Londra’dan G20 geçti

Eski adıyla “Zenginler Zirvesi”..Yeni adıyla, “ Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler” zirvesi.. Kısacası G20..
Eski adıyla “Zenginler Zirvesi”..Yeni adıyla, “ Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler” zirvesi.. Kısacası G20..

Gelmeden başladı hareketliliği.. Bitti bitmesine ancak dedikoduları, alınan kararların tepkileri hala yazılıyor, tartışılıyor..

Dünyayı çepeçevre saran, küresel krize, küresel çözümün arandığı, sonuç bildirgesiyle bir parça da sorunun çözümlenebildiğinin kabul edildiği bir zirve yaşandı Londra’da..

Zirve aslında 4,5 saatlik bir görüşmeler maratonuydu. Aylar öncesinden anlaşmanınyüzde 80’i belirlenmiş, ana konular üzerindeki ufak tefek anlaşmazlıklar son günlere bırakılmıştı..
Fransa ve Almanya’nın zirve öncesi tehditleri de gün sonunda halledilmişti..

Çarşambadan gelen liderlerle Londra, adeta dünyanın merkezi olmuştu bir anda..
Dünya ticaretinin yüzde 80’ni elinde tutan, dünya nüfusunun üçte ikisine sahip ülkelerin başkan, hükümet başkanları, liderleri, dünyaya hükmeden IMF, Dünya Bankası gibi dev finans kurumlarının başları buradaydı..

Geldikleri gün hepsi, Kraliçe Elizabeth’in, eşi Prens Philip ve diğer aile fertleriyle hazır bulunduğu davetinde Buckingham Sarayında buluştular..

Başbakan Tayyip Erdoğan eşi Emine Erdoğan ile ayağının tozuyla, uçaktan doğruca Saraya geçtiler..

Aile fotoğrafında, Erdoğan, ABD Başkanı Obama’nın yanında yer alıyordu.. Aynı gece ev sahibi Başbakan Gordon Brown, başbakanlık konutunda liderlere yemek verirken, eşlerini de Sarah Brown yandaki binada ağırlıyordu.. Burada da yemeğe katılan hanımların aile fotoğrafında, Bayan Erdoğan, Michelle Obama’nın yanıbaşında duruyordu..

Michelle Obama demişken, Londra zirvesinden akılda kalanlardan en fazlası, First Lady Obama’ydı. Takma kirpiklerinden, kıyafetlerine, boyu posu İngiliz basınında hala konuşulup, yazılıyor.. 80 yaşını aşan Kraliçe’miz, 1.80’lik boya sahip Michelle’in yanında minicik kalıvermişti saraydaki tanışmalarında.. Ayrıca, kimsenin kendisine dokunmasını istemediği Majestleri , Michelle’in sıcak tavırlarına, kollarını beline dolamasına ses çıkarmayıp, o da aynı sıcaklıkla kolunu , konuğu First Lady’nin beline dolayarak karşılık vermişti..
İşin ciddi yanı, yani sonuç bildirgesi kadar, magazinsel yanı da büyük merak konusu oldu Londra’da..

Belki krizden en fazla etkilenen ülke Britanya’ydı ..Başbakan Gordon Brown, dünyanın yaşadığı en kötü kriz derken, oldukça samimiydi. Liderleri mükemmel şekilde ağırlamış, zirvenin başından sonuna damgasını vurmuştu, vurmasına.. Ancak her gün 3 bin kişinin işini kaybettiği, son 30 yılın en kötü işsizliğini yaşayan ülkesinde, sokaktaki vatandaşa , G20 zirvesinin faydası ne olacaktı?

Yanıtını da yine Başbakan Brown veriyor.. “ Bu krize çabuk bir çare yok. Bekleyeceğiz. Küresel krize, küresel şekilde mücadeleyle karşılık vereceğiz. Tekrardan yaşanmasına olanak bırakmayacağız.”

İstihdam, istikrar ve büyüme hedefleriyle başlamıştı bu zirve.. Ve sonuç bildirgesinde de benzeri kararlar geldi. Eski günler, paraların kolay kazanıldığı, 20’li, 30’lu yaşlarındaki borsacıların bir anda milyarder olduğu, paraların gizli hesaplarda saklandığı, vergilerin kaçırıldığı günler artık geri gelmeyecek şekilde tarihe karışıyordu..

Evet, kontrolsuz kapitalist ekonomi dönemi kapanıyor, kemerlerin daha fazla sıkılacağı, şeffaflığın ağır basacağı, kapalı kapılar ardında verilen milyonlarca dolarlık yıllık maaş, ikramiye devirleri hayal oluyordu..
Zirveden en karlı çıkan 1.1 trilyon dolarlık yardım paketinin sağlandığı IMF oldu.. Önümüzdeki yıl sonuna kadar bu paketin, 5 trilyon doları bulacağı da belirtildi. Dünyanın en güçlü ekonomileri kendilerini kurtarmaya çalışırken, yoksul ülkeleri de unutmadılar.. IMF altın rezervlerinin satılıp, bunlardan gelecek kaynağın yoksul ülkelere verilmesi kararlaştırıldı..

Bankalar da artık gizlilik politikasını bir kenara bırakacak. Vergi cennetleri unutulacak. Alınan kararlara uymayan ülkeler, kara listeyle ilan edilecek.

Ve daha birçok ayrıntı.. Kısacası, dünyayı oldukça zor, mücadeleli bir dönem bekliyor..

G20 bitti, ancak herşeyiyle uzun süre konuşulacağa benziyor..

ABD Başkanı Obama bu zirveye damgasını vurdu desek yalan olmaz.. ABD Başkanı, ilk deniz aşırı gezisinde İngiltere’de adeta bir film sanatçısı etkisi yarattı. Sıcak tavırları, kendine olan güveniyle , basın toplantısına katılan 800’ü aşkın gazeteciden, konuşması sonuna alkış bile aldı..Ki bu tür ciddi toplantılarda hiç de alışık olunmayan bir görüntü..

G20’nin en olumsuz yanını ise biz basın mensupları yaşadık.. Perşembe günü adeta çile yaşadık.. Londra’nın en doğu ucundaki ExCel salonunda yapılan zirveye gidiş ve dönüş adeta kabus gibiydi.. Sabahın köründe yola çıkıp, üzerimiz, çantalarımız didik didik aranarak , 5 dakika mesafeye, 2-3 saatte vardığımız toplantı salonunda, gazetecilerin eskiden alıştığı ağırlama da yoktu.. 2500’den fazla basın görevlisi çay,kahve, bisküvi, çorba, salata, meyveyle günlerini geçirmek zorunda kaldı..Eski zenginler zirvesini hatırlayan bizler , bunun ancak fakirler zirvesi olabileceği konusunda fikir yürüttük..

Devir dönmüş, dünya ekonomisine hükmedenler “Great”liklerinden maddi olarak zarar etmişti.. Hem de oldukça dev faturalarla. Bırakınız yapsınlar dönemi artık geride kaldı..
Yeni dünya düzenine hoşgeldiniz..

Bu haber 247 defa okunmuştur

:

:

:

: