Masaya yeniden dönülürken

Geride bıraktığımız hafta Ledra Palace Otelde Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin ev sahipliğinde Kıbrıslı Türk ve Rum Liderler biraraya gelip yemek yediler.
Geride bıraktığımız hafta Ledra Palace Otelde Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin ev sahipliğinde Kıbrıslı Türk ve Rum Liderler biraraya gelip yemek yediler.
Kuşku yok ki bu yemekte güdülen amaç, Rum Temsilciler Meclisinin Enosis Plebisiti çıkışı ile gerilen ilişkilerin yeniden diyalog kurma zeminine taşıyabilmekti.
Her ne kadar da liderler bu yemekte karşılıklı olarak yapacakları açıklamalarda bir tarafı rencide etmekten kaçınılması ve barış dilinin kullanılması yönünde mutabakata varsalar da, Rum Hükümet Sözcüsü Nikos Hristodulis yaptığı açıklamalarla buna uymayacaklarını belli etti.
Nitekim Rum basınında yer alan haberlerde de bu yönde yorumları görmek mümkün.
Hatta bir gazetede yer alan haberde “İki Tarafın Güven Yaratıcı Önlemlerle İlgili Tezleri. Akıncı Ne Diyor, Hristodulidis Nasıl Cevaplıyor” konusuna geniş yer ayırmış.
Gazeteye göre Cumhurbaşkanı Akıncı’nın geçen hafta elektrik enerjisi, cep telefonları, kriz ve yangınlar, eğitim ve geçitlerle ilgili açıklamalarını ve Rum Sözcü Nikos Hristodulidis’in her bir konuda verdiği cevapları şöyle aktarıyor; A“Özgür bölgeler ile işgal bölgelerinin elektrik sistemlerinin uyumlaştırılması konusunda, Kıbrıs Türk tarafının işgal bölgelerindeki üretimde meydana gelen arıza nedeniyle elektrik talebi üzerine işgal bölgelerine elektrik enerjisi verilmesi Ağustos 2016’dan beridir kesintisiz devam ediyor. Keza, elektrik şebekesi Kıbrıs Türk tarafının ihtiyaçlarına cevap vermek üzere, geçici olarak, halen, uyumlu çalışıyor.
Cep telefonları şebekelerinin birlikte çalışabilirliği konusunda 2015’te, Dual International Mobile Subscriber Identitity (Dual IMSI) çözümünün uygulanmasıyla ilgili somut bir öneri ortaya koyduk. Bu uygulama, Ada’nın iki tarafındaki bütün GSM şirketlerinin, kendi aralarında doğrudan üretim anlaşmaları yapmaları gerekmeden, abonelerine Ada’nın tamamında kapsama imkanı tanıyan SIM kartı verme olanağı tanıyabilir. Bu uygulama, bugün en azından özgür bölgelerdeki bir şirket tarafından uygulanan uluslararası olgudur. Maalesef Kıbrıs Türk tarafı, muhtemelen siyasi maksatları yüzünden, özgür bölgelerdeki şirketlerle işgal bölgelerindeki şirketler arasında doğrudan üretim anlaşmaları imzalanmasını savunarak, bu önerimizi kabul etmiyor. İzin verilmemiş elektronik iletişim şebekeleri ile birlikte çalışma veya herhangi bir şekilde işbirliğini cezai suç kapsamına alan uyum yasası yürürlükte olduğu sürece, Kıbrıs Türk önerisi siyasi açıdan güvenilmez, hukuki açıdan da sorunludur. Kıbrıs Türk tarafı, özgür bölgelerdeki şirketler ile Türk ana şirketleri arasında anlaşma yapılmasına dair ilk önerimizi de tartışma kabul etmez addedilmişti.”
Bu açıklamalar Rum Hükümet Sözcüsü Nikos Hristodulidis’e ait.
Ancak Türk Tarafından cevap gecikmiyor.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu, Rum Hükümet Sözcüsü Nikos Hristodulidis’in açıklamalarına karşılık verdiği cevapta üzerinde mutabakata varıldığı halde bunun hiçe sayılıp sürekli gerçek dışı bilgiler aktarılmaya devam edildiğine dikkat çekti.
Peki, bundan ne anlamalıyız?
Özet olarak Türk Tarafının GYÖ olarak ortaya koyduğu tezleri siyasi açıdan güvenilmez, hukuki açıdan da sorunlu buluyor Rum Hükümet Sözcüsü.
Elbette bu kişisel değerlendirmesi değildir.
Rum Liderliğinin uhdesinde ki otoritenin görüşlerini yansıtıyor ilgili gazeteye.
Yani yalın ve basit bir dille anlatacak olursak şöyle bir sonuca varırız; Türk Tarafının ak dediğine, Rum tarafı her ne sebepten ötürü olursa olsun kara diyor.
Rum Tarafının da kara dediğine, Türk Tarafı da her ne sebepten ötürü olursa olsun Ak diyor.
Peki, ortak paydalar?
Yok
Ortak akıl?
O da yok.
Ve/fakat bütün bunlara rağmen son gelişmelerden anlıyoruz ki liderler çok yakın bir tarihte yeniden masaya dönecekler.
Peki, hangi temel ve zemin üzerinden?




Bu haber 172 defa okunmuştur

:

:

:

: