Medeniyetin beşiğinden çıkan sese bakın!

Avrupa ve Dünyada, 1789 Fransız İhtilalinden sonra, Fransa, Demokrasinin beşiği haline gelmişti .
Avrupa ve Dünyada, 1789 Fransız İhtilalinden sonra, Fransa, Demokrasinin beşiği haline gelmişti .
Ayni zamanda, medeniyet anlamında da, birinci oldu.
Dünyada, moda, Fransa’dan izlenir .
Dünyaya, modanın öncülüğünü yapar .
Fransa, bununla kalmayıp, Türkiye’nin bölünmesi için de, Dünyaya
öncülük yaptı .
Bölücülükte de, birinci sırayı, başka ülkelere kaptırmadı .
Geçen günlerde , Fransa’nın, ünlü bir siyaset bilimcisi, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı, Sn. Erdoğan’ı , açık açık hedef göstererek, öldürülmesinin fermanını çıkardı .
Philippe Mereau Defarges, Fransız TV kanalı, BFM kanalında yaptığı bir mülakat sırasında. Son Anayasa referandumuna değinmiş ve itiraz için, tüm yolların kapandığını iddia ederek , itirazların sonuçsuz kalacağını . Geride, iki yolun kaldığını , birinin , iç savaş, diğerinin de, Sn. Erdoğan’ın öldürülmesinin olduğunu söyledi .
Dünyada, Demokrasinin beşiği olan Fransa’da, bir bilim adamının, bir Fransız TV şirketine . Bir ülkenin Cumhurbaşkanını, öldürülmesi için hedef göstermesi, çok düşündürücü olsa gerek .
Ayni şey, Türkiye’deki TV ‘lerde olmuş olsa ve Fransız Cumhurbaşkanı Hollande, hedef gösterilse . Başta Fransa ve Avrupa’da, yer yerinden oynardı .
Fakat, söz konusu Türkiye olunca, her yer Tıs .
Avrupa’nın, Demokrasi anlayışını, göstermesi bakımından da, ibret verici bir olay .
Sn. Erdoğan’ı, bir bilim adamının, hedef tahtası olarak göstermesi. Fransızların, kültür ve bilinç düzeylerinin , tartışılır bir halde olduğunu göstermez mi ?
Anayasa referandumuna, itirazın kapandığı yollu iddiası ile, sadece Sn. Erdoğan, hedef tahtası haline getirilmemiştir .
Türkiye de, hedef tahtası haline getirilmiştir. Bu zat-ı muhteremin ağzından çıkan, diğer bir saçma iddia da :
Türkiye’de, iç savaş çığırtkanlığı olmuştur .
Her iki önerinin de, uluslararası hukuk ve diplomatik kurallara aykırı ve suç teşkil etmesi de, bir gerçek olarak, ortada dururken . Bu zat-ı muhterem için, Fransa Hükümet yetkililerinin, ne gibi bir davranış içine girecekleri de, merakla, kamu oyu tarafından izlenmektedir .
Fransa’daki yetkililer, bu konuda, tüm dünyada, büyük bir sınav vermektedirler .
Türkiye’deki yetkililerin, bu konudaki girişimleri de, merakla beklenmektedir .
Ayni zamanda .
Türk kamu oyu, bu konuda yapılacak olan girişimleri ve sonuçlarının, ne olacağını da, mercek altına almıştır .
Fransa’daki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin, birinci turunda. İki adayın, ikinci tura kalan adaylarının, nitelikleri ortaya çıktı .
Adaylardan biri olan Macron, Liberal bir görüşe sahip ve AB ‘ den yana .
İkinci aday olan Le Pen ise, radikal milliyetçi bir ideolojiyi temsil etmekte .
Sosyalist ve Cumhuriyetçi partilerin, Macron’u, ikinci turda destekleme kararı almaları , AB yetkililerini rahatlatmış gibi .
Le Pen’in temsil ettiği, aşırı sağcı partinin, ikinci tura kalması ise, Fransa’da, aşırı milliyetçiliğin tırmanma göstermesi bakımından.
Dikkatle izlenmesi gereken, bir husus .
Aslında bu, sadece Fransa’da gelişen bir olay değil .
Aşırı Milliyetçilik akımları, tüm Avrupa’ya yayılmaktadır.
Bu ise, Avrupa’nın geleceği açısından, sadece Avrupa için, potansiyel bir tehlike olmayacak .
Bu, dünya açısından da, potansiyel bir tehlike olarak. Dünyayı da tehdit etmeye devam edecektir.
Unutulmasın ki, iki dünya savaşı da, aşırı milliyetçiliğin, Avrupa’da
filizlenmesinden meydana gelmişti .
Sosyalist ideolojilerin , Kapitalizm tarafından, teslim alınmasından sonra. Aşırı milliyetçiliğin dizginlenmesi de, ortadan kalkmıştır .
Bu, Dünya ve insanlık açısından, ileride meydana gelecek, çok büyük bir tehlike…
Bu haber 205 defa okunmuştur

:

:

:

: