Siyaset kabuk değiştiriyor

Sayın Kudret Özersay bir akşam oturmuş hesap kitap yapmış.

Sayın Kudret Özersay bir akşam oturmuş hesap kitap yapmış.
50 sandalyelik Cumhuriyet Meclisinde 30 kişinin Bakanlık yaptığını, 7 kişinin de Başbakan Başbakan Yardımcılığı makamlarında bulunduğunu tespit etmiş.
Yani bu ne demek?
Mecliste olmayan iradeye rağmen sırf hükümet çıkartabilmek için bütün aritmetiğin denendiği demek.
Zorlama hükümetler çıkartılıyor parlamentodan.
Peki neden?
Mevcut yapı ile yola devam etmek için.
Kısacası ortada bir meclis var.
Başkanı var, yardımcıları var, sekreterleri var.
Vekiller orada.
Maaşlar güzel.
Ay kapının arkasında.
Asgari ücretli inim inim inlerken bu ayı nasıl çıkartacağım diye, vekillerin aldıkları maaşlarla 10 asgari ücretlinin geçimi rahatça sağlanır.
Sözüm ona oralara seçilerek geldiler gelmesine ama, halka rağmen ısrarla da orada kalmanın derdi içerisindedirler.
Üstelik iktidarı muhalefeti.
O yüzden kimse kem kümle softa şaşırtmasına yeltenmesin.
Durum ortada.
Tabi bunun yanında ihtişamlı makamlar da var ki, makam otomobilleri şoförler falan.
Velhasıl iyi imkanlar sunan bir meclis var.
Güya halk iradesini yansıtan.
Ha öyle mi?
Değil.
Çünkü meşruiyetini yitireli çok olmuş bir yapı var şu an.
Bu yapı mecliste.
Meclis Başkanı, Başbakan, Bakanlar ve Milletvekilleri bunun farkında olmayabilirler,
Yukarıda sıraladığım nedenlerden ötürü.
Ama halk bunların farkında.
Görüyor halk yararına olmayan ve sokakla örtüşmeyen bir meclis yapısının olduğunu.
Biliyor halk toplumsal değil de zümresel menfaatler için mesai harcayan bir siyasi birlikteliğin hüküm sürdüğünü.
Zaten bire bir yaşayarak tecrübe ediyoruz bütün bunları.
Araçlarımızı haşat ettik bozuk yollardan,
gözlerimiz iyice yıpranır oldu ışıklandırılması yetersiz yollarda,
alt yapı noksanlığı trafiğin tıkanması, yaşanan kazaların sadece sürücü hatasına dayanmaması, sağlık hizmetlerinde ki aksamalar, eğitim hizmetlerinin yetersizliği, hayat pahalılığı, yönetenler tarafından yapılan haksızlıklar, birilerine sağlanan menfaatler vs vs.
Bu yaşanmışlıkları daha da uzatmak mümkün.
Liyakat gibi, kıdem gibi, eğitim gibi ,vizyon gibi, yetenek gibi insana değer katan insanı donanımlı kılan özellikler yerine partili, yandaş olmanın tek kriter olarak kabul edildiği bir siyasi anlayışın ülkeyi hiç bir anlamda ileriye taşıması mümkün olmadığı gibi bir çok alanda da çökmesini sağlar.
Nitekim Kıbrıs’ın Kuzey’inde geldiğimiz nokta bu budur.
Haliyle halk nazarında bütün bunların bir karşılığı olacak.
Ama bugün ama yarın bu karşılık illa ki sandığa da yansıyacak.
Zira halk neyin ne olduğunun idraki içerisinde artık.
En önemlisi alternatifsiz olmadığının da farkında.
Siyasette yapılan yanlışları gördükçe sorguluyor.
Siyasetin 2 düğün 3 cenaze törenine gitmekle yapılmadığını iyice kanıksamış durumda.
Böyle gelmiş böyle gitmez diyenlerin sayısı her gün biraz daha artmakta.
İlla ki bir şeylerin değiştirilmesi gerektiği inancı yerleşiyor beyinlere.
Halk değiştirmeye kararlı bu gidişatı.
Bu haber 235 defa okunmuştur

:

:

:

: