Gününüz, gün ışıkları kadar aydınlık, su kadar berrak, kuş cıvıltıları kadar mutlu geçsin...

Gününüz, gün ışıkları kadar aydınlık, su kadar berrak, kuş cıvıltıları kadar mutlu geçsin...
Gününüz, gün ışıkları kadar aydınlık, su kadar berrak, kuş cıvıltıları kadar mutlu geçsin...


İŞTE BU SENSİN

Zayıflıklarını çöz...
Yüreğindeki fısıltıları dinle...
Onları şarkıya dönüştür...

Gözlerini kamaştıran güneşi, yanağını okşayan rüzgarı farket.
Kana kana içtiğin suyun hücrelerine yayılışını hisset...

İşte bu sensin...
Artık GÖKKUŞAKLARI senin içinde...


AŞK ACITIYOR

sevmek
delice ve tutkulu...
damla damla süzülür
çöreklenir acılar
yüreğin en derinine...

ayrılıkları öğrenmek güçtür
her derste...
sıkışır yüreğin
titrer gönül telin...

aşk acıtır
bir vurgundur
okyanusların en derininde...

elvedalar nedense
her aşkta bir defadır
biletler tek gidişe kesilir...

aslında sen
dönüş ülkem olmalıydın
tam da öğrendiğimde
sensiz düşünmeyi...

yüreğimin kırlangıç kanatları
çoktan kırılmış...
aşk inadına acıtıyor
ayrılık varsa...

Ayşe TURAL


SEVGİ...

Ruhu besleyen en önemli kaynak SEVGİ... Her neye veya kime olursa olsun, duyulan yoğun sevme duygusu...

Leonardo da Vinci ' İnsanoğlunun ruhu büyüdükçe, karşısındakini daha çok sevmeye başlar.' der.

Ailemizle, eşimizle, dostumuzla, çocuğumuzla ama en çok da kendimizle uzlaşmanın yolu SEVMEK...

BİRİ

olmadığımda
yakınıp sızlanacak biri mi
gözlerimin girdaplarında kaybolan...

gelgitler büyürken
içimde sorularla
zaman kaybetmeli mi ne?

yabanıl iklimlerde
kolayca üşürüm ben
denemeli miyim sence?

kimsesiz olmak mı
yalnızlığın anlamı
SENLİ YALNIZLIKLAR da ihtimal...

Ayşe TURAL

AYNI ORMANDA UÇAN KELEBEKLER
( bir anı)

Ülkemiz değerli yazarlarından sevgili Ayşe Tural hocamla bir bekleme salonunda tanıştık.Güzel bir tesadüf eseri tanıştık dediğimde bana 'AYNI ORMANDA UÇAN KELEBEKLER MUTLAKA BİRBİRLERİNİ BULUR' dedi.Ne kadar anlamlı bir söz günlerdir düşünüyorum da çok da doğru.Başka insanların hayatlarına dokunmak için çıktığım bu güzel yolda aslında hepinizle aynı ormanda uçan kelebekler olduğumuzu ve ne zaman kanadı yaralı bir kelebeğim olsa sizlere ulaştığımı ve yaralarını hep birlikte sardığımızı farkettim. İYİ Kİ VARSINIZ.
Bu arada Ayşe hocam bana son kitabı
HAYATINIZA DOKUNABİLİR MİYİM? adlı kitabını imzalama nezaketini gösterdi.Her gün yaralı kelebeklerime hayata tutunmaları için söylediğim sözleri sanki bilirmişcesine yazılan çok güzel bir kitap.Okumanızı tavsiye ederim.
Özlem Dinçoğlu

( Teşekkürler Özlem, seninle tanışalı tam iki yıl olmuş...)



İŞTE O ZAMAN

yıldıza kesmiş gökyüzü
ansızın
bir yıldız kayıyor
sen düşüyorsun aklıma...

yüzünü bana çevirsen
ay doğacak içime
aydınlanacağım...

gözlerin düşünce gözbebeklerime
çocuk gibi sevineceğim
bir deli cesareti
seveceğim seni...

ellerin
ellerime dokununca
yosun kokacak
tuz kokacak...
kucağında bir tekne misali
sallanacağım

işte o zaman AŞK
filizlenecek içimde
sen büyüyeceksin...

Ayşe Tural

YALNIZLIK VE SEN...

Yalnızlık, yanında SEN diyeceğin birinin olmaması demektir...
Saçını bir el okşamayalı ne kadar oldu, düşündün mü?

Birisi için süslenmeyi, onun için heyecanlanmayı da unutmuşsundur, ihtimal...

SEN diyeceğin birisi için bir fincan kahve pişirmeyeli ne kadar oldu?
Şöyle kadehini 'şerefe' diye en son ne zaman kaldırmıştın?
Ne zaman seni biri sıcacık kucaklamıştı?

Düşün ve anla...
Aslında AYRILIK,
bütün SENleri de hayatından alıp götürmüştür...



AŞK DANSEDİYOR... (1)

Saksılar dolusu rengarek çiçekler... Vücudu tüylerle kaplı, koca kafalı bir bal arısı nazlı nazlı etraflarında dönüyor. O da ne! Bir tane daha geldi. Onlar nereye konsak diye düşünüyorlar: pembeye mi, sarıya mı, yoksa şu kırmızıya mı?...

İlk gelen sapsarı olanı seçip göbeğine konuyor. İkincisi de pembenin çanak yaprağında keyifle sallanmaya başlıyor. Kulağımın dibinden vızzz diye geçip beni korkutansa o süratle çiçeğin dalları arasına düşüyor...

Biraz sonra üçü de çiçeklerin balözlerini keyifle emmeye başlıyorlar. Aman aman ne keyif!... Çiçeklerle arıların dansı bu, hem de aşk dansı... İşte, al sana! AŞK DANSEDİYO...


AŞK DANSEDİYOR / 2

Yıllar öncesi... Bir haziran gecesi... Lacivert gecede yıldızlar göz kırpıyor, gökte ay dolunay...
İnsanı kışkırtıyor...
Aşka çağırıyor...
Günaha çağırıyor...

Burası Kıbrıs...
Girne...
Dahası Bellapais Manastırı...

Pencereden bakınca uzaklarda, aşağılarda lacivert Akdeniz uyuyor...

Bir konser: kemanlar inliyor, flüt yavaşça bir aşkı fısıldıyor kulaklarınıza, piyanonun sesi duvarlarda geziniyor... Salonda çıt yok...

Derken nerden çıktığı anlaşılmayan bir çift kırlangıç, manastırın tavanında müziğe uyarak şakıyıp dansediyor... Dakikalar süren muhteşem bir dans... İzleyicilerin gözü tavanda...
Bak!
AŞK DANSEDİYOR...



AŞK DANSEDİYOR / 3

Girne limanı... Bir ağustos akşamüstü... Akdeniz kocaman, masmavi çarşaf gibi uzanıyor gözlerimizin önünde... Ressam, akşamın bütün renklerini koymuş paletine... Canı hangisinden isterse boyuyor denizi, gökyüzünü: morlar, pembeler, maviler, arada sırada beyaz bir çizgiye de imzasını atıveriyor...

Limandaki kafelerden birinde bambulara oturmuş yabancı bir çift... Bakışları çevreyi, denizi, gökyüzünü derin derin inceliyor; sonra birbirlerinin gözlerinde gülümseyerek buluşuyor. Masanın üzerinden elleri sevgiyle uzanıyor, parmakları kenetleniyor... I love you... Duy işte! AŞK DANSEDİYO...

DÜŞ ODASI
gel
gerçeğin düş odasına
düşelim beraber...
sonra uzanalım
dört nala okyanuslara...

bir güneş cümlesi
al getir de
yapıştır alnıma...
bir o kadar da ayışığı
ser ayaklarıma...

Ayşe TURAL
AŞKA ÇILGINLIK YAKIŞIYOR...

Aslında hepimiz mutlu sonlara bayılırız. Ama konu AŞK olunca, çok cesur olduğumuz söylenemez değil mi?

Hiç beklemediğiniz anda biriyle karşılaşırsınız... Bakışlar karşılaşır, iki taraf da etkilenir, inanılmaz bir çekim yaşanır, hatta döner bir daha arkanıza bakarsınız, ya da başınızı çevirirsiniz aynı gülümseyen gözler... Ama gerisi gelmez... İki taraf da susar kalır... Ta ki tekrar karşılaşıncaya kadar... İkinci şans önünüze çıkarsa tabi...

Kendinize defalarca tekrarlarsınız adını bilmediğiniz, ama bakışlarından etkilendiğiniz erkeği görünce bu kez bir şey söyleyeceğim, sadece başımla selam vermek yerine ' MERHABA... DAHA ÖNCE TANIŞTIK MI?..' diyeceğim diye... Bakışlarınız etrafı tarar ansızın karşınıza çıkarsa diye... Ona benzettiğiniz her erkek yüreğinizi hoplatır... O da değildir ne yazık ki!

Hepimiz için biraz CESARET gerekli... Keşkeler olmasın diye...
AŞKI ÇAĞIRMAK GEREK...
GELİNCE DE KAÇIRMAMAK...
Kim ne derse desin:
AŞKA ÇILGINLIK YAKIŞIYOR...

BEN SENİ İYİ BİLİRİM

ne zaman aklına düşsem
ne zaman avuçlarında
ellerimi özlesen
mor menekşeler saçarsın yollarıma...

ne zaman bir şarkı duysan
içine beni saklarsın
bir damla süzülür yanaklarından
yaseminler dizersin boynuma...

hüzün çiçeklerime sevdan konar
yüreğin yüreğimi çoğaltır
inan ki
ben seni de
aşkını da çok iyi bilirim...

Ayşe TURAL

GÜNEŞİ TUTMAK GİBİ...

Sizinle olmak, size ulaşmak, size dokunmak…
Dünyanın en harika duygusu…

Var olduğunuzu bilmek, sevginizle ısınmak GÜNEŞİ tutmak gibi…

Hayatı paylaştıkça çoğalacak SEVGİ…
Hayatı paylaşltıkça güzelleşeceğiz…
Daha bir İNSAN olacağız…

İyi ki varım…
İyi ki varsınız…
İyi ki varız…
Tanrı’nın yüreklerimizi sevgi, mutluluk ve huzurla doldurmasını diliyorum…

Ayşe TURAL
Bu haber 207 defa okunmuştur

:

:

:

: