tüketmiş olmalıyız ki yarın kimse birbirini suçlamasın. Herkes kendi yoluna baksın…
Bu haber 212 defa okunmuştur

:

:

:

: