Anonim

16 ‘cısı yapılacak olan, Uluslararası 23 Nisan Çocuk Bayramı nedeni ile ülkemize, yabancı ülke çocukları gelmeye başladı.
16 ‘cısı yapılacak olan, Uluslararası 23 Nisan Çocuk Bayramı nedeni ile ülkemize, yabancı ülke çocukları gelmeye başladı.
Bilindiği gibi 23 Nisan, Atatürk’ün Türk çocuklarına armağan ettiği bir Bayram günüdür. Bilahare bu bayram, Uluslararası bir niteliğe kavuşmuştur.
Bunun öyküsü de, bir hayli ilginç.
Türkiye’de, o dönemin dikta rejiminin başkanı olan Kenan Evren, ülkede çok bayram olduğu gerekçesi ile 23 Nisan Egemenlik ve Çocuk Bayramının da içinde olduğu birçok bayramı, kaldırma kararı almıştı.
Bilahare 1979 yılındaki UNESCO’nun aldığı ve 23 Nisan’ı tüm dünya çocuklarına, bir bayram olarak “çocuk yılı “ ilanı, kararı hatırlanarak bu karardan vaz geçilmişti.
KKTC de her sene, bu bir uluslararası niteliğe dönüştürülerek, şölen halinde kutlanmaktadır.
Her yıl ülkemize, değişik ülkelerden öğrenciler gelmekte.
Bu yıl da, gelmeye başladılar.
Bu yıl, her halde organizasyonda bir eksiklik veya bilgisizlik olsa gerek. Sırbistan’dan gelen çocuklar, Güneyin Larnaka Havaalanından geldiler.
Tabii Güney yönetimi, buna çok sert tepki göstererek, öğrencileri özel bir uçakla geri gönderdi.
Böyle bir şeyin, olma ihtimalinin yüksek olduğu bir ortamda. KKTC’ ye gelecek ekiplerin, yönetici ve sorumluları niye uyarılmadı.
Niye güzergah verilmedi de Güney suçlanarak, olaydan sıyrılmağa çalışıyoruz?
Bu, bağışlanacak bir olay mı?
Bu günkü ikinci konumuz:
Güvenliğimizin de, özelleştirilmesi.
Özelleştirme, alabildiğince, dört nala gidiyor.
Yasa, oy birliği ile ilgili mercilerden geçti.
Üçüncü okunuşu da, yapıldı.
Bunda da, oy birliği sağlandı.
Meclisimiz, bu yasayı, oy birliği ile onadı.
Yanlış anlaşılmasın, bu yasa ile Özel Güvenlik Şirketlerinin oluşması öngörülüyor.
Bir ülkede, vatandaşların güvenliğini Devlet, güvenlik birimleri ile sağlayamaz duruma gelmişse. O ülkede yaşayan vatandaşların vay haline.
Bu ülke de, KKTC olduğuna göre, vay halimize.
Güvenliğin özele kaydırılması, Özel Güvenlik Şirketlerinin oluşması demek.
Yasada, yetkiler de dağıtılmış.
Silah kullanımı, tasarıdan çıkarılmış.
Polis Teşkilatımızın yanında, güvenliğimizi sağlayacak Özel Güvenlik Şirketleri de faaliyette.
Güvenliğin özelleştirilmesine, oy birliği ile evet diyen Meclis. Niye elektrik, telefon, su vs. oy birliği ile yaklaşmıyor.
Bunu anlamakta, güçlük çektiğimi de buradan açıklamalıyım.
Özel Güvenlik Şirketlerine evet diyen irade, niye diğer konularda, özelleştirmelere sekter tavırla yaklaşıyor?
Bu günkü, üçüncü konum:
Saffet Anibal.
Anibal ismi, 1965 ‘lerin Çağlayan semtinde parlayan bir yıldızı idi.
O yıllarda, Lefkoşalı ve Lefkoşa’ya giden Kıbrıslı Türklerin buluştukları alandı Çağlayan Parkı.
Sosyal aktivitelerin, nerede ise merkezi konumundaydı.
Anibal Lokantası, tam buranın merkezinde idi.
Mücahitlik yıllarımda Lefkoşa’ya gittiğimde, döner kebabını tattığım yer Anibal’ın Lokantası olmuştu.
Gece yapılan serviste, yere kum atsan düşmezdi.
Tüm Lefkoşalı ve Lefkoşa’ya gidenlerin döner yemek için, sırada beklediklerine çok şahit olmuşumdur.
Animal ismi, sadece Lefkoşa ile bütünleşmiş bir isim değildi.
Adanın her tarafında, ün salmış bir lokantacı idi.
Saffet Anibal’ı kaybetmekle, ülkemizin bir simgesini yitirmiş olduk.
Yaslı ailesine, baş sağlığı. Saffet Anibal’a Tanrıdan rahmet diliyorum.
Bu haber 254 defa okunmuştur

:

:

:

: